Sözcü Gazetesi’ni kapatırlar mı?

Sözcü Gazetesi’ni kapatırlar mı?
19 Mayıs 2017 17:30

Asıl hedefin Sözcü Gazetesi’ni kapatmak olduğu görülüyor.

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 
Zira hakkında gözaltı kararı çıkarılanlar…

 
1-Gazetenin sahibi, yani gazetenin maddi varlığını sürdürebilecek kişi

 
2-Gazetenin finans müdürü, yani gazetenin finansal işlerini yürüten kişi ve bu kişinin gözaltına alınma kararı Sözcü’nün finansal yapısının yaptırıma tabii tutulacağını gösteriyor

 
Bunun dışında hakkında gözaltı kararı çıkarılan iki kişi yaptıkları bir haberden ve habercilikten sorumlu olmak nedeniyle takibat altında.
Sadece bu iki kişi için gözaltı kararı olsaydı o zaman gazeteyi kapatmaya yönelik bir hamle olduğu kesinlikli olmayabilirdi.

 
Ancak hem gazetenin sahibi hem de finans müdürü hakkındaki gözaltı kararı, olayın gazetenin mali yapısını yok edecek sonuçlara matuf olduğuna işaret ediyor.

 
Dolayısıyla görünümde gazetenin kapatılmasını hedeflemeyen ancak sahibi ve finans müdürünün tabii tutulacağı yargısal süreç nedeniyle artık fiili olarak var olamaz hale getirme amacı seçiliyor.

 
Bu durumda, “Biz gazete kapatmadık, sadece sorumlulara ceza kesiliyor” denilerek, de facto olarak gazetenin kapanmasının maddi koşulları dolaylı olarak oluşturulabilir.

 
Bu durumda ve Sözcü kapanırsa o zaman Türkiye’nin en çok satan ve siyasal cephelerin bir tarafının çok okuduğu bir gazete basın sahnesinden silinir.

 
Bunun iktidara siyasi getirisi ise, her yeri dağıtan bir iktidarın günümüz koşullarında ne kadar yönetebilir olacağını göstermek olur ancak.

 
Örneğin, 2019 seçimlerinde Erdoğan’ın seçilme şansı daha da azalır.

 
Tabii, Sözcü kapansın, Erdoğan’ın seçilme şansı azalsın demediğimi söylememe gerek yok.

 
Fil gibi heryