Türkiye’de Defakto durum yaratan malı götürüyor

Türkiye’de Defakto durum yaratan malı götürüyor
2 Mayıs 2016 08:50

Bu makaleyi yazmamın nedeni genel başkanlığa soyunmuş olan MHP’li muhaliflerin Yargıtay kararı ile kurultayı toplama hakkını elde ettikleri halde, bu yüksek yargının verdiği kararı yetkisiz yerel bir mahkemenin bozma kararına istinadendir.

 

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

 

Türkiye’de önceden birçok aksaklığa rağmen adaleti uygulamaya çalışan bir yargı sistemi vardı.

 

Fakat AKP’nin iktidarı ile birlikte RTE Başbakan ve daha sonra da Cumhurbaşkanı olunca hukuk ve adil yargı ayaklar altına alınmış, zorbalık dönemi başlatılmıştır.

 

Bu zorbalığın temeli ”Hak verilmez, zorla alınır’‘ temel eşkıyalık düşüncesine dayanmaktadır.

 

Yani güncellenmiş sözcükle ”Defakto” durum yaratarak hak kimin olursa olsun fiili durum yaratarak bir hakkın zorla elde edilmesi durumudur.

 

Evet, artık Türkiye’de resmen ve alenen ”Defakto” dediğimiz zorbalık yasası işlemektedir.

 

RTE’nin şimdiye kadar yasaları, Anayasa’yı çiğneme yöntemi hep ”Defakto” taktiği ile yapılmakta ve maalesef hepsinde de başarıya ulaşmaktadır.

 

Bunun yüzlerce örneği vardır ama konumuz bugünkü MHP yönetiminin ”Defakto” yöntemine dayalı zorbalığı olduğu için bu çizgide düşüncelerimizi yazmağa devam etmek durumundayız.

 

MHP’nin başındaki küresel güçlerin özel görevlisi Bahçeli ve güruhu da ”Defakto” taktiğini ustaları RTE’den öğrenmişlerdir, aynı zamanda kendileri de fevkalade bu konuda ustalaşmışlardır.

 

Gerçi muhalif genel başkan adaylarının kurultayı toplayamaması için RTE ve emrindeki güruh velinimetleri, taşeronları Bahçeli’ye yardım ettikleri yadsınamaz bir gerçektir.

 

Yerel bir mahkemenin Yargıtay’ın verdiği kararı geçersiz saymasını başka nasıl izah edebilirsiniz?

 

RTE’den önceki iktidarlar döneminde yerel bir yargıcın Yargıtay kararına rağmen böyle bir karar vermesi için makamından olmayı göz önüne alması gerekirdi.

 

Şimdi böyle bir korku ve endişe görülüyor mu?

 

Hayır, belki de taltif ve yükselme bekliyordur.

 

Artık Türkiye ‘’Defakto’’ durum yaratarak hak elde etme dönemini bütün şiddeti ile yaşamaktadır.

 

‘’Defakto’’ yöntemi ile sadece bir hakkın gaspı sağlanmaz, aynı zamanda haklar da elde edilir.

 

Ama maalesef Türkiye’de adalet duygusundan yoksun insanlar ‘’Defakto’’ yöntemini uyguluyor

 

Halbuki adaletin tümden kalktığı, hak gasplarının pervasızca yapıldığı bu dönemde ‘’Defakto’’ yöntemini daha çok adalet duygusu olan insanlar, gruplar uygulamalıdır.

 

İsmet İnönü’nün ‘’Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça; o memlekette kurtuluş yoktur’’ diyerek çok önemli bir hayat ve hak elde etme dersi vermiştir insanlara.

 

MHP’nin gerçek sahipleri olan muhaliflere ‘’Türkiye’de bu koşullarda hak elde etmeniz ve kurultayı toplamanız hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir, defakto durum yaratmadığınız sürece’’ demek istiyorum.

 

Ne yapacaksınız?

 

Yargıtay’ın lehinize verdiği kararla-ananızın ak sütü gibi helal bir karar-belirlediğiniz tarihler olan 15 ve 30 Mayıs’ta kurultayınızı yiğitçe yapacaksınız.

 

Bahçeli ve güruhu kurultaya ister gelsin, isterse gelmesin; hiçbir önemi yok.

 

Genel başkan seçilen ekibi ve on binlerce ülkücü ile MHP Genel Merkezi kapısına dayanır ve hakkı olan görevi iyilikle Bahçeli’den alır, ya da teslim etmezse doğal hukuk yöntemi ile o makama oturulur.

 

Olmazsa bu iş AHİM’e kadar götürülür.

 

Merhum Alparslan Türkeş’in ‘’Cesaret, yiğitlik, atılganlık olmayan hiçbir dava başarıya ulaşamaz’’ sözünü hiçbir zaman unutmamak gerekir.

 

Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki, Türkiye’nin RTE’nin elinden kurtulup selamete kavuşması için Bahçeli’nin MHP’in başından gitmesine bağlıdır.

 

Bahçeli olmasaydı RTE ve güruhu şimdiye kadar çoktan siyaset dehlizinin karanlıklarında kaybolmuştu.

 

Bahçeli Türkiye’nin 1.derecede güvenlik sorunudur.

 

Bahçeli ne Ülkücü’dür ne de MHP’li.

 

Bahçeli milliyetçi oylardan doğan gücü küresel çetelerin emrindeki iktidarlara payanda yapan bir özel görevlidir.

 

Bahçeli aynı zamanda ülkücü fikriyatını yıkmakla görevli ve bu meyanda ülkücüleri iğdiş etme operasyonunu gerçekleştirmeye uğraşan bir emir kulu.

 

Tüm ülkücüler bu h.ine karşı cephe almalı ve MHP’nin gerçek sahipleri olan muhaliflerin yanında olmalıdırlar.

 

Son sözüm şudur ki, ‘’Defakto’’ durum yaratmadan küresel çetenin özel görevlisini MHP’nin başından sepetlemek mümkün değildir.

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Dersimli Kemal ve Atatürk karşıtı ekibini CHP seçmeni partiden süpürüp atacaktır
Hatt-ı Müdafaa Yoktur, Sath-ı Müdafaa Vardır; O Satıh Bütün Vatandır ve CHP’ye yeni lider
Düşmanınız hata yaparken asla onu rahatsız etmeyin!