Tayyip Erdoğan Türkiye’yi Makyavelist politikalarla yönetiyor!

Tayyip Erdoğan Türkiye’yi Makyavelist politikalarla yönetiyor!
1 Aralık 2019 17:13

Önce kısaca ‘’Makyavelizm’’i kısaca tanımlayalım.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

 

‘’Makyavelizm’’in kurucusu o zamanki şehir devleti statüsünde olan Floransalı İtalyan asıllı Niccolo Machiavelli’dir ve 1469-1527 yılları arasında yaşamıştır.

 

 

Makyavel tarih ve politika biliminin kurucusu bir düşünürdür.

 

 

 

Çok kısaca Makyavelizm ‘’Amaca ulaşmak için her yol mubahtır!’’ olarak bilinir.

 

 

 

Halk arasında bilinen bu tanımı biraz daha açarsak Makyavelizm ‘’Siyasal amaca ulaşmak için her türlü ahlaksızlığın yapılabileceği savı. İtalyan düşünürü ıı Principe yapıtıyla ünlü Niccolo Machiavelle’nin adından türetilmiştir. Yapıtında devletin gücünü dinden değil ulustan, törebilimden değil pratikten alması gerektiğini savunan Macchiavelli devleti yaşatmak için her türlü kötülüğün yararlı ve iyi olduğunu ileri sürer!’’ anlamı ile de mücehhezdir.

 

 

 

Macchiavelli bu konudaki düşüncelerini zamanının şehir krallarına yazdığı ‘’PRENS’’ adlı yapıtında açıklamaktadır ki, başka bir yayınevi bunu Türkçeye ‘’HÜKÜMDAR’’ adı ile çevirmiştir.

 

 

 

Şimdi Makyavel’in ‘’PRENS’’ adlı kitabını takip ederek Tayyip Erdoğan’ın 18 yıldır uyguladığı ‘’Makyavelizm’’ politikalarını gözler önüne serelim.

 

 

 

Makyavel bu kitabında ‘’İnsanlar o kadar basit kafalı ve acil ihtiyaçlarının baskısı altındadırlar ki, bir kurnaz aldatmaya hazır bir yığın insan bulabilir.” der.

 

 

 

18 senedir sadaka cinsinden erzak paketleri ve kömür torbaları ile Tayyip Erdoğan böyle oy toplayıp iktidarını sürdürüyor.

 

 

 

Makyavel bu yapıtında yine ‘’İnsanlar kendilerine ağır zarar verenlerden değil, hafif zarar verenlerden intikam alırlar; bu yüzden kişiye verilen bir zarar intikama yol açmayacak şekilde olmalıdır; dolayısıyla bu bağlamda şunu görmekteyiz ki insanlara karşı ya cömertçe davranmalı, ya da onları yok etmelidir.” der.

 

 

Tayyip Erdoğan fetönün alt tabakalarını hiç acımadan ezerken, kodeslere tıkarken siyasi ayaklarını baş tacı etmesi Makyavel’in bu prensibine çok uygundur ve tüm kesimlere karşı da bunu uygulamaktadır.

 

 

Yine Makyavel ‘’Adalet daima güçlüden yanadır’’ der.

 

 

Buna göre Tayyip Erdoğan’ın yargıyı nasıl kontrol altında tuttuğunu anlayın.

 

 

 

‘’Din, ahlak, hukuk devlete bağlıdır. Amacı gerçekleştirmek için gerektiğinde devlet bunları alet olarak kullanmalıdır’’ prensibini ele aldığımız zaman Tayyip Erdoğan’ın bunları doya doya kullandığını halk olarak yakından bilmekteyiz.

 

 

 

Yine ‘’PRENS’’ adlı yapıtında Makyavel ‘’Genel olarak insanlara ve sözlerine güvenilmez, çünkü insanlar size verdikleri sözü, sizin de onlara verdiğiniz sözü tutmayacak sefil yaratıklardır, sizin de onlara verdiğiniz sözü tutmanız gerekmez. İnsanlar genel olarak kötüdürler, bu nedenle de her türlü kötülüğü hak ederler. Kaçman gerektiğinde kaç, cesur olman gerektiğinde cesur ol, her şeyi kendin için yapıyorsun. Düşmanınıza saldırabilirsiniz, doğru mu yanlış mı yaptığınızı düşünmeniz gerekmez; er ya da geç yargıçlarınız sizi haklı çıkarmak için en iyi gerekçeleri bulacaktır nasıl olsa!’’ der ve hiçbir kuşkuya mahal bırakmayacak şekilde bunları birebir Tayyip Erdoğan’ın uyguladığını biliyoruz ki örnek vermek gerekmez bile.

 

 

 

Yine Makyavel ‘’Türkiye’yi ele geçirmek zordur. Türkleri kolay kolay liderleri aleyhine ayartamazsınız. Ama bir kere Türkiye’yi ele geçirdiniz mi onu uzun süre elde tutabilirsiniz. Türkler bağlılıklarını bu kez sizin otoritenize bağlılık şeklinde göstereceklerdir’’ der ve Türk ulusu olarak başımıza geçirilen ‘’Makyavelizm’’ çuvalının en dehşetlisidir ki, Tayy,p Erdoğan bunu doya doya kullanıyor.

