Yazın efendim, yazın bir kenara…

Yazın efendim, yazın bir kenara…
18 Aralık 2018 21:32

İki genç kız tanıdım üç yıl kadar önce, biri Uyvar diğeri Kanije… Yüzlerinden hiç eksilmeyen tebessümlerinde bir hüzün taşırlardı, görebilirdiniz. Hareketlerinde tek bir şımarıklık yoktu. İyi eğitimli oldukları Türkçeyi düzgün konuşurlarken seçtikleri kelimelerden hemen tahmin edilebilirdi. Sadeydiler yaşamın her alanında…

 

 

 

Dr. Semih DİKKATLİ H&H YORUM

 
Daha çocukken ikisi de babalarını evlerinin önünde bir suikaste kurban vermişlerdi. Biricik, sakin ve sevgi dolu babalarını kurşun yağmuruna tutmuştu bazı alçaklar… Anneleri, yerde kanlar içinde yatan kocasına bakıp içinden “biliyordum” diye geçirmişti. İki küçük kız çocuğuyla baş başa kalmıştı aniden, üstelik aşık olduğu adam hayatlarında artık hiç olmayacaktı.

 
Şimdi o annenin yerine koyun kendinizi ve kanlar içinde yerde yatan kocanıza, biricik aşkınıza, çocuklarınızın babasına bakın bir süre. Aklınızdan, yüreğinizden geçenleri not edin bir kenara. Sonra içeri girin, salonda hiçbir şeyden habersiz oynayan çocuklarınızın gözlerinin içine bakın, evet evet tam da gözlerinin içine efendim ve aklınızdan, yüreğinizden geçenleri not edin bir kenara…

 
Karakollara gidin, avukatlara, mahkemelere olanları anlatmaya çalışın bir de… Canilerin bulunmasını umun yıllarca, bulunmasın katiller ve üstelik sistem neredeyse sizinle dalga geçsin. Bu arada babasızlığı anlatın çocuklarınıza, babalarının katledilişinin travmasını engelleyebilmek için didinin ve dokunun çocuklarınızın kaygılı tenine, hissettiklerinizi not alın efendim bir kenara…
Üniversitenize gidin yılmadan, bir sürü dangalağın saçma teselli cümlelerine muhatap olun ve ardınızdan dönen dedikodulara rağmen var olma savaşı verin erkek egemen ortamlarda ve zihninizden, yüreğinizden geçenleri lütfen not ediverin canım efendim bir kenara…
Katiller sevinemesin diye meydan okuyun TV’lerden gözlerine bakarak, sarıya boyalı saçlarınız, makyajınız ve içinizden eksilmeyen acınızla atıverin en içten kahkahanızı… Tam da o kahkahayı atarken yüreğinizin burkulan sol yanına söz geçirmeye çalışın ve sözlerinizi yazın efendim bir kenara…

 
Israrla arayın aslında herkesin bildiği katilleri, Her makamdan insanın kocanızın katilleriyle yaptığı işbirliğini görün ve öfkenizi hissedin şimdi en dolusundan ve haykırın efendim o öfkeyi bir kenara…

 
Okulda babanızı sorsunlar cevap veremeyin, acıyarak baksın bazıları gözlerinize… Elinizde onun kocaman ellerinin yumuşaklığının hayaliyle yazın efendim özlemek nedir babanızı, yazın narince bir kenara…

 
Evleneceğinizde yanınızda olamasın ama tam da kalbinizde dans edin onunla, çocuklarınızı kucağına veremeyeceğinizi bilin karnınızda tekmelerini hissettiğinizde ve bakın efendim o ultrasona ve yazın gördüklerinizi bir kenara…

 
Daha nice yazacak şey var elbet kenarlara ama bu kadarıyla bile bildiniz değil mi, bildiniz bir babanın ölmesinin acısını. Katledilen bir kocanın yasını tutamadan yıllarca boğuşmanın sancısını hissettiniz değil mi efendim?

 
Hissedebildiyseniz azıcık, yazabildiyseniz kenara bir şeyler, insansınız efendim, insansınız.
Unutmayın ki ama o ana, o çocuklar da insan… O eş, o yoldaş, o aşk da insan…
Anlayamıyorsanız yıllarca yaşadıklarını, duygularınız kımıldamıyorsa yüreğinizde bari susun efendim, bari susun. Acıya saygı duyun efendim, yasa saygı duyun. Hiç yapamıyorsanız, ölümü göze alarak doğruları söyleyen bu vatansever bilim insanının anısına saygı duyun.

 
Bir de bunca acıya rağmen hayatlarını var eden bu üç kadına saygı duyun efendim, kahkahalarından gocunmayın, mücadelelerinden korkmayın, korkmayın gözlerinin içine bakmaktan ve yazın bu yapılan alçaklıkları bir kenara…

 
Yazın bir kenara katledilen aydınlarımızı efendim, onlar sizin için, bizim için, çocuklarımız için öldüler. Çocuklarının tebessümündeki acıyı göze aldılar efendim, sırf bizim çocuklarımız içten gülebilsinler diye… Bunu da yazın bir kenara efendim, bunu da yazın…
Necip HABLEMİTOĞLU ve tüm şehit aydınlarımızın anısına…

 

 

Dr. Semih DİKKATLİ Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Kara kötü
Ne zaman ki saptık yolundan…
Deprem ve çocuklarımızın ruhunun fay hatları