Biber gazından nefret ediyorum

Biber gazından nefret ediyorum
14 Haziran 2013 17:33

Gezi Parkı protestoları başlamadan önceki günlerde, “Hükümetin biber gazı kullanımına karşı ne yapılabilir?” diye düşünüyordum aklımdan, bu konu kafamı çok meşgul ediyordu.

Safile USUL H&H YORUM

Gezi Parkı da hemen ardından geldi.

Ama biber gazı derdimiz bizim epeydir var, Gezi Parkı ile başlamadı.

Ben 2007 senesinden beri biber gazına kafayı takmış durumdaydım zaten.

Hatta bir ara önceden çalıştığım gazetede Avrupa polisi ile bu konuda röportajlar yapmıştım.
Hatta Europol ile bile konuşmuştum.

Onlara göre biber gazı asla yakından kullanılmazdı mesela, çok uzaktan ve polisin üstüne yürüyen tehlikeli bir kitle varsa filan kullanılabilirdi.

Fakat istediğin röportajı yap, istediğin Gezi eylemi olsun, daha hala, “Benim polisim biber gazını kullanma hakkına ve yetkisine sahiptir” diyen birisi var tepemizde.

Ve, bugün şunu düşündüm, Topçu Kışlasını artık yapamaz da, bu biber gazı işi ne olacak?

Çünkü Hükümet  biber gazını öyle bir kullanıyor ki…

Kafayı yemek işten değil…

2007 1 Mayıs’ı, Tekel işçileri, her türlü öğrenci, bilumum sendikacı vs. olmak üzere, 2007’den beri dünyanın en vahşi biber gaz kullanımı bizde.

Bazı Hükümet mensupları, Erdoğan başta olmak üzere tabii, son günlerde, Yunanistan’ı, Londra’yı örnek göstererek, “Onlar da kullanıyor.” diyor…

Ama Yunanistan olayları daha yakında oldu. (Ekim 2012 idi galiba)

Orda böyle vahşi bir biber gazı kullanımı olmadı, görüntüler aklımda.

Londra’da hatırladığım bir olay yok şu anda.

Velhasıl…

Acil, çok acil bir dökümantasyona ihtiyacımız var.

Somut belgeler yani…

Biber gazı nedir, nasıl kullanılır, kuralı nedir, bu Hükümet mensuplarının örnek verdiği yerlerde gerçekte ne olmuştur, bizde bu Hükümet biber gazını senelerden beri hangi durumlarda ve nasıl kullanmıştır vs…

Ama elde görüntü ve evidens olacak.

Geçenlerde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Feyzioğlu Abdullah Gül ile görüşmeye gittiğinde ona bazı belgeler sunmuş polis davranışı hakkında, basında okuduk.

Acaba orda neler vardı ve de başka ve tam kapsamlı bir dökümantasyon nasıl hazırlanabilir?

Uygun bir ortam bulsam ben hemen yapacağım da çalışma şartlarım müsait değil şu anda.

Allah aşkına bir dökümantsayon yapılsa da önce, sonra da Hükümet bu konuda sınırlanmaya çalışılsa.

Bu adi,kansız ve diktatör biber gazı illetinden bir kurtulsak, daha ne isterdim.

Taksim’deki kuşlar da ölmüş mesela biber gazından.

Ya, İstanbul’un kuşunu öldürenin Allah…….

ZERZEVATÇILARIN DA AHI TUTTU

Bu arada…

Kahraman Gezi Parkı direnişi Türkiye’nin zerzevatçı  ve seyyar pazarcılarının da tutan ahı oldu; hadi biraz amiyane konuşursak.

Bu Hükümet aklını bir de yolda, sokakta domates, biber, patlıcan satan zerzevatçılar ve pazarcılarla bozmuştu.

Köylü karşıtlığını, sebze karşıtlığını modernlik sanıyor ya…

Peşlerine saldı olanca zabıtasını.

Hatırlıyor musunuz, kaç tane pazarcı kendini yaktı.

Sayıyı bilmiyorum ama zabıta baskısından dolayı çok sayıda kendini yakan pazarcı haberi hatırlıyorum.

Geçen yaz yazlıkta bir seyyar pazarcıyı durdurup, arabasına el koymaya kalkan bir zabıta ile kavga etmiştim hatta.

Bu zerzevatçı düşmanlığına da illet oluyorum.

Bırak ya….

Burası Türkiye…

Toprağı fışkırır…

Bırak satsın zerzevatçı.

Benim domatesçime dokunma be…

Düzenli modern pazarmış…

Bırak ya, bırak o düzenimiz var bizim doğallık içinde…

Bırak ya suni ve kompleksli düzenini, bırak sebzenin ve zerzevatçının yakasını ya…


Yazarın Son Yazıları:
Genel Merkez sahip çıkmadı
Bakın şu anlam bozukluğuna
Şunu bilmeliyiz ki…..