Benim canım belediyem

Benim canım belediyem
17 Nisan 2021 08:43

Mahallemizin çöplerini sen toplarsın. Okul gezileri olunca sen otobüs gönderirsin. Sanat sepet işlerimize sen sponsor olursun. Düğünümüzde, cenazemizde sen imdadımıza yetişirsin. Alamanya’ya kaçak işçi olarak sen gönderirsin. Benim canım belediyem…

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

 
Salih Levent Uğurlu… 34 yıldır şiir yazıyor…

 
Posta gazetesinin “Yurdumun Şairleri” köşesi tadında başladığım bu yazımda belediyelere olan sevgimi dile getirdim.

 
Yok yok dalga geçmiyorum…

 
Belediyelerin sosyal politika sistemi içerisinde önemli ağırlıkları vardır. Son dönemde sosyal devlet uygulamaları açısından önemli bir aktör haline gelmeye başlamıştır belediyeler…

 
Sosyal belediyecilik kavramı dünyada güçlü teorik temellere oturtulmuş, uygulamada başarılı örnekler vermektedir. Türkiye’de de bu başarılı örnekleri görmemiz mümkündür. Karşıyaka’nın Filizleri Projesi, Sultangazi Belediyesi’nin Canım Ailem projesi ilk aklıma gelenler…

 
Ancak enteresan örnekler de var… Bir mizah dergisine de bir akademik dergiye de konu olabilecek örneklerle gündeme gelebiliyor bizim belediyeler…

 
Mutlaka denk gelmişsinizdir siz de… Belediyelerin insan kaçakçılığına aracılık etmesi gündeme bomba gibi düştü.

 
Önce Malatya’nın Yeşilyurt Belediyesi ile, ardından Elazığ’ın Akçakiraz Belediyesi ile gündeme geldi mesele…

 
Yurt dışı gezisi görünümlü insan kaçakçılığı organizasyonu düzenleyen belediyeler, geziye gidiyoruz ayağına milleti toplayıp Almanya’ya götürmüşler. Tabii giden geri dönmemiş… Bu organizasyon da zaten bunun için düzenlenmiş…
Sözcü’den İsmail Saymaz’ın anlattığına göre, kaçakçılar belediyeyle ilişkiye geçerek, yurt dışındaki şirket veya kurumla ortak proje geliştireceklerini ve yurt dışı gezisi düzenleyeceklerini söylemişler. Belediyeler üzerinden hizmet damgalı pasaport çıkarılarak yurt dışına umut yolculuğu başlamış…

 
Yurt dışı gezisi görünümü altında Bremen’e gönderdiği 48 kişiden çoğu dönmeyen Akçakiraz Belediyesi’nin başkanı Sabahattin Kaya bakın ne demiş:

 
“Vatandaş işsiz güçsüz… Dedik buradan giderler, iş güç sahibi olurlar. Bana makul geldi. Türkiye Cumhuriyeti’ne yük olacak insanlar gidiyor.”

 
Bu konu sosyal belediyecilik örneği olabilir mi bilemem… Ama meselenin sosyal bir boyutunun olduğu kesin…

 
Bugüne kadar insanların iş için kapısını çaldıkları belediye başkanları artık çareyi bunda bulur olmuşlar! İş güç sahibi olsunlar diye aracılık ederek milleti yurt dışına kaçırır olmuşlar!

 
İnsan kaçakçılığı organizasyonuna öncülük eden belediyelerin de AK Partili belediyeler olduğunu belirtelim tabii…

 
BENİM MİLLİ GÜVENLİK ALGIM

 
Bana “Türkiye’nin en büyük milli güvenlik sorunu nedir?” diye sorsanız “İnsanların ülkesinden umudu kesip çareyi yurt dışına kaçmakta aramasıdır” derim…

 
Ne PKK, ne El Kaide… Ne ABD, ne Rusya… Ne Ege adaları, ne Karadeniz… Ne de Montrö derim…

 
15 bin yıllık Türk tarihi bu milletin savaşla yok edilemeyeceğini çok kez ispat etmiştir… Ancak kendi insanının ülkesinden umudu kesip çareyi başka diyarlarda araması karşısında dünyanın en büyük savaşından galip çıkmak bile yetersizdir.

 
Durkheim’ın saptamalarıyla bir apartmanda oturan bir kişi bu ülkeden gitmeyi düşünüyorsa bu onun bireysel sorunudur. Göz ardı edilebilir…

 
Ancak gençlerin kitleler halinde bu düşünceyi geliştirmesi buz gibi bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkar. Devlet bakış açısıyla düşünüldüğünde de bu bir milli güvenlik sorunu olmak zorundadır…

 
Öyle ya, devletin kurumları artık yurt dışına vatandaşını kaçırmaya başlamış… Daha somut bir örnek vermeye gerek var mıdır?

 
Her akşam televizyonlarda milli güvenlik meseleleri üzerinden bas bas bağıran “troll” kılıklı fikir insanlarının analizlerinden biraz farklı bir bakış açısı oldu kabul ediyorum.

 
Devletin güvenlik kurumlarının bu meseleye odaklanma zamanı geldi geçiyor bile…

 
Uyarması bizden…

 

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 


Yazarın Son Yazıları:
‘Yanık’ iletişim teorisini ortaya atıyorum
Benim canım belediyem
Röpteşambırsız yazardan analizler