Yerel seçim öncesinde CHP’de endişe verici tablo! CHP kalelerini bile kaybedebilir!

Yerel seçim öncesinde CHP’de endişe verici tablo! CHP kalelerini bile kaybedebilir!
13 Eylül 2018 13:00

Önce şu meşhur “rapor” konusuna değineyim.

 

 

Muzaffer Ayhan Kara / Odatv

 

 

CHP’nin tamamlanamayan son PM toplantısında Genel Merkez’ce bir şirkete hazırlatılan ve akademisyenlerin sunduğu fakat kamuoyuna açıklanmayan rapor… Söz konusu raporu Sözcü’den Saygı Öztürk çıtlatmış, arkasından CHP PM üyesi Haluk Pekşen ve yine ismini saklı tutmasını isteyen bir MYK üyesinin verdiği bilgilerle konuyu Odatv’de daha etraflı kaleme alarak sorular sormuş ve neden “suç duyurusu” yapılmadığına da vurgu yapmıştım. Tabii, idare ve yargı da re’sen kamuoyuna yansıyan iddialara kulağını tıkamamalı demiştim.

 

RAPORDAKİ İDDİALAR HENÜZ KANITLANABİLİR DEĞİLMİŞ

 

Geçen perşembe tam gün CHP Genel Merkezi’ndeydim. Söğütözü’ndeki “akıllı” binada “önemli” genel merkez yetkilileriyle görüştüm. Üzerinde konuştuğumuz konularla ilgili olarak bazı genel merkez yöneticileriyle de telefonla konuştuk. Rapor meselesine geliyorum. CHP genel merkez yöneticileri mealen diyor ki; “Söz konusu raporu biz hazırlamadık; bir kuruluşa hazırlattırdık. Ancak o raporda yer alan hususlar henüz kuşku niteliğinde. Kanıtlanmış hususlar değil. Özellikle 100 bin civarındaki mükerrer seçmen gibi kuşkular çok ciddi ve bununla ilgili ekipler kurarak sahada bizzat ilgili seçmenlerle temas kurup iddiaları test edeceğiz. Bu da zaman alacak bir çalışma.”

 

CHP Genel Merkez yönetiminden çok önemli bir isim, ayrıca bir de sitemde bulundu; PM toplantısına ilişkin içeriğin dışarıya taşınmasının doğru olmadığını belirtti (Bu CHP’de yeni bir şey değil, sıklıkla olan bir şey. Kendi içinde çekişme olan bir partide ise olmaması mümkün olmayan bir şey!)

 

Bu arada, Odatv’de kaleme aldığım raporla ilgili yazının genel merkez yöneticilerince dikkatle okunduğunu, hatta masalarının üzerinde çıktısının da olduğunu belirteyim.

 

YETKİLİLER CİDDİ AÇIKLAMA YAPMALI

 

Tabii, yazıda sorduğum sorulardan önce neden bir açıklama yapılmadığını ve kamuoyunda “kuşkulu” bir tablo oluşmasına mahal verildiğini sordum görüştüğüm önemli genel merkez yöneticilerine. O konuda bir yanıt almadım. Doğrusu, CHP PM Üyesi Pekşen’in iddialarına ilişkin en yetkili ağızlardan; genel başkan ya da parti sözcüsü düzeyinde süratle bir açıklama yapılmasıydı. Eskilerin çok doğru ve anlamlı bir sözü var bu gibi durumlarda; “Şuyuu vukuundan beterdir”. Ki, o açıklama hala yapılmadığı için sorduğum soruların benzeri hala gazete sütunlarında soruluyor. Kaleme aldığım yazının bir benzerini evvelsi gün Rahmi Turan kaleme aldı Sözcü’deki köşesinde. CHP’de bir “yönetişim krizi” var ve bu kriz özellikle 2015’ten bu yana son 3-3,5 yıldır çekilmez bir hale gelmiş durumda. CHP’yi hep aşağıya çeken ve seçim gecesi doruğa çıkan bu yönetişim krizine neşter vermek için CHP’nin çok özel bir çalışma yapması kaçınılmaz! Rapora ilişkin tablo da bu yönetişim krizinden bağımsız değil.

 

“Yönetişim krizi” demişken, derin bir yönetişim krizi de yine geçtiğimiz günlerde yaşandı ve sonucunu CHP’nin 95. kuruluş yıl dönümü olan 9 Eylül’de gördük!

 

ANKARA VE İZMİR’DE 9 EYLÜL’DE AÇIĞA ÇIKAN PARÇALI GÖRÜNTÜ

 

9 Eylül, CHP’nin kuruluş yıl dönümü olduğu gibi, bilindiği gibi aynı zamanda Kuvayı Milliye ordusunun Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde İzmir’e girdiği gün. Yani İzmir’in Kurtuluş Bayramı. Bu bayram, bütün Anadolu için bir bayramdır, çünkü düşman Anadolu’dan sökülüp atılmak üzeredir artık, Anadolu’nun en ucundaki yarımadaya doğru kovalanmaktadır. CHP’nin de kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Paşa, her ne kadar Sivas Kongresi’ni kuruluş kurultayı olarak nitelese de partinin İçişleri Bakanlığı’na resmen kuruluş dilekçesinin verildiği tarih, 9 Eylül 1923 “kuruluş günü” olarak kaydedilmiştir. Bir yerde, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, bir araya geldiği ve bütünleştiği Sivas Kongresi’nden sonra bir partiye dönüşmüştür bu tarihte. Gazi’nin partileşme fikri, tasavvur ettiği Türk devriminin, Türk modernleşmesinin siyasi bir garantiye sahip olmasını zorunlu görmesinden kaynaklanmıştır.

