AKP, İBB’yi böyle kıskaca aldı!

AKP, İBB’yi böyle kıskaca aldı!
28 Ekim 2023 07:46

Bakanlık İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yaptığı metro parasını 1 yılda alıyor; İBB kendi yapsa 15 yılda ödeyecekti.

 
AKP, 2019’daki yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerini CHP’ye kaybetmesinin ardından, belediyelerin çalışmalarını engellemek ve bütçelerini kısmak için bir dizi düzenleme yaptı.

2019’da yürürlüğe giren düzenlemelerden birisi de Bakanlığın yaptığı metro inşaatlarının finansmanına yönelikti. 2019’dan önce bakanlığın yaptığı metro hatları için “Hazine Müsteşarlığı ve belediyelerle birlikte belirlenecek periyotlarda bu hasılatın yüzde 15’i Hazine Müsteşarlığının hesaplarına aktarılır” hükmü yer alıyordu. Yani, yapılan metro hatlarındaki bilet gelirleri üzerinden para hazineye aktarılıyordu.

Yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara’nın el değiştirmesiyle birlikte yeni düzenleme yapıldı ve “Belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan yüzde 5 oranında kesintinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla öder” hükmü getirildi. Yani belediyelerin en önemli gelir kaynaklarından olan vergi gelirlerinin yüzde 5’i hazineye aktarılmaya başlandı.

 

 

Böylelikle, AKP hükümeti hem metro inşaatını istediği şirkete ihale veriyor, maliyetini belediyelere kısa sürede ödetiyor hem de metroları kendi yaptığı üzerinden açılış törenler üzerinden propaganda yapıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe, sosyal medya hesabından konuyla ilgili örnek vererek açıklamalarda bulundu. Gökçe şunları söyledi: “Şu an eğer merkezi hükümet bir metro hattını yapıp, İBB’ye devrederse, projenin maliyetini İBB neredeyse 1 yılda bakanlığa geri ödüyor. Halbuki İBB uluslararası kaynak alıp bu projeyi kendisi yapsa proje maliyetini 15 yıla varan vadelerle ödeyecek. Bu da kaynak verimliliği açısından büyük sorun yaratıyor.” YÜZDE 10 AZALDI 2019 yılındaki yeni düzenleme ile özellikle büyükşehirlerde raylı sistem yatırımlarına merkezi iktidarın katkısının azalmasına dikkat çeken Gökçe, 2010 yılında yerel yönetim borçlarının yüzde 15’inin iktidar tarafından ödediğini belirtirken; 2019 yılındaki düzenleme ile bu oranın yüzde 5’e düşürüldüğünü yazdı. Gökçe şu ifadeleri kullandı: “Özellikle büyük şehirlerimizde raylı sistem yatırımlarının katkısı ortada. Raylı sistem hattını genişletmek için hem merkezi hükümetin hem de yerel yönetimlerin üstüne düşen önemli sorumluluklar var. 2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile merkezi hükümet tarafından yapılan ve yerel yönetimlere devredilen metro hatlarına ilişkin “Hazine Müsteşarlığı ve belediyelerle birlikte belirlenecek periyotlarda bu hasılatın yüzde 15’i Hazine Müsteşarlığının hesaplarına aktarılır” hükmü yer alıyordu.

 

 

Yani Hazine tarafından yapımı tamamlanıp belediyeye devredilen hatlarda yerel yönetimler borçlarını hasılatın yüzde 15’i olarak ödüyordu. Örnek verirsek, Levent- Rumeli Hisarüstü metro hattının aylık gelirlerinin %15’i 26.06.2016 tarihinden itibaren Metro İstanbul tarafından Hazine Müsteşarlığına aktarıldı. Aylık ortalama aktarımlar 80.000 -110.000 TL civarından yapıldı.

2016-2019 seneleri toplam yapılan aktarım 3 milyon 73 bin liradır. 2019 tarihinde bu düzenleme değiştirildi. Yeni Cumhurbaşkanı Kararı ile “Belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan yüzde 5 oranında kesintinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla öder” hükmü getirildi.

 

 

Örneğin Pendik – Sabiha Gökçen Hattı Metro projesi için bu hüküm nedeniyle Ekim 2022 – Eylül 2023 döneminde maliye payımızdan yapılan kesinti 3,8 milyar TL’yi aşmış durumdadır. Şu an eğer merkezi hükümet bir metro hattını yapıp, İBB’ye devrederse, projenin maliyetini İBB neredeyse 1 yılda bakanlığa geri ödüyor. Halbuki İBB uluslararası kaynak alıp bu projeyi kendisi yapsa proje maliyetini 15 yıla varan vadelerle ödeyecek. Bu da kaynak verimliliği açısından büyük sorun yaratıyor.

Bu hüküm elbette tüm yerel yönetimlerin yapacağı yatırımları zorlayan, bütçe kaynaklarını kısıtlayan bir tablo ortaya çıkartmakta. Şehirlerimizin hak ettiği raylı sistem altyapısına kavuşması, vatandaşlarımızın çok daha hızlı, etkin ve çevre dostu toplu ulaşım olanaklarına sahip olması için engelleyici adımlardan kaçınmak, ortak bir hareket bilincine ulaşmak da gerekiyor. Önümüzdeki dönemde bu uygulamaların düzelmesini bekliyoruz.”