Türküm dedim toprağıma sarıldım

Türküm dedim toprağıma sarıldım
2 Mayıs 2020 18:41

Değerli okuyucularımız, 3 Mayıs Türklük gününüz kutlu olsun.  Ayrıca bugün, 3 Mayıs günü, Fatih Sultan Mehmet’in ölüm yıldönümüdür. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Fatih Sultan Mehmet diyor ki: “Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, tab’ama cefa edilmedikçe bizden kimseye zarar gelmez.”

 

 

Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

 

 

Milli heyecanın tazelenmesinde, Türklük ve vatanseverlilik şuurunu kalbimizde taşıyarak, harici-dahili riyakar ve bölücü vatan vatan hainlerine karşı, Türk Milletinin Ulu önder Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyeti, ilelebet yaşayacağını belirtelim.

 

 

Türk Tarihi ve önemi:

 

 

Tarih sosyal bilimlerin temeli olan bir bilimdir. onun içindir ki bir milletin eğitimde tarih çok önemlidir. Milletler de insanlar gibi hafızaları ile yaşarlar ve geleceğini teminat altına almayı emin adımlarla hareket ederler. Hafızasını kaybeden, geçmişini hatırlamayanlar, bugününü ve geleceğini sağlıklı bir şekilde oluşturamaz ise; tarihini bilmeyen, tarihine gerekli önemi vermeyen milletler de bugün yaşanan sorunlara çözüm bulamadıkları gibi, geleceklerini de iyi bir şekilde teminat altına alamazlar.

Tarih insanlara ve milletlere “devamlılık”, “süreklilik” düşünce ve duygusunu aşılar. Bugün Türk Milleti olarak sahip olduğumuz bütün değerler sistemi, milli kültür unsurları (dil, gelenekler, sanat, inançlar, yaşam tarzı vs.) atalarımızın bize bıraktıkları vazgeçilmez miraslardır. Bu Milli ahlak ve gelenekleri zenginleştirerek, işlenerek gelecek nesillere aktarılması da ilgili kurum ve kuruluşların Milli görevidir.

Tarihin bir diğer önemi, kendi kültürünü ve medeniyetini iyi tanıyan, ona sahip çıkma ve onu geliştirme duygusunu kalbinde taşıma şuuruna sahip nesillerin yetişmesine olan katkısıdır. İyi bir tarih eğitimini almış, kendi milletinin tarihteki başarılarını öğrenmiş genç nesiller, milletlerine iftiharla güven duyarlar ve başka milletlere özenmezler. “Sosyal aşağılık duygusuna” özenmezler.

Yıl 1914 birinci dünya savaşı, Australia-Silver şehri-Brokin Hil savaşında, iki kahraman Türk’ün tarih de yer alan  zaferini okusunlar. Türk Milletindeki ruh ve iman kuvveti budur.

ÖNERİ: Başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere, bakanlık üst düzey yetkilileri, Australia-Silver şehri-Brokin Hill savaşında, iki kahraman Trk’ün zaferini inceleyip, tarih derslerinde mutlaka yer almalıdır.

 

 

Hindistan Türk Sultanlıkları ve Babürler

 

 

Türklerin Hint yarımadasına akınları M.Ö.ki devirlerde başlar. Ancak, İslamiyet’ten sonra orada kalıcı nitelikte devletler oluşturdular. Gazneliler tarafından Müslümanlaştırılan Hindistan’ın kuzeyinde 1206-1414 yılları arasında hüküm süren bir devlet kurdular. Bu devlete Delhi Sultanlığı denilir. Hindistan Türk Sultanlığı’nın kurucusu Kutb’üd-din İltutmuş  devletini, Delhi başkent olmak üzere, Pencep, Multan, Lalior, Bengal  ve Gazne’yi içine alacak kadar genişletti. Moğollara karşı başarılı savaşlar yaptılar. Moğolların kuzey Hindistan’ı ele geçirmelerini önlediler. Bundan sonra Hindistan’da Kalaç ve Tuğluk hanedanları hakim oldu. Ancac başkent Delhi’de idarenin Afganlı Seyyid hanedanlığına geçmesi üzerine Hindistan Türk Sultanlığı sona erdi(1414).

Türkler Hindistan’da Zahur-üd din Babür Şah’la yeniden hakimiyet kurdular. 1526-1858 yılları arasındaki zamanda hüküm süren devlete Gürkanlılar, Babürler veya Hind-Türk devleti denilmektedir. Timur’un torunlarından olan Babür, Orta Asya da Özbeklerle mücadelesini kaybetti. Atalarının yurdunu terk etmek mecburiyetinde kaldı. Hindistan’daki karışıklıklardan yararlanmasını bildi.

Kendisinin ve askerlerinin Türk olmasından dolayı övünen Zuhur ud-din Babur 1519 yılında Hindistan’a geldi ve Afganlı Delhi Sultanı ile uzun mücadelelere girişti. Sonuçta Pencap’ı Delhi va Ara’yı alarak devletini kurdu (1526). Afgan emirlerini, Hindu prenslerini ve Racput hükümdarlıklarını mağlup etti. Putpereslere karşı başarılarından dolayı Gazi diye anıldı. Bengal’i tamamen aldıktan sonra başkent Agra’da vefat etti.

