TBMM’nin içini boşaltan üç kafadar: RTE-Kılıçdaroğlu-Bahçeli

TBMM’nin içini boşaltan üç kafadar: RTE-Kılıçdaroğlu-Bahçeli
26 Mayıs 2018 16:46

Evet, makalenin başlığını yanlış okumadınız; TBMM’nin millilik, cumhuriyetçilik ve Atatürkçülük karakteri, RTE’nin 2002’de iktidara gelişinden itibaren ve geçen yıllar içinde diğer iki kafadar olan Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin de devreye girmesi ile birlikte bugün gelinen düzey itibariyle tamamen boşaltılmıştır.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

Lafı hiç dolaştırmadan ne demek istediğimizi anlatalım.

 

 

Önce bir saptamayı ortaya koyalım.

 

 

Siyaset insan merkezlidir ve siyaset değirmenine giren insanların fikir ve görüşlerine göre devlet politikaları düzenlenir ve icraat yapılır.

 

 

Değirmene öğütmek üzere taşıdığınız buğday ise buğday unu, yulaf ise yulaf unu, çavdar ise çavdar unu elde edersiniz.

 

 

Şimdi hemen olaya girelim.

 

 

TBMM’nin millilik, cumhuriyetçilik ve Atatürkçülük kanatlarının kırılarak içinin boşaltılması işlemi kararı RTE’yi iktidara getiren ABD’nin Irak’ı parçalamak ve Ortadoğu’da BOP(Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi) kapsamında 22 ülkenin sınırlarını değiştirmek, Amerikan askerlerinin ki sayısı 62 bini bulan ve ağır silah, savaş uçakları, savaş gemileri ile birlikte Türk topraklarına, havaalanlarına, limanlarına yerleşmek üzere, yine ABD tarafından dayatılan 1 Mart 2003 Tezkeresi’nin o günün milletvekilleri olan CHP’nin tamamının ve AKP’nin 366 milletvekilinden içinde benim de olduğum 100 kadar milletvekilinin bu iğrenç vatana ihanet tezkeresini reddetmesiyle dananın kuyruğu kopmuştur.

 

 

Çünkü o günün parlamento yapısında AKP’nin içinde belli oranda milliyetçi vatansever idealist milletvekilleri bulunuyordu.

 

 

Ve, yine o günün koşullarındaki CHP, Deniz Baykal’ın liderliğinde tam anlamıyla Atatürkçü, cumhuriyetçi karaktere sahip olduğu için milletvekillerinin tamamına yakını milliyetçi-ulusalcı ve saf Atatürkçüydü.

 

 

İşte 2008’teki böyle bir TBMM yapısıyla ihanet teskeresi bir çırpıda vatansever milletvekillerince reddedildi.

 

 

Bu reddetme kararında benim de bir oyum olduğu için bunu yaşamımın en büyük onuru olarak kabul ediyorum, çünkü vatanımın işgalini önlemek her vatanseverin kabul ettiği gibi kutsallığın ve vatanseverliğin en büyüğüdür.

 

 

İşte ABD, 1 Mart 2003 Tezkeresi’nin vatansever Atatürkçü milletvekillerince reddedilişinden sonra bir karar aldı.

 

 

Bu karar TBMM’nin millilik, vatanseverlik ve Atatürkçülük vasıfları tamamen boşaltılarak çıkara dayalı ilişkilerin olduğu bir yapıya ulaştırılmasına karar verdi.

 

 

Bu bağlamda Beyaz Saray’ın RTE’ye verdiği ilk talimat, tezkereye ret oyu veren vatansever milletvekillerinin siyaset dışı bırakılması kararıdır.

 

 

Bu karar, ayrıntıları uzun olacak ama 2007 seçimlerinde uygulanmış ve 1 Mart 2003 Tezkeresi’ne ret oyu veren vatansever milletvekillerinin hepsi siyasetin dışına itilmiştir.

 

 

Böyle bir kararın uygulanacağını bilen bu milletvekilleri soluğu iki yıl öncesinden ANAVATAN PARTİSİ’nde almış ama saltık karakterli kişilerin varlığı ile seçime sokulmamıştır, yani çok büyük oyunlar oynanmıştır.

 

 

Ve RTE’nin AKP’si, ABD’nin bu kararı ve talimatı doğrultusunda her seçimde millilik ve vatanseverlik vasıfları olan kişileri ayıklamaya devam etmiş; çıkarcı, kişiliksiz, paragöz, yalaka kimseleri milletvekili yapmak için gayret etmiştir.

