Türk Milleti, Cumhuriyeti yeniden kurmak için büyük zafere kilitlendi

Türk Milleti, Cumhuriyeti yeniden kurmak için büyük zafere kilitlendi
25 Haziran 2019 16:34

17 yıldır ülkenin başına çöreklenerek, Türk milletinin kanı ve canı ile vatan topraklarının işgalci emperyalistlerden temizlenerek Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in yıkılmasını sağlayan işbirlikçi AKP iktidarının artık sonuna gelinmiştir.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 
İBB zaferi Türk milletinin ortak zaferidir.

 
Bu vesile ile hemen şunu belirtelim ki, bu zafer bir parti zaferi, CHP’nin zaferi değil; AKP’lisi, MHHP’lisi, İYİ PARTİLİ’si, SP’lisi, VATAN PARTİLİSİ, LDP’lisi, KOMÜNİST PARTİLİSİ, HDP’lisi vs. ile Türk milletinin AKP ve onun lideri Erdoğan’a karşı de facto olarak tamamen yerli ve milli duygularla birleşip kazandığı muhteşem bir zaferdir.

 
Tıpkı İstiklal Harbi’nde Türk milletinin işbirlikçi İstanbul hükümetine karşı birleşerek düşmanı denize döktüğü Büyük Taarruz Zaferi gibi.

 
17 yıl içinde AKP tarafından Yüce Atatürk’ün ‘’En büyük eserim!’’ dediği Cumhuriyet yıkılmış ve kaleleri mikro düzeye kadar dinci çetelere teslim edilmiştir.

 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘’laiklik’’ sıfatını tamamen kaybederek Arap düşüncesinin din fetvaları ile yönetilir hale gelmiştir.

 
Yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Ulu Önder Atatürk’ün koyduğu ‘’laiklik’’ ilkesi yanında ‘’milliyetçilik’’, ‘’devletçilik’’, ‘’halkçılık’’, ‘’inkılapçılık’’, ‘’cumhuriyetçilik’’ laiklik ilkeleri de tozlu raflara kaldırılıp kahramanları ‘’iki ayyaş’’ olarak adlandırılarak, tek bir ailenin ve dinci çetelerin yönettiği ilkel bir devlet haline getirilmiştir.

 

 
Yine bu süre içinde tüm okullar bilimsel ve milli vasıfları yok edilerek, çocukların beyinlerinin Arap masalları ile yıkandığı nesilleri mankurtlaştırma kurumları haline getirilmiştir.

 
Köle bir toplum oluşturmak üzere Diyanet’in bütçesi birçok bakanlığı bütçesinden kıyas bile edilemeyecek hale getirilmiş, imam hatip yapılan tüm okullar ve 100’den fazla kurulan ilahiyat fakültesi mezunları hiç beklemeksizin tüm devlet kurumlarında işe yerleştirilirken, öğretmen bekleyen öğrenciler ile atanamayan öğretmenler mağdur ve perişan edilmiştir.

 
Tüm bu uygulamalar Cumhuriyeti hiçbir izi kalmamacasına yok etmek için uygulanırken, din masalları ile uyutulan, kafası çalışmayan bir nesil yetiştirmek temel hedefleriydi.

 
Kafası çalışmayan bir nesil yetiştirecekler ki, o aile yüzyıllar boyu sürecek krallıklarını sürdürebilsinler.

 
Daha önce defalarca yazdığım gibi bir gecede Cumhuriyet’in tüm kurumları 15 Temmuz darbe girişimi tiyatrosu ile uyduruk KHK’larla yok edildi.

 
İki yüzyıllık subay yetiştiren askeri okullar kapatıldı.

 
En son olarak çıkardıkları yeni askerlik yasası ile Türk milletinin ölüm fermanı anlamına gelen ‘’’Mondros Mütarekesi’’ anlaşmasına uygun olarak Türk ordusu terhis edilmiştir.

 
İslam dinini kullanarak Türkiye ve Türk milletini mahvettiler.

 
İBB seçim zaferi ile Türk milleti artık bunların din dolmalarını yutmadığını ortaya koymuştur.

 
Bu noktada bir anekdot anlatmak istiyorum.

 
Seçimin yapıldığı 23 Haziran Pazar günü Ankara’nın çamlık bölgesinde pikniğe gitmiştim.

 
O günkü seçimi orta yaşlı bir adamla konuşurken bana ‘’ Ben AK partiliyim ama bugünkü seçimi kaybedecek, çünkü Berat kavatın önde gideni’’ dedi.

 
Ben de kendisine ironik olarak ‘’Niye öyle diyorsun, herifin yüzünde Peygamber’in sünnet sakalı var’’ dedim.

 
Yanıt olarak bana ‘’O sakalı kavatlık ve hırsızlık yapmak için perde olarak kullanıyor’’ dedi.

 
Evet millet olarak gözümüz aydın olsun ki, artık hiç kimse bu hokkabazların din boyalarına aldanmıyor.

 
Herkes uyandı diyebiliriz.

 
İBB seçim zaferi metafor yaparsak Türk milletinin Büyük Taarruz öncesi yapılan Sakarya Meydan Savaşı zaferidir.

 
Bu zafer Türk milletini böylece yakın gelecekte yapılacak demokratik Büyük Taarruz Zaferi’ne yani genel seçim zaferine götürerek emperyalist işbirlikçileri en mikro düzeyde bile yönetimden uzaklaştırılarak çok büyük bir yönetim temizliği yapılacaktır.