 

Sadede gelelim… 9 Eylül 2018’deki İzmir’in Kurtuluş Bayramı’na Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’yi İzmir’e davet edince CHP Genel Merkezi de Ankara’da düzenlediği CHP’nin 95. kuruluş yıldönümü kutlamasına İzmir örgütünü ve yerel yöneticilerini “davet etti!” Bir bakıma, İzmir’in Kurtuluş Bayramı’nda İzmir örgütünü Ankara’ya topladı. Tabii ki İzmir örgütü Ankara’ya gider… Tabii ki davete icabet eder… Burada bir sorun yok… Ancak, İzmir örgütünün hem de İzmir’in Kurtuluş Bayramı olan bir günde partisinin kuruluş yıl dönümünü Ankara’da kutlaması İzmir adına da CHP adına da şık olmadı. Şunun için şık olmadı; CHP’nin yerel seçimler öncesinde parçalı görüntüden kurtulması gerekirken tam da “kör gözüm parmağına” durumu oluştu. CHP’nin Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk koyma töreninde il başkanı da, kadın kolu başkanı da gençlik kolu başkanı da yoktu. Onları daha alt görevdeki isimler temsil etti. Oysa İzmir’de geride kalan iki yılda çelenk töreni dışında CHP’nin göz doldurucu kuruluş yıl dönümü etkinliklerine tanık olmuştuk. 2016’da İzmir Sanat’ta CHP Tarihi üzerine bir konferans ve sergi, 2017’de de Hava Gazı’nda altı oklu pastanın da kesildiği zarif bir resepsiyon verilmişti. Bu yıl düşük yoğunluklu bir çelenk sunumuyla yetinilmiş oldu.

celenk1

 

Tam gün İzmir’de olan İnce, sabahki Zafer Yürüyüşü’ne ve Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenlere, ayrıca akşamki fener alayına ve konsere de katıldı. CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün ile Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu ve önceki İzmir İl Başkanları Alaattin Yüksel ve Asuman Ali Güven de gün boyu İnce’nin yanındaydı. Yüz binlerin doldurduğu Kordon’da İzmirlilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Gazetecilerin soruları üzerine verdiği yanıtlardan ise akıllarda sadece bir cümle kaldı: “Yerel seçimlerde CHP’nin bir oy fazla alması için var gücümle çalışacağım.”

 

231

333

İzmir’de beş belediye başkanı, beş milletvekili ile birkaç ilçe başkanı gördüm CHP’den. ADD Genel Başkanı Prof. Dr. Süheyl Batum da İzmir’in Kurtuluş Bayramı’na özel bir önem verdi. ADD GYK toplantısını da 9 Eylül’de İzmir’e aldı ve kutlamalara üyeleriyle yoğun katılım sağladı.

 

232

CHP, sonuç olarak 9 Eylül gibi kendisi için anlamlı bir günde, kuruluş yıl dönümünde bile parçalı bir görüntü verdi! İşte bu sözünü ettiğim derin yönetişim krizinin yansımasından başka bir şey değildir. Ne oldu? Olağanüstü kurultay için imzacıların önündeki İnce ile imzacılara geçit vermeyenlerin önündeki Kılıçdaroğlu İzmir ve Ankara’da ayrıştı. Yerel seçim öncesinde böyle bir tablo neresinden bakarsanız bakın seçmenin penceresinden bakıldığında güven verici bir tablo değil. Seçmeni dikkat merkezine almayan bir siyasetin varacağı bir yer yoktur. Oysa, CHP Genel Merkezi Ankara’da akşam bir kuruluş yıl dönümü kutlaması yapabilir; sabahtan akşama kadar da İzmir’deki kutlamalara katılabilirdi. Kılıçdaroğlu ve İnce omuz omuza birlikte bir görüntü verebilirdi. Basına da birlikte konuşur, “Birlikte CHP’nin bir oy fazla alması için çalışacağız” diyebilirlerdi. Yönetişim krizi böyle bir şey, insanı bazen “körleştirebiliyor!”

 

CHP NE YAPMALI?

 

Yerel seçimin, CHP için ileriye dönük bir fırsat olması için süratle kucaklaşması, iki yakasının bir araya gelmesi, partide “imzacılar”-“imzaya geçit vermeyenler” ayrımının geride kalması gerekiyor. CHP’nin, seçmenin kızgınlığını ve tepkisini hafife almaması; bunun seçimde kısmi de olsa bir protestoya dönüşmemesi için sorumlu olması gerekiyor. Yoksa, bırakın üzerine koymayı Cumhur’un bir kısmının ittifakı karşısında elindeki yerel yönetimlerden bir kısmını bile kaybetmesi söz konusu olabilir. Bunu ben söylemiyorum; yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Torun söylüyor! İzmir’in bile “çantada keklik” olmadığı bir yerel seçim sürecinde CHP yönetiminin çok ama çok dikkatli olması, yönetişim krizine bir son vermesi; süratle parçalı görüntüyü kaldırması gerekiyor. Bunun için somut adımlar atması gerekiyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Benden söylemesi.

 

 

Yorumlar

Yorumlar