 

 

 

Türk ulusunun sesi soluğu çıkmıyor, vatanları Arap ve Ortadoğu’nun milyonlarca zibidisi tarafından işgal edildiği halde, Cumhuriyet tarihinde 18 adamızı Yunanistan’a peşkeş çekildiği halde ‘’tıss’’ ses yok.

 

 

 

Milletin mal varlıkları yabancılara peşkeş çekildiği halde Tayyip Erdoğan Türkleri bu zayıf noktasından yakalamış ve her gün yeni yükler bindiriyor sırtımıza!

 

 

 

‘’Namuslu kişilerin ortasında tam anlamıyla namuslu olmak isteyen bir adam er geç mahvolmaktan kurtulamaz!’’ diyen Makyavel AKP içindeki namuslu kişilerin nasıl mahvolduklarını, namussuzların ise mal varlıkları ile nasıl köşe başlarını tuttuklarını çok açık olarak göstermektedir.

 

 

 

AKP’de namuslu dürüst insanların hiçbir zaman yeri olmamıştır ama namussuz sahtekar üçkağıtçılar hep baş tacı edilmiştir.

 

 

 

Makyavel ‘’Talih kadın gibidir, sertliğe ve cesarete boyun eğer!’’ der ‘’PRENS’’ adlı ünlü yapıtında ve Tayyip Erdoğan’ın rakiplerine, üst bürokratlara sert ve cesur davranmasının nedeni budur.

 

 

 

‘’İyi askere sahip olunca insanın her zaman iyi dostları olacağını kim bilmez!’’ Makyavel tezini Tayyip Erdoğan en iyi şekilde uygulamış, Atatürkçü orduyu yok ederek yerine kendine bağlı bir hükümet ordusu kurmuştur ki bunu yaparken de fetöcülerle işbirliği yaparak Türk ordusunun Cumhuriyete bağlı general, subay ve astsubaylarını yıllarca kodeste yatırmıştır.

 

 

 

Makyavel’in ‘’Eğer bir ulus iktidarda bulunan şereften, onurdan, ahlaktan yoksun davranışlarını yalnızca kendi siyasal görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o ulus erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren bir ulus bir gün yurdunu da yitirir!’’ düşüncesini hiçbir yoruma tabi tutmadan bugünkü halimize göre herkes değerlendirmeli.

 

 

 

Makyavel ‘’Bir üçüncüye saldırmak için kime kendinden daha kuvvetli bir ikinciyle ittifak yapmamalıdır; zira birlikte kazanılan zafer onu bu defa daha kuvvetli olanın insafına terk eder. Her şeyden önce bir başkasının insafına mahkum olmaktan kaçınılmalıdır’’ tezine göre hareket eden Tayyip Erdoğan yanına güdebileceği Devlet Bahçeli gibi güçsüz siyasi figürleri almaktadır.

 

 

 

Yine Makyavel ‘’Zayıflar bir araya geldiklerinde ayrı bir kuvvet oluşturacak olanlarsa , onlarla da ittifak etmek yanlış ve tehlikelidir. Çünkü onların kendi aralarında aynı şeyi düşünüp bu kez kuvvetli olan sana karşı her an birleşebileceklerdir’’ düşüncesine iman etmiş olan Tayyip Erdoğan birleşen muhalefete ne murdar çamurlar attığını çok yakından bilmekteyiz.

 

 

 

‘’Halkın karakteri oynaktır, onları düşünceye sürüklemek kolay ama orada tutmak zordur’’ Makyavel prensibine karşın Tayyip Erdoğan sürekli olarak insanların beynini din duyguları ile doldurarak kitleleri oyalamaktadır.

 

 

 

Tayyip Erdoğan geçen gün ‘’Hayatın merkezine dini koyacağız’’ diyerek şeddeli bir ‘’Makyavelist’’ politika izleyeceğinin sinyalini vermiştir ki, 18 yıldır zaten bunu uygulamaktadır. Çünkü Müslüman ülkelerde kitleleri uyutmanın başka bir yolu yoktur.

 

 

 

Kalkınmış ileri Batı ülkelerinde hayatın ne merkezinde ne de kenarında dinin yeri yoktur, sadece hayatın merkezinde felsefe, bilim ve teknoloji vardır.

 

 

 

Ayrıca Tayyip Erdoğan laik Türkiye Cumhuriyeti Anayasası , yasaları ve değiştirilmesi asla teklif dahi edilmeyecek Atatürk devrimlerine göre ağır cürüm işlemiştir, biriken suç dosyasına bu da eklenmiştir.

 

 

 

 

Tayyip Erdoğan’ın ‘’Makyavelist’’ politikalarına karşın muhalefet çok etkin mücadele vermelidir.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Suriyelilerin Türkiye’yi istilası ve şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit eden iktidar sahipleri
Tayyip Erdoğan Türkiye’yi Makyavelist politikalarla yönetiyor!
Türkiye’yi hareket halindeki korkunç cehalet yönetiyor