 

 

Bu bağlamda olmak üzere 2007 senesinde yeniden TBMM’ne kapak atan MHP’nin Bahçelisi asli görevine başlayarak RTE’nin her tökezleyişinde görevi icabı onu tutup siyaset bataklığına gömülmekten kurtardığını bugüne gelen ihanet durumları itibariyle, kamuoyu olarak hepimiz çok iyi biliyoruz ki, özet olarak bile anlatmaya gerek yok.

 

 

Yani TBMM’nin millilik, vatanseverlik, Atatürkçülük vasıflarının tamamen alınarak içinin boşaltılmasındaki rolü, not baremi ile değerlendirirsek 100 üzerinden 100’dür.

 

 

TBMM’nin içinin millilik, vatanseverlik, Atatürkçülük bağlamında tam anlamıyla boşaltılması için CHP’ye el atılması gerekiyordu.

 

 

Bildiğiniz gibi 2009’da Deniz Baykal’a yapılan bir kaset operasyonu sonucu CHP liderliğinden indirilerek yerine 1038 Dersim hadiselerinden dolayı duygusal boyutu ile Atatürk’ü nokta kadar sevmediğini bildiğimiz, ancak takıyye ile Atatürk’ü öven sözler söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, nam-ı diğer kendi koyduğu adla Dersimli Kemal genel başkanlığa getirilerek ABD tarafından gereği yapılmak üzere işlem tamamlanmıştır.

 

 

Dersimli Kemal’in genel başkan olduğu ilk seçim yılı olan 2011!de Deniz Baykal’ın milletvekili yaptığı Atatürkçü vatansever, cumhuriyetçi milletvekillerinin büyük bir çoğunluğu liste dışı bırakılarak, Atatürk düşmanı, cumhuriyet ve Türklük değerleri karşıtı, küreselci çıkarcı kişiler milletvekili yapılarak TBMM’nin yukarıda bahsettiğim çerçeve içinde TBMM’nin içi büyük ölçüde boşaltılmış ana elbette tam anlamıyla hedefe ulaşamamışlardı.

 

 

Bu hedefe tam anlamıyla ne zaman ulaşacaklardı?

 

 

2015 seçimlerinde hedefe büyük oranda ulaştılar ve Atatürkçüler çok az birkaç ad müstesna-bunlara halkın tepkisi nedeniyle güçleri yetmedi-tamamen CHP’den tasfiye edilerek, millilik değerleri kaygısı olmayan, ancak genel başkanlarının tüm dediklerine kişiliksiz bir şekilde kafa sallayan karakterleri milletvekili yaptılar.

 

 

Ve, 24 Haziran seçimleri için ABD’nin hedefi olan operasyonu tamamlayarak kalan bir avuç yiğit, vatansever, antiemperyalist, Atatürkçü düşünce değerlerini asla tartışamayacağımız milletvekilini de listelerinin dışına atarak küreselci çıkarcıları aday yaptılar.

 

 

Şundan emin olasınız ki, Dersimli Kemal karşısına iki defa rakip olarak çıkan Muharrem İnce’yi bile harcamak için aday göstermiştir ve bu umudu hala daha devam etmektedir.

 

 

Ama bizler Dersimli Kemal’in bu umudunu boşa çıkarmalı ve Muharrem İnce’ye gereken desteği vermeliyiz.

 

 

Dersimli Kemal’in geçmiş yıllarda partisinin kurmaylarının bile haberi olmadan ABD Büyükelçisi Françis Ricciardone ile Sheraton Otel ve ABD elçiliğinde görüşüp baş başa yemekler yemeleri ve yine başka bir tarihte başka bir büyükelçi olan John Bass ile görüşmeleri CHP’den vatansever Atatürkçüleri tasfiye bağlamında olduğu bir gerçekti.

 

 

Bugün gelinen düzey ile TBMM’nin millilik, vatanseverlik, Atatürkçülük vasıfları ABD projsi kapsamında tamamen alınmıştır.

 

 

Bir örnek verecek olursak, bir daha milletvekili olmaları için verdikleri ‘’evet’’ oyunu kameralara göstererek zarfa koyan bir milletvekilinde kişilik aramak gerçekten beyhude bir iştir ve bunlar AKP’de de, MHP’de de yeniden aday yapılmışlardır.

 

 

CHP listeleri aynı bağlamda doldurulmuş ve etkin olan uluslcı Atatürkçü adlar liste dışı bırakılmıştır.

 

 

Eren Erdem, İlhan Cihaner, Ali Şeker, Zeynep Altıok, Barış Yarkadaş, Mustafa Balbay, İnönü’nün torunu Gülsüm Bilgehan, Haluk Pekşen, Necati Yılmaz, Musa Çam vs’ler hep bu bağlamda liste dışı bırakılarak TBMM’nin içi boşaltılmıştır.

 

 

Burada bir gerçeği daha paylaşalım yazıya devam edelim, Kılıçdaroğlu cesur çıkışları nedeniyle Eren Erdem’i bazı söylemler nedeniyle kullanmıştır ve bu söylemler Erdem’in başına hukuksal işler açabilir, bu nedenle KENDİSİ Kılıçdaroğlu ile ilgili ne biliyorsa konuşmalıdır, kendisini ancak böyle koruyabilir.

 

 

ABD hedefe varmıştır.

 

 

1 Mart 2003 Tezkeresi ile başlayan milliyetçi vatansever Atatürkçü adları TBMM’den tasfiye işlemleri geldiğimiz nokta itibari ile tamamlanmıştır.

 

 

Yeni gelecek TBMM milletvekilleri yapısı Türk milletini temsil etmeyecektir.

 

 

Bu yapının değişmesi, seçimden çok kısa süre sonra yapılacak ki, RTE’nin yenilgisi tıpkı 2015’te olduğu gibi bunu sağlayacaktır.

 

 

Bu bağlamda millilik vasfı rahmetli Erbakan’ın bıraktığı siyasi mirastan dolayı Saadet Partisi’nde çok yüksektir; TBMM’ne bu dönem girecek bu partiye ait milletvekili sayısı ile bir atak yapılacak ve bu seçimden sonra yapılacak ilk seçimde tüm partilerde milli isimlerin milletvekili yapılmasına özen gösterilecektir.

 

 

Saadet Partisi’nin TBMM’deki etkin varlığından dolayı buna mecbur kalacaklardır.

 

 

1 MART 2003 Tezkeresi’nin kahramanlarının diğer siyasi partilere de yaptıkları istihbari sinsi uygulama ile yönelmesini de önleyen bu alçak projenin belini Saadet Partisi önemli ölçüde kıaracaktır ve daha sonra gelecek TBMM’nin millilik vasıfları olumlu olarak önemli ölçüde değişecektir.

 

 

Tüm vatansever millici düşünenlere çağrım odur ki, ittifak yasasının getireceği ek gücü de dikkate alarak Saadet Partisi’ne destek verelim.

 

 

İnanın ki, RTE’nin en çok korktuğu Saadet Partisi’dir.

 

 

Çünkü RTE millilik-yerlilik yalanları-masalları söylüyor, Saadet Partisi ve onun bugünkü lideri Temel Karamollaoğlu bu yalanların boyalarını döküp sahteliğini ortaya çıkarıyor.

 

 

RTE’nin gücü olan muhafazakarlar uyandığı an ki, Saadet Partisi bu uyanışı çok iyi yapıyor, AKP aniden çöküşe geçecektir.

 

 

Dün Ankara Gölbaşı’nda afiş çalışması yapan Saadet Partisi mensuplarına MHP’li bazı köpekçilerin saldırmasının nedeni budur ve AKP’liler yukarıda bahsettiğim bu korku nedeniyle onları kışkırtmıştır.

 

 

Bu makalede işlediğim TBMM’nin milletvekili bağlamında millilik-vatanseverlik bağlamında içinin yeniden gelecek seçimlerde doldurulması çok önemlidir ve Türkiye’nin yaşamsal meselesidir.

 

 

Şu bir hayal değildir ki, mutlaka TBMM’nin Nillilik, vatanseverlik, Atatürkçülük vasıflarını boşaltan üç kafadar RTE, Kılıçdaroğlu, Bahçeli milleti arkamıza alarak siyaset dışına itilmelidir.

 

 

Bu seçim bu anlamda önemlidir ve Saadet Partisi’ne b u anlamda destek ve önem verilmelidir.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Düşmanınız hata yaparken asla onu rahatsız etmeyin!
Cumhuriyet Halk Partisi’nin şu anda tek muhtaç olduğu hususiyet!
Türkiye’de demokrasi bitmiştir ve liderlerin kökü kurumuştur!