 
Şimdi bu noktada çok önemli bir konuyu daha önceleri de yaptığım gibi gündeme getirmek istiyorum.

 
Bildiğiniz gibi Tayyip Erdoğan 2014 senesinden beri Cumhurbaşkanı sıfatıyla görev yapmaktadır ve bu vesileyle kendi direktifleriyle TBMM’den çıkan binlerce yasa ile 15 Temmuz’dan sonra çıkardığı yüzlerce KHK’yi imzalamıştır.

 
Halbuki bugün gelinen nokta itibariyle Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı koşulu olan en az 4 yıllık üniversite diploması yoktur ve bunun için onlarca kişi yargıya başvuru yapmıştır ama derin korkular yüzünden bu dosyalar sümen altı yapılıyor.

 
Yani Erdoğan sahte üniversite diploması ile Cumhurbaşkanlığı yapıyor.

 
Erdoğan’ı sahte diploması ile en fazla mücadele eden Ahmet Davran adlı bir bilinçli yurttaşımızdır ki kendisi ile bu hususta telefonda uzun bilgi almama rağmen, sosyal medya hesabında da çok detaylı bilgiler vermektedir.

 
Hukukçu değilim ama bu noktada diyeceğim şudur: Erdoğan yakın bir gelecekte iktidardan düştüğünde ki, İBB zaferi bunu gösteriyor; öncelikle üniversite diplomasının olmadığı yargı kararı ile ortaya konulmalı ve o güne kadar evrakta sahtecilik nedeniyle yıllardır Cumhurbaşkanı sıfatıyla yasalar, KHK’lar ve her türlü anlaşmalar, yabancılara peşkeş çektiği Türk milletinin varlıkları işlemleri geçersiz sayılmalıdır.

 
Aksi taktirde Erdoğan’ın yıkıp döktüğü her şey yeni yasalarla düzeltilmeye çalışılırsa bu çok uzun yıllar alır ve partiler arasında çıkacak anlaşmazlıklar ile bunun önü bile tıkanabilir.

 
Bu bağlamda parlamenter sistemi toptan yıkıcı, yok edici, Cumhuriyeti işlemez hale getirici 16 Nisan sahte referandumu da sahte diploma nedeniyle bir çırpıda yok sayılarak derhal parlamenter düzene geçilmelidir.

 
AKP’nin ve önderleri ile birlikte Cumhuriyeti yıkıcı mensuplarının Türk yargısına verecekleri hesaplar çok ağır olacaktır.

 
Büyük Atatürk’ün kurduğu ama AKP’nin dinci çeteler eliyle yıktığı Cumhuriyet tüm kurumları ile 1923 fabrika ayarlarına yeniden döndürülecektir.

 
Dinci çeteler büyük bir temizlik harekatı ile resmi ve yarı resmi kurumlardan tıpkı fetö çeteleri gibi temizlenecektir.

 
Devrimlerin kısa sürdüğü ama karşı devrimlerin uzun yıllar aldığı sosyoloji biliminin yasasıdır.

 
Yüce Atatürk devrimlerini kısa sürede yaptı ama karşı devrimciler gerektiğinde yer altına inerek çalışmalarını hırsla sürdürdü ve gelinen bu noktada ülkenin her tarafına egemen olarak Cumhuriyetçilere ve aydınlara asla yaşama hakkı tanımıyorlar.

 
Bu nedenle Türk milleti Atatürk’ün Cumhuriyeti’ni yeniden kurduğunda karşı devrimci gerici unsurlara asla ödün vermemeli, en küçük kıpırdadıklarında onları laik Türk yasaları ile cezalandırmalıdır.

 
Çünkü gerici karşı devrimcilerin meşrepleri gereği en küçük fırsatı değerlendirir ve bir delikten içeri sızmaya çalışırlar.

 
Maalesef Türk milletinin ebedi önderi Yüce Atatürk’ten sonra bilhassa sağ iktidarlar başta olmak üzere oy uğruna karşı devrimci gericilere çok büyük ödünler veridi.

 
Ve böylece Cumhuriyet tarumar edildi.

 
Başımıza gelen gerici belalardan milletçe ders almalıyız.

 
Dinci çetelere hiçbir zaman iyilik nazarı ile bakmamalıyız.

 
Son olarak yineleyeyim, İBB zaferi Sakarya Meydan Muharebesi hükmündeydi ve Türk milleti kazandı.

 
Şimdi sıra demokratik olarak yapılacak Büyük Taarruz’da yani genel seçim zaferinde. Çok yakında İzmir Marşı’nı milletçe Arapçı gerici AKP iktidarına karşı söyleyeceğiz.

 
Ve tıpkı Yunanlıların kovulduğu gibi vatanımızı işgal eden 6 milyon Arap ve Ortadoğulu cürufat ülkelerine postalanacak.

 
Ülkemiz Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda yeniden Batı uygar dünyası ile buluşacaktır.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Cem Uzan cumhurbaşkanı olmak için Türkiye’ye dönecekmiş!
Diyanet ve cemaatler laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yok etmekte kararlılar!
Tayyip Erdoğan Türkiye ve Türk ulusu için milli güvenlik sorunudur!