Tayyip'in iki yüzü

Tayyip'in iki yüzü
21 Şubat 2013 00:51

İmralı’da Apo ile müzakereler, Erdoğan’ın BDP’ye bakışını da değiştirdi. “Cani ceset avcısı ve kalleş” dediği BDP’lilere, “Seçilmiş milletvekili” diye sahip çıktı.

 

 

 

Sözcü Gazetesi’nin haberine göre, Başbakan Tayyip Erdoğan, PKK terörü, BDP’lilerin dokunulmazlığı ve
İmralı’da yatan teröristbaşı Öcalan’la görüşme konusunda son bir yılda çelişkili açıklamalara imza
attı.

 

Sürekli kendiyle çelişen ve bir önceki açıklamasını yalanlayan
Erdoğan, AKP’lilerin dahi kafasını döndürdü.
İşte onlardan bazıları:

 

 

 

 

 

 

 

 

“Allah bizi affetmez”

 

 

4 Aralık 2012: BDP, terör örgütünün
iradesini temsil etmeyi seçti. Kürt meselesi adıyla bir başlık atıp, bir Türk meselesi çıkarmak için tahrik
içinde oldu. Bu memleket yol geçen hanı mı? Biz kalkıp, “Tabi canım güzel
yapıyorlar”
diyemeyiz. BDP şımarıyor, şımardıkça sınırları aşıyor. Terör örgütünün
uzantısı olarak TBMM’nin çatısı altında olmayı biz kabul etmeyiz. İstedikleri
gibi at oynatmalarına müsaade etmeyiz. Biz buna sessiz kalacak olursak bu halk
bizi affetmez, Allah da bizi affetmez.

 

 

 

“BDP de risk almalı”

 

15 Şubat 2013:
Şunu herkes bilsin ki, attığımız ve atacağımız adımlar milletimize rağmen olmaz.
BDP’ye bunu ısrarla izah ettik. AKP olarak biz bir risk alıyor, ülkenin kanayan
yarasını sarmasının mücadelesini veriyoruz. BDP sen bu riski almak durumundasın.

 

 


“Masaya oturmayız”

 

 

21 Ağustos 2010: AKP iktidarı olarak terör örgütüyle
hiçbir zaman masaya oturmadık, oturmayacağız da. Bizim felsefemizde,
anlayışımızda böyle bir şey
olamaz.

 

 

“Görüşmeler olabilir”

 

 

28 Aralık 2012: Ada’yla görüşme yaptırırız.
Kimlerle? Bu işlerle görevli olan elemanlarımız vasıtasıyla. İmralı’yla ilgili
görüşmeler yine olabilir.

 

27 Eylül 2012: Terörle iç içe olanla neyi
konuşacağım? Teröristle yanak yanağa olan bir eşbaşkanla nasıl olacak da ben
konuşacağım.

 

Şehit anneleri, ağlayan anneler beni onlarla bir masada gördüğü zaman ne der? Bir tane şehit annesinin gözyaşını
bunlara değişemem.

 

8 Şubat 2013: BDP ile anayasal değişiklik yapmaya sayımız
yetmiyor. Ama 330′u yakalamak adına müşterek adım atabiliriz.

 

 

 

 

 

 

 

 

“Dokunulmazlık
kalkacak”

 

 

26 Kasım 2012: Kucaklaşma, öpüşme görüntüleri şehit analarının
yüreğinde onulmaz yaralar açtı. Şehit analarının yürek dağlayan yakarışlarını ben
duyuyorum. Bunları duymazdan gelemem. Oyumuz azalırmış. Azalırsa azalsın
Türkiye sadece Doğu ve Güneydoğu’dan ibaret değil.

 

Ocak 2013: AKP 
MYK’da dokunulmazlıklar tartışıldı. İmralı süreci bitene kadar bu konunun askıya
alınması kararlaştırıldı.

 

“Kandil’e gitsinler”

 

 

5 Eylül 2012: Kendilerine çok
daha rahat yer arıyorlarsa Kandil’e gitsinler. Yargıya zaten gerekenleri
söyledik, gereğini yapıyor. Biz de parlamentoda gereği neyse onu yapacağız.

 

“Müzakere yaparız”

 

 

19 Şubat 2013: Müzakereyi bu çatı altında olanlarla
yaparız. Mücadeleyi de bölücü terör örgütüyle yaparız.

 

“Kalleş BDP’liler”

 

 

29
Mayıs 2012: Ne BDP’li kalleşlerin, PKK’lı kalleşlerin benim subayımı gelip
arkadan şehit ettiği bir devlet
değildir. Türkiye bir hukuk
devletidir. Yanlış yapan, hata yapan bedelini ödedi, ödeyecektir.

 

19 Şubat
2013: İmralı’ya gidecek heyet (BDP eş başkanları), yazılı bir müracaat henüz gelmedi. Geldikten
sonra bir değerlendirme
yapacağız.

Yorumlar

Yorumlar