Temel Karamollaoğlu milli dik duruşla etkin ve kararlı bir liderlik gösterdi

Temel Karamollaoğlu milli dik duruşla etkin ve kararlı bir liderlik gösterdi
11 Mayıs 2018 14:37

Liderliğin en temel özelliği davasından zerre kadar ödün vermeden ve hiçbir güce boyun eğmeden, yeise kapılmadan karalı ve emin bir şekilde kendisine omuz veren arkadaşlarıyla birlikte yoluna devam edebilmektir.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

İşte Saadet Partisi genel başkanı Temel Karamollaoğlu liderliğin diğer vasıfları ile birlikte böyle gerçek bir liderlik sağlamıştır, Türkiye’nin hayat-memat(yaşam-ölüm) meselesi olan bu kritik dönemde.

 

 

Türkiye’nin 24 Haziran seçimleri sonrası, seçim sonrası sonuçlara bağlı olarak iki durum meydana çıkacaktır.

 

 

Ya 16 yıllık RTE ve AKP’sinin yıkım müteahhitliği politikalarına bağlı olarak milletçe yok olup gideceğiz, ya da bunları Türkiye’nin yönetiminden demokratik yollarla uzaklaştırarak yeniden milli çıkşla ayaklarımızın üstünde duracağız.

 

 

İşin doğrusunu söylemek gerekirse bize böyle milli bir çıkışın temelini atan Temel Karamollaoğlu olmuştur.

 

 

Belleğimizi iyi yoklarsak ittifakların kurulma aşamasında RTE vereceği belli sayıda milletvekili kontenjanı ile Temel Karamollaoğlu ile görüşmeler yaparak Saadet Partisi’ni ittifaka katmak istemişti ki, ‘’Milli Görüş’’ün temsilcisi partinin çalışma modelini ve disiplinli çalışkan teşkilatlarını çok iyi bilen birisi olarak çok karlı çıkacaktı.

 

 

Öyle ki, Saadet Partisi o anlamda MHP’den daha verimli olacaktı RTE için.

 

 

Temel Karamollaoğlu RTE’ye neden yem olmadı, onu kısaca açıklamak istiyorum.

 

 

Şundan hiç kuşkunuz olmasın ki, Temel Karamollaoğlu Türkiye’nin ve 80 milyon insanın kurtuluşu ve selameti çin çok idealist bir şekilde yapmıştır bunu ve RTE’nin teklif ettiği her şeyi elinin tersi ile itmiştir.

 

 

Bakın neden?

 

 

En temel nedeni Erbakan Hoca’nın milletinin değerlerinden ve haklarından nokta kadar ödün vermeyen bir düşünsel ve ruhsal yapıda olması ile birlikte davasından ölünceye kadar vazgeçmeme kararlığında olmuş olmuş bir lider olmasıdır.

 

 

Gerçek bir lider olan Necmettin Erbakan, ölünceye kadar milletine ve vatanına dışgüçlerle işbirliği halinde ihanet edişini ve onu nasıl yönetimden uzaklaştıracakları konusunda hiçbir zaman mücadeleyi bırakmamıştır.

 

 

Hatta ölmeden önce kendi ‘’A’’ takımına ve partisinden olmayan bazı tanınmış siyasetçilere vasiyette bulunmuştur.

 

 

Örneğin bunlardan biri Namık Kemal Zeybek’tir ki, vefatından birkaç gün önce kendisini çağırıp, RTE’nin yönetimden uzaklaştırılması hususunda önerilerde bulunmuş ve yardım istemiştir.

 

 

Bir de Erbakan Hoca’nın RTE’yi manevi açıdan ne kadar da suçlayıcı betimlemelerde bulunduğunu biliyorum.

 

 

İşte bu bağlamda olmak üzere Erbakan Hoca’nın ‘’A’’ takımından olan Temel Karamollaoğlu RTE’nin karşısında milli dik duruşla durmuş ve liderinin vasiyetini gerçekleştirmek için bir politika izlemiştir.

