‘Arama-kurtarma sınırlı’

‘Arama-kurtarma sınırlı’
16 Şubat 2024 09:20

Bağımsız Maden-İş Sendikası örgütlenme uzmanı avukat Mert Batur, “Arama kurtarma çalışmalarının görüntülenmesini istemiyorlar. Aileler dahi kimse çalışma alanına götürülmüyor. Az bilgi veriliyor” dedi.

 

Fotoğraf: Bağımsız Maden-İş X

Erzincan İliç’teki facianın üzerinden üç gün geçti. Kanadalı SSR Mining ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik’e ait madende meydana gelen heyelanda siyanürlü toprağın altında kalan dokuz işçiye hâlâ ulaşılamadı. Yakınlarından umutla haber bekleyen aileler maden sahasında gözyaşlarıyla çalışmaları takip ediyor. Ailelere, Erzincan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerince psikososyal destek verilmeye başlandı.

 

 

‘CİĞERİMİZ YANIYOR’

 
Cumhuriyet’ten Cengiz Karagöz’ün haberine göre ayrıca madende çalışan diğer işçiler de mesai arkadaşlarının yakınlarını yalnız bırakmıyor. İşçi Cihat Karadağ, “Senelerdir beraber çalıştığımız, ailemiz, canlarımız. Diyecek hiçbir şey bulamıyorum, ciğerimiz yanıyor. En az onlar kadar ciğerimiz yanıyor” dedi.
Ailelere destek olmak için siyasi parti ve sendika temsilcileri de ilk günden itibaren İliç’teydi. Bağımsız Maden-İş Sendikası adına örgütlenme uzmanı avukat Mert Batur, bölgeye giderek madende çalışan işçiler ve ailelerle görüştü. Bölgedeki son durumu Cumhuriyet’e anlatan Batur, arama kurtarma çalışmalarının yetersiz olduğunu öne sürdü. Batur, “Arama kurtarma çalışmaları sınırlı bir biçimde yapılıyor. Ailelere de sınırlı bir şekilde bilgi veriliyor. Onlar dahi çalışma alanına götürülmüyor. Bir arkadaşımızın ailesinin bir üyesi götürüldü. Onun telefonu da içeri alınmadı. Arama kurtarma çalışmasının görüntülenmesini istemiyorlar” dedi.

 

 

‘SORUNU BİLDİREN DE GÖÇÜKTE’

 
İşçilerin facianın meydana geldiği alandaki çatlakları olaydan önce fark ettiğini ve bunu birçok kez bildirdiğini ifade eden Batur, şöyle devam etti:

“İki ya da üç kez buradaki risk takip sistemiyle bildirilmiş. Bu sorunu bildiren işçi amirlerinden biri de şu an göçük altında. Başta ana firma Anagold ve Çiftay olmak üzere firmalar ‘Olursa olsun, taşarsa taşsın, işçilerin başına bir şey gelirse gelsin’ zihniyetiyle yaklaşmışlar. ‘Toprak kayması’ diye ifade edilen yer siyanürlü toprak. Bunu malzeme olarak ifade ediyorlar, bu gerçek değil. İşçi arkadaşların ifade ettiğine göre bu kaza önlenebilirmiş. Gerekli önlem alınabilirmiş ancak almamışlar. Bu facianın meydana gelmesinde yetkililer sorumludur. Yargılama süreci alt sorumlularla sınırlı kalamaz.”

 

 

‘DEPREM OLUYOR SANDIK’

 
Olay günü madende çalışan bir işçi, yerin şiddetli bir şekilde sallandığını dile getirerek “Deprem olduğunu sandık” dedi. İşçi, sözlerine şöyle devam etti: “Biz alt taraftaydık ‘deprem’ diyerek çıktık. Koşup geldiğimizde toprak kaymıştı. Yetişemedik.”