Türk Milleti, uzun yıllar içerisinde gelişen ve çok geniş bir coğrafyada yaşanan köklü bir tarihin sahibidir. Büyük Türk Milleti tarih içinde büyük bir medeniyet yaratmış, bütün insanlığı etkileyen siyasi, ekonomik, sosyal, dini, müesseseler kurmuş, sayısız bilim adamları, düşünce adamları ve liderler yetiştirmiş bir millettir.

 

 

Bütün bunlar bugün Türk Milletini, millet yapan değerlerdir. Bu sebeple, bunların araştırılması ve öğrenilmesi büyük önem taşır.

Tarihini iyi öğrenen Türk çocukları vatan, millet ve devlet sevgisini kazanır, fedakarlık ve milli dayanışma duygu ve düşüncelerini geliştirirler.

Genç nesillerin, milletlerinin sorunlarını, ülkelerine yönelen dahili ve harici tehditleri bilmeleri de ancak Türk tarihini iyi bilmelerine bağlıdır. Tarihteki Türk devletlerinin, dış etkilerle içeriden nasıl çökertildiklerini bilen Türk çocukları, bugün ve yarın aynı şekilde sanayi ötesi toplum ülkeleri tarafından gelebilecek tehditlere karşı koyabilir ve bunlara karşı vatanlarını koruyabilirler. Ayrıca değişik coğrafyada ve ülkede yaşayan Türk toplulukları (Türk Her Yerde Türktür) birbirlerini tanır, bilir ve kalplerinde taşıdıkları sevgiyi hissettirir.

 

 

20’ci asrın ilk yarısı demirçelik, ikinci (1950) yarısı plastik devri olmuştur. 21’ci asır ise protein (Temel gıda) ve Türk asrı olması damgasını vuracaktır. Türk milleti olarak, bunun bilincinde olmalıyız.

Türk topluluğu, yaşadıkları yerlerde Türklüklerinden hiçbir şey kaybetmemişlerdir, bugüne kadar Türk adını şan ve şerefle yaşatmışlardır.

Türk Milleti dört bin yıldan beri vardır. Onun var oluşu, büyüklüğü, gücü, tarihe damgasını vuruşu yalnız Milli karekterleriyle mümkün olabilmiştir.  Türklüğün büyüklüğünü veya var oluşunu Türklüğün dışındaki şu veya bu faktöre bağlı değildir.

 

 

ADIMIZ ANDIMIZDIR

 

 

Durmadan dalgalan Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağım

Harran ovasında ağaçlar bezensin, dallarında meyveler süslensin.

Ufuklar gül açsın, Harran ovası bereketlensin,

Türklerin en büyük bayramı bugün.

Adımız andımızdır, yoluna can koyarız

Türk olmayı en büyük şeref

En büyük şeref ve şan sayarız

Türküz, Türküz dedikçe kalbimiz almakta hız

Türk olmayı en büyük şeref ve şan sayarız

Ta ezelden ırkıma Türk adı verilmiştir

Yedi iklim dört bucak önüme serilmiştir.

Çelikten dokunmuştur astarımız bezimiz

Yiğitlik hamuruyla yoğrulmuştur özümüz.

AllahımTürk milletine

Ayrılık verme Amin

Şan ve şeref gönder Türk’e

Tufan gönderme Amin…

Atalarım kan döküp

Seni Vatan eylemiş

Allah da buna bakıp

Türk’e layıksın demiş.

Senin adını yazan

Türk’ten ayrı yazmasın

Üzerinde her gezen

Besmelesiz gezmesin.

Cenab-ı Allah, ruhunda Allah korkusu, vatan ve Ay-Yıldızlı şanlı Türk Bayrağı sevgisi ve Türklük ruhu olanların vatana hizmet etmeyi kendilerine nasip etsin.

 

EY TÜRK MİLLETİ! DÜŞÜNELİM, ARAŞTIRALIM, ÇALIŞALIM ÜRETELİM Kİ, TÜRKLÜK VARLIĞINI SÜRDÜRSÜN.

 

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 

 

Cümle aziz Vatan şehitlerini, 03/Mayıs/1481 ölüm yıldönümü olan Fatih Sultan Mehmet’i  ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, rahmetle, Gazileri Minnetle Anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.

 

Kaynaklar:

Türklük bilgisi, Türk metal iş sendikası 2001

Kahramanlık şiirlerimizden bir demet Yazar: Albay Dursun Yaşa 1982

Numan Aladağ’ın Hindistan’vatandaşı olan Türklerle sohbet  notları

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Ramazan Bayramı fırsat olsun
Kadir gecesi, ebedi kurtuluş
Kahramanlığa aşık Türk Milleti ve 19 Mayıs