 

 

Ve, milletin aleyhindeki çıkarcıların birleştiği ‘’Cumhur İttifakı’’nda değil, milletin lehindek vatan ve millet sevdalısı ‘’Millet İttifakı’’nda yerini almıştır partisi ile birlikte.

 

 

Küresel güçlerin AKP taşeronları Temel Karamollaoğlu ile ilgili güya insanları olumsuz etkileyecek alçak müfteri senaryolar uydurmuş ama bunların hiçbiri amacına ulaşmamıştır.

 

 

Bir defa şunu anımsatalım ki, milli bir lider olan Erbakan Hoca makul tüm partilerle işbirliği hususunda takımına bir siyasibir kültür vermiş ve bu kültürle Türkiye çok yararlar sağlamıştır.

 

 

Örneğin, CHP-MİLLİ SELAMET PARTİSİ koalisyon hükümetinde Kıbrıs’ı kurtardık,

 

 

Tevekkeli şimdi bu hükümet Kıbrıs’ı Yunan’a peşkeş çekip kurtulmak istiyor. Kürtlerin ‘’Millet İttifakı’’ Erbakan Hoca’nın siyaset talebesi olan Temel Karamollaoğlu sayesinde kurulmuştur dersek asla yanılmış olmayız.

 

 

Ama bu ittifaktan azami yararı sağlamak için oyların nasıl hesaplanacağını ve ittifak ortaklarına nasıl yansıyacağını seçmene açık bir şekilde çok iyi anlatmak gerekir.

 

 

Bu halka anlatıldığı zaman şunu hiç yüksünmeden söyleyebiliriz ki, Saadet Partisi’nin potansiyel olarak çok yüksek oyu vardır ve bunun çoğu da AKP’den kayacak oylardan oluşacaktır.

 

 

Zira geçmişi de düşünürsek Saadet Partisi’nin kemikleşmiş oylarının hemen hemen tamamı AKP’dedir.

 

 

İşte bu bağlamda bunların çok önemli bir kısmı bu seçimde geri alınabilir ve ‘’Millet İttifakı’’ TBMM’yi etkin bir şekilde kullanır; RTE cumhurbaşkanı seçilse bile eli kolu kilitlenir ve yıkım müteahhitliğini şöyle veya böyle bırakmak zorunda kalır.

 

 

Bazı kentler yakın siyasal tarihi de dikkate alırsak Saadet Partisi çok yüksek potansiyel oylara sahiptir.

 

 

Bir defa İstanbul, Ankara, Bursa, Konya, Kayseri, Erzurum, Karadeniz’in bazı kentleri ile Güneydoğu Anadolu’daki kentlerin tamamında dindar Kürt oyları Saadet Partisi için oy depolarının olduğu kentlerdir.

 

 

Saadet Partisi belli bir güçle TBMM’ye girdiği taktirde AKP’nin ampulu çok kısa sürede patlayacaktır.

 

 

Ve, en önemlisi de 7 Haziran-1 Kasım 2015 modeli gibi çok kısa sürede bir erken seçim olacaktır, çünkü RTE’nin elinden TBMM’yi aldığınızda onun kilitlenmiş vaziyette ortada sap gibi kalacağı çok açıktır.

 

 

Bu defa çok erken bir seçim kararı da artık bana ‘’TAMAM’’ dediniz, anladım, hadi hoşça kalın anlamına gelecektir ama akıbetinin nasıl olacağını şimdiden kestiremeyiz.

 

 

Şunu belirtmeden geçemeyeceğim, Temel Karamollaoğlu’nun RTE dolayısıyla milli ve onurlu dik duruşunu bu millet hiçbir zaman unutmayacaktır.

 

 

MUHSİN YAZICIOĞLU’NA İHANET EDEN KÜÇÜK HERİFLER

 

 

Muhsin Yazıcıoğlu gerçek ve milli bir liderdi.

