Van izlenimleri

Van izlenimleri
25 Mayıs 2015 11:13

Geçtiğimiz 16-17 Mayıs tarihlerinde, Türkiye Barolar Birliği’nin Mali Genel Kurulu Van’da yapıldı. Türkiye genelinde 400 civarında delege Avukat Van’da buluştuk. Ankara’daki kısır çekişmelerden ve seçim öncesi kasvetli ortamdan uzaklaşmak için, güzel bir mola oldu Van toplantısı.

 

 

Av. Kemal AKKURT H&H YORUM

 

 

 

Van’a genel kuruldan 1 gün önce gittik. Bu sayede çevreyi gezme olanağı bulduk. 2 günlük genel kurul programı da 1 güne sıkıştırılınca, 2 tam gün boş zamanımız oldu. Bu vesile ile tarihi M.Ö. 7000 yıllarına uzanan, 9000 yıllık kadim kültürlerin yaşadığı Van ilimizin önemli güzelliklerini gezme imkanımız oldu.

 

 

İlk gün Van Baromuzun organize ettiği tekne ile Van Denizi’ni gezdik. Vanlılar Van Gölü’ne Van Denizi diyorlar. Van Denizi de yaklaşık 4.000 km2’lik büyüklüğü, 400 metre derinliği, 470 km çevresiyle, gölden çok denizi andırıyor. Van’daki Yüzüncü Yıl Üniversitesi de Van Denizi’ni (tıpkı Hazar Denizi gibi) İç Deniz olarak tescil ettirmeye çalışıyormuş. Sodalı ve deniz suyuna göre 6 kat daha tuzlu bu iç deniz, Deniz olarak anılmayı hak ediyor. Dünyada İnci Kefali balığının yetiştiği tek ortam da Van Denizi.

 

 

Van ile adeta özdeşleşen, Van’ın sembolü olan tarihi eserlerden biri de Akdamar Kilisesi’dir. Kıyıdan 4 km uzaklıktaki Akdamar Adası’nda kurulan bu şirin tarihi eser, kurucuları olan Ermeniler için çok kutsaldır. M.S. 915-921 yılları arasında inşa edilen bu tarihi eser, 1100 yıldır dimdik ayakta. Yılda 1 kez ayin yapılmasına izin veriliyor. Adada yaşayan Papazlardan birinin Tamara isimli güzel kızının, karşı kıyıda yaşayan bir gence aşık olması, bu gençlerin hazin hikayesi sonucunda kavuşamamaları nedeniyle gencin “Ah Tamara” diye feryat ederek ölümü sonucu, adanın ismi AH TAMARA olarak anılır. Adanın ismi zamanla dil evrelerinden dolayı günümüze Akdamar olarak gelmiştir.

 

 

Van Denizi’nde Akdamar adası dışında Çarpanak ve Adır isimli iki ada daha vardır. Bu adalar da tarihi ve doğal hazineleri içinde barındırıyorlar. Van’ın merkezindeki Urartular’dan kalan tarihi Van Kalesi dışında Toprakkale, Çavuştepe ve Hoşap Kalesi gibi görkemli kalelerle, adeta kaleler diyarı olduğunu Van’a gitmeden ben de bilmiyordum.

 

 

Van’ın simgelerinden biri de ipeği ve kadifeyi bembeyaz tüylerinde hissettiren Van Kedisi’dir. Dünyaca ünlü Van Kedisi’nin bir gözü sarı, bir gözü yeşil veya mavi olmasından dolayı, bu kediye “Tekgöz” denmektedir. Uslu, sevimli ve uzun ömürlü Van Kedisi, temizliğine özen göstermesi ile de tanınıyor. Yüzüncü Yıl Üniversitesi tarafından yapılan Van Kedisi Sevme Evi, görülmeye değer.

 

 

Harikalar Diyarı Kapodakya’daki peri bacalarının Van’ın Vanadokya Bölgesi’nde de yer aldığını Van’a gidince öğrendim…

 

 

Van Müzesi, dünyanın en büyük Urartu koleksiyonuna sahip.

 

 

Türkiye’nin en uzun, dünyanın ise ikinci en uzun caddesi Van’da bulunuyor. İskele Caddesi’nin uzunluğu 7.500 metre.

 

 

Türkiye’nin en yüksek geçidi 2.730 metre ile Güzeldere Geçidi, 2.400 metre rakımlı en yüksek ilçesi olan Başkale ilçesi de Van’da.

 

 

Baharın müjdesi “Van Lalesi”, duruşu nedeniyle yöredeki Hıristiyan inancına göre ismini Hz. İsa’nın Çarmıha gerilmesinden alan “Boynu Bükük” çiçeği ve “Ağlayan Gelin” adı da verilen “Ters Lale” de Van’da yetişen özel çiçeklerden.

 

 

20 metre yükseklikten çağlayarak akan Muradiye Şelalesi, doğanın hareket hızının ve gücünün hayranlık uyandıran göstergelerinden biridir. Sadece Mayıs ayında yüksek debi ile coşan, Eylül ayında ise kesilen Ganisipi Çağlayanı da görülmeye değer.

 

 

Van mutfağı ayrı bir yere sahiptir. İnci Kefalini yemeden, artık markalaşan “Van Kahvaltısı”nı tatmadan Van’dan dönmeniz mümkün değildir. Yöresel yemeklerin yapıldığı lokantalarında Doğunun misafirperverliği ile sunulan çok çeşitli yöresel yemeği tatmadan bırakmazlar.

 

 

Siz siz olun, Van’a gittiğinizde Van Denizi’nin sunduğu fantastik güzellikleri yaşamadan, görkemli Van Kalesi’ni gezmeden, Denizin incisi Akdamar Adası’nı ziyaret etmeden, güzelim Van kilimlerinden ve gümüş işlerinden satın almadan, nefis bir Van kahvaltısının zevkini çıkarmadan, dünya güzeli Van Kedisi’ni Van Kedisi Sevme Evi’nde sevmeden, Van otlu peyniri ile Van lokumunu satın almadan Van’dan ayrılmayın…

 

 

kemalakkurt@hotmail.com

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Sivas Katliamı ve insanlığa karşı suçlar
Dünya Emekçi Kadınlar Günü
Nâzım Hikmet 117 yaşında