Son zamanların en fazla gündemi meşkul eden konusu ''Sivil Anayasa'' konusu.12 Haziran seçimleri öncesi Sivil ve Özgürlükçü bir anayasa şiarıyla halka özgürlükler vaad eden Ak Parti hükümeti seçim sonrasında, şimdiye kadar darbelerden nemalanarak insan hak ve özgürlüklerine kısıtlama getiren bir anayasanın mağduru olan bu halktan, edeta yeter söz artık milletindir dercesine büyük bir oy aldı.
Seçim sonrasında sivil toplum kuruluşları,siyasi partiler başta olmak üzere herkes yeni ve sivil bir anayasa için konferanslar,toplantılar anketler yapmaya başladı.Yapılan bütün çalışmalar kurum ve kuruluşlar tarafından sayın meclis başkanına sunuldu.Şimdi geldiğimiz noktada top, milletin desteğini alarak büyük ve hayati bir konuya çözüm için sonu olmayan bir demokrasi yoluna giren hükümetimiz ve hükümetimizin yetkili mercilerindedir.Peki,yeni anayasa da en bağlayıcı şey ne olmalıdır ? Yapılacak yeni anayasa neye çözüm bulursa bu halk yarınlara daha umutlu ve şevkle sadece ülkesi için omuz omuza çalışarak mücade eder...Yeni anaysa, Haktan yana ve adalet duygularından yana,barış ve kardeşlikten yana olmalı diyoruz her seferinde... Ansızın geçmişte bir hiç uğruna üstünlerin hukukunu savunanların nemalandığı darbe anayasalarına karşı...Sözü dolandırmadan sağa sola çark etmeden, herkes bunu çok iyi bilmelidir ki Kürt halkının sorunlarına kayıtsız kalan,senelerdir süre gelen ve uğruında gencecik bedenlerin toprağa gömüldüğü her kimne derse desin,ister Kürt Sorunu,ister Demokrasi Sorunu,ister Sivilleşme Sorunu, yeni yapılacak anayasa Kürdün onurunu Türkün gurunu zedelemeyecek makul bir zeminde yapılmadığı müdetçe kimse boşuna sağda solda nara atmasın. Yeni Anayasa Osmaniye'de çalışan Şehit Binbaşı'nın oğlu Tolga ile,Diyarbakır'da dağda öldürülmüş oğlunun kahrından deli olup sakaklarda yatan Bekir amcanın sesi olmadığı müdetçe, bu insanları ortak bir zeminde ansızın bu ülke için omuz omuza çalışan bireyler haline getirmedikçe, bizim yeni anayasalarada, dilimize dolandırdığımız sahte demokrasi sözcüklerine de de ihtiyacımız yoktur ve o zaman yaşanan bütün ölümlerin tek sorumlusu yine bizler oluruz.
Bütün konularda şimdiye kadar üzerine düşen herşeyi kararlılıkla yerine getiren hükümetimize bu konuda da bu ülkenın gençleri olarak bizlerde üzerine düşen herşeyi yapmaya hazırız. Yeter ki gençler ölmesin, yarınlar kararmasın..ÖNCE İNSAN...
Son zamanların en fazla gündemi meşkul eden konusu ''Sivil Anayasa'' konusu.12 Haziran seçimleri öncesi Sivil ve Özgürlükçü bir anayasa şiarıyla halka özgürlükler vaad eden Ak Parti hükümeti seçim sonrasında, şimdiye kadar darbelerden nemalanarak insan hak ve özgürlüklerine kısıtlama getiren bir anayasanın mağduru olan bu halktan, edeta yeter söz artık milletindir dercesine büyük bir oy aldı.
Seçim sonrasında sivil toplum kuruluşları,siyasi partiler başta olmak üzere herkes yeni ve sivil bir anayasa için konferanslar,toplantılar anketler yapmaya başladı.Yapılan bütün çalışmalar kurum ve kuruluşlar tarafından sayın meclis başkanına sunuldu.Şimdi geldiğimiz noktada top, milletin desteğini alarak büyük ve hayati bir konuya çözüm için sonu olmayan bir demokrasi yoluna giren hükümetimiz ve hükümetimizin yetkili mercilerindedir.Peki,yeni anayasa da en bağlayıcı şey ne olmalıdır ? Yapılacak yeni anayasa neye çözüm bulursa bu halk yarınlara daha umutlu ve şevkle sadece ülkesi için omuz omuza çalışarak mücade eder...Yeni anaysa, Haktan yana ve adalet duygularından yana,barış ve kardeşlikten yana olmalı diyoruz her seferinde... Ansızın geçmişte bir hiç uğruna üstünlerin hukukunu savunanların nemalandığı darbe anayasalarına karşı...Sözü dolandırmadan sağa sola çark etmeden, herkes bunu çok iyi bilmelidir ki Kürt halkının sorunlarına kayıtsız kalan,senelerdir süre gelen ve uğruında gencecik bedenlerin toprağa gömüldüğü her kimne derse desin,ister Kürt Sorunu,ister Demokrasi Sorunu,ister Sivilleşme Sorunu, yeni yapılacak anayasa Kürdün onurunu Türkün gurunu zedelemeyecek makul bir zeminde yapılmadığı müdetçe kimse boşuna sağda solda nara atmasın. Yeni Anayasa Osmaniye'de çalışan Şehit Binbaşı'nın oğlu Tolga ile,Diyarbakır'da dağda öldürülmüş oğlunun kahrından deli olup sakaklarda yatan Bekir amcanın sesi olmadığı müdetçe, bu insanları ortak bir zeminde ansızın bu ülke için omuz omuza çalışan bireyler haline getirmedikçe, bizim yeni anayasalarada, dilimize dolandırdığımız sahte demokrasi sözcüklerine de de ihtiyacımız yoktur ve o zaman yaşanan bütün ölümlerin tek sorumlusu yine bizler oluruz.
Bütün konularda şimdiye kadar üzerine düşen herşeyi kararlılıkla yerine getiren hükümetimize bu konuda da bu ülkenın gençleri olarak bizlerde üzerine düşen herşeyi yapmaya hazırız. Yeter ki gençler ölmesin, yarınlar kararmasın..
ÖNCE İNSAN...
Bu haberi 104 kişi okundu..