 

 

Yakından tanırım, taa üniversite öğrencilik yıllarımdan.Ankara’da Yıldırım Beyazıt Yurdu’nda kalırdık ve o Ülkü Ocakları Genel Başkanı’ydı 1970’lerin sonlarına doğru.

 

 

Muhsin Yazıcıoğlu Veterinerlik, ben de eczacılık fakültesinde okurdum.

 

 

Yyrtta tüm öğrencilerle sık sık sohbetleri oludu.

 

 

Bağrıyanık Anadolu delikanlısıydı.

 

 

Yoksul bir ailenin vatan ve millet aşkı taşıyan onurlu bir bireyiydi.

 

 

Yiğitti, o genç yaşında bile çok olgun bir kişiliği vardı.

 

 

12 Eylül’de askerin kendisine yaptığı onca zulme, işkenceye rağmen Türk ordusu dendiği zaman vücudu titrercesine heyecan ve gurur duyardı.

 

 

Milletvekilliği dönemimde Ankara’dan İstanbul’a giderken tesadüfen yan yana düşmüşüz.

 

 

Bu yolculukta kendisine Reis-Reis diye hitap ederdik ama kendisine, bunun diktatörün reisliği ile hiç ilgisi yoktu, çünkü yiğitliği ve koruyuculuğu ile bunu hak ediyordu-neden devletin hazineden BBP’e verdiği paranın-siyasi partilere yardım bağlamında alınan para-kalan kısmını tekrar hazineye iade ettiniz? Diye sordum.

 

 

Verdiği yanıt gözyaşartıcıydı:’’Türk milletine ait parayı hangi vicdanla partiye harcayacağım, kalan kısım fazlaymış ve tekrar milletime harcanmak üzere iade ettim.’’

 

 

İşte Muhsin Yazıcıoğlu böyle bir vatan ve millet dostuydu.

 

 

Muhsin Yazıcıoğlu 2007 BBP’in olağanüstü büyük kongresinde mealen şöyle diyordu:’’Ben BOP eşbaşkanıyım diyen Erdoğan’dan cumhurbaşkanı olmaz…’’

 

 

Ve bugün Muhsin Yazıcıoğlu’nun makamında oturan cüce ruhlu küçük herif RTE’yi tekrar cumhurbaşkanı yapmak için ‘’Cumhur İttifakı’’ denilen yıkım müteahhitliği birliğine katıldı.

 

 

Vatan millet için mi bunu yaptı?

 

 

RTE’nin olduğu br yerde vatan millet kavramlarının esamesi dolaşmaz.

 

 

Ya ne için katıldı?

 

 

Sırf milletvekili olmak için liderinin davasını sattı.

 

 

Yani liderine taammüden ihanet etti.

 

 

Bu herif RTE’nin BBP’i ziyaretinden sonra verdiği demeçte ‘’Cumhurbaşkanımızın bize karşı cömert davranacağından şüphemiz yok’’ diyerek küçüklüğün en numune örneğini göstermiştir.

 

 

Ondan öncede o makamda oturan bir başka küçük herif bakanlık vesilesiyle RTE’nin kayığına binmiş ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun milli davasını ihanet edecesine satmışlardır.

 

 

Rahmetli Reis, kaderin cilvesine bak; koynunda kimleri barındırmışsın.

 

 

Ama yüreğim sakin, çünkü rahmetli Reis’in evlatları alperenler ve sevenleri asla ihanet edenlere destek vermeyecek, herkesi bu hususta uyaracaklardır.

 

 

 

Lidere vefa konusunda keşke Temel Karamollaoğlu’nu örnek alsalardı küçük herifler!

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Titanik batıyor
Diyanet başkanı Ateizm ve Deizm ile mücadele edeceğine Cumhuriyet ile kavga ediyor
FETÖ’nün piçleri!