Acınacak kadar güçsüz mü?

Acınacak kadar güçsüz mü?
30 Mart 2013 04:00

The Economist Türkiye’deki muhalif partiler için, “acınacak düzeyde güçsüz” tanımını kullanmış son bir makalesinde.

 

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 

Bu çarpıcı ve duyguları tahrik edici bir ifade ve bu yönüyle iyi de olabilir aslında.

 

Bende ilk etapta gülme hissi yarattı çünkü makale biraz safiyane bir mutlakçılık taşıyor ama olsun.

 

İngiliz gazetesi de olsa içindeki tahrik çekici.

 

Türkiye’deki siyasi muhalefet acınacak kadar güçsüz mü peki gerçekten, bu konudaki düşüncemi

yazayım.

 

Bence hem evet, hem hayır.

 

Neden evet?

 

Ben bu sorunun cevabını şöyle  veriyorum…

 

Muhalefet Hükümet partisinin sırf kamuoyunu oyalamak için söylediği  ve fiili olarak birşey yapmayacağı  ve ayağının bağlı olduğu alanlara çok fazla dalıp, bunlarla  vakit kaybediyor.

 

Bu yönüyle çok güçsüz buluyorum muhalefeti.

 

Hükümet partisinin bazı alanlarda eli ayağı o kadar bağlı ve hiçbirşey yapamıyor ve bunun acısını o kadar fazla muhalefeti ağzında gevelemekle bastırmaya çalışıyor ki, muhalefetin bu alanlara ilgi göstermemesi gerekir.

 

Bırak kendisi kavrulsun kendi yağında.

 

Sen kendine başka bir tava bul  ve içine de has, soğuk sızma zeytinyağı koy, kendi yağınla ve kendi tavanla pişir  ve rahat ol.

 

Bu işin bir yönü.

 

Diğer yönüne gelince…

 

Hayır, muhalefet Türkiye’de güçsüz değil.

 

Çünkü temsil ettiği değerler topluma yön  veriyor.

 

Bu o kadar önemli bir husus ki, en tutucu toplumsal tutkal bu işte.

 

Bu tutkalı aşan beri gelsin bakalım, boyunu görelim.

 

Size bugünlük bir örnek…

 

Hükümet medyası…

 

Şunu epeydir görüyor, anlıyorum ki, Hükümet kendine yakın medyaya, “tirajınızı artırın” dedi.

 

“Tirajınızı artırın ve medya alanına damgamızı vuralım, medya alanına biz kurulalım, merkezi biz olalım.”

 

Bunun için uğraşıyorlar birkaç seneden beri yoğun olarak.

 

Bu olayı sürekli izliyorum.

 

Ve şimdi, Star gazetesinden somut olarak devam edeyim.

 

Star önce iddia etti ki geçenlerde, tirajları çok artmış, en büyük eski medya dedikleri gazeteleri geçmişler.

 

Allah, Allah dedim, nasıl oldu acaba?

 

Bir soruyu çok içten sorduğunuzda Allah cevabını bazen ayağınızı getiriyor.

 

Son zamanlarda birçok İstanbul semtinde kapıların önüne atılmış Star gazeteleri görmeye başladım.

 

Zaman Gazetesi gibi yani, parasız at kapıya, tirajın yürüsün.

 

Hükümet medyası güçlene güçlene böyle güçlendi ve parasız kapı önü tirajına ulaştı.

 

Kadınlar alıp, üstünde Ayşe Kadın fasulye ayıklıyor olabilir fena halde.

 

Şimdi bir de…

 

Bugün Star gazetesinde şöyle bir büyük manşet  vardı:

 

“Gemius  verilerine göre tekil kullanıcıda yıllık büyüme hızı yüzde 250’yi bulan http://stargazete.com/ , Şubat 2013’te de tekil kullanıcı sayısını bir önceki aya göre yüzde 45 artırarak kullanıcı sayısını en fazla artıran site oldu  ve aylık 3.337.407 gerçek kullanıcıya ulaştı.”

Bunu okudum ve Alexa denilen sistemden baktım.

 

Bu sistemin nominal göstergelerinin birim olarak anlamını bilmesem de…

 

Dolaylı endekslerden anlayabildiğim için Star ile diğer, Hükümet medyasının eski medya düzeni dedikleri gazetelere ait okunurluk oranlarını çıkardım.

 

İsyeten herkes yazdıklarımın sağlamasını yapabilir…

 

Star Türkiye’de bu kadar Hükümet desteğine, bu kadar hormonlu büyümeye  ve para kaynağına  ve de ardındaki Hükümet gücü 10 seneyi aşmış olmasına rağmen…

 

Hürriyet.com’un 1/10’u, yani onda biri…

 

Milliyet.com’un, yine, 1/10’u, yani onda biri…

 

Habertürk’ün 1/7’si, yani yedide biri…

 

Gazetevatan.com’un 1/3’ü, yani üçte biri kadar okunuyor internet üzerinden.

 

Star medya skalasında sadece Radikal.com kadar.

 

Düşünün, Radikal Gazetesi Türkiye’nin merkez medyası hiçbir zaman olmadı ve öyle bir iddiası da yok zaten.

 

Star bir sürü hormonlu şişirmeye rağmen ve yeni merkez medya iddiası ile gele gele Radikal’e geldi, o da Radikal’e haksızlık olmasın, Radikal’in kapı önlerine gazete attığına hiç şahit olmadım.

 

Bu arada, derhal Sözcü ile de mukayese yapmalıyım ama o sonraya kalsın.

 

Tüh, ona ne diye bakmadım. Ama sonra büyük merakla bakıp, inceleyip yazacağım.

 

Ama ilk etapta eski dedikleri merkez medyaya baktım da ondan unuttum Sözcü’yü.


Yazarın Son Yazıları:
İmamoğlu, sistem kurdum, diyor
Dünya için iyi, bizim için de iyi
6’li masa magazin vermiyor