AİHM’den din ve ticaret kararı

AİHM’den din ve ticaret kararı
11 Temmuz 2013 17:24

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi iki gün önce dini cemaatlerin ticaret yapması ile ilgili içtihat oluşturacak bir karar verdi.

Safile USUL H&H YORUM

2330/09 numaralı başvuruya konu olan karar Romanya’da dini bir cemaat tarafından kurulmak istenen Pastorul cel Bun isimli ticari şirketin şikayeti.

Şöyle ki…

Pastorul cel Bun 2008’de 32 Romanyalı Ortaodoks papaz tarafından kurulmuş.

Craiova Başpiskoposluğuna bağlı olarak görev yapan papazlar kurulan ticari şirket için izin başvurusu yaptıklarında Romanya Hükümeti ile aralarında sorun çıkmış.

Romanya Hükümeti söz konusu din adamlarının kilise adına bağış toplama gibi faaliyetleri zaten yürüttüklerini belirterek, kilise mensuplarının sahip oldukları dini statüye binaen ticari bir faaliyet içinde olamayacakları gerekçesiyle ticari şirket iznine karşı çıkmış.

Papazlar ise, izin verilmemesinin özgürlüklere aykırı bir durum teşkil ettiği itirazını yapmış ve olay neticede AİHM’e gelmiş.

AİHM ise, 2 gün önce açıkladığı nihai kararında Romanya Hükümetinin argümanlarına hak vererek, papazların kurmak istediği şirketin ticari özellikler taşıdığını ve söz konusu şirkette işveren-işçi münasebetlerinin de tesis edildiğini ve bu durumun teşebbüs hürriyeti ve özgürlük çerçevesinde mütaala edilemeyeceğini söylemiş.

Kararın çok özet bir halini aktardım.

Bir de şuna değinmek istiyorum kısaca…

Bundan yaklaşık 6 yıl önce bir yazımda Avrupa’da laiklik içtihadının gitgide gelişeceğini ve trendin bu olduğunu yazmıştım.

Bu konuya dikkat etmemin sebebi ise, tepemizde tepinen Hükümetin anayasa niyetini iyice görmeye başlamış olmamdı.

Ve, nitekim Avrupa’da sekülarizm içtihadı gitgide artıyor ve bunun somut siyasal nedenleri var.

SİZ İSTERSENİZ KONUŞMAYIN, DÜNYA KONUŞUYOR

Şunu unutmadan yazmalıyım…

Bülent Arınç pazartesi günü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra açıklama yaparken gelen bir soru üzerine, “Gezi Parkını hiç konuşmadık, önem verdiğimiz bir konu değil.” dedi.

İnanmadım ama olabilir, ki, asıl yazacağım bu değil…

Şu…

Bakanlar Kurulu Gezi Parkını önemli bulmasa da…

Dünya önemli buluyor…

Gezi Parkı ile hergün haber görüyorum dış basında…

“Gezi parkı açıldı, kapandı, bir kişi daha hayatını kaybetti.” vs. gibi.

Örneğin Erdoğan’ın Obama görüşmeleri ile Davutoğlu’nun derin stratejik laflarına hiç rastlamıyorum dış basında ama Gezi Parkına nerdeyse hergün rastlıyorum.

Bir de…

Taksim Dayanışma yönetiminden insanları gözaltına aldılar.

Gezi’nin ilk günlerinde Mücella Yapıcı ile telefonda konuşmuştum ve onun kardiyovasküler sistemi ile ilgili önemli sağlık sorunları da vardı.

İlaçla ayakta duruyordu.

Ama hasta olmasa bile…

Hükümet sivil toplum kuruluşlarında çalışan ve dünyanın en medeni ve kanun, kural bilir insanlarını hangi hakla ve hangi cüretle hürriyet yoksunu kılabilir?


Yazarın Son Yazıları:
Avrupa’da seyahat patlaması ve biz
Seçim tarihini kendileri de bilmiyor
Mansur Yavaş’a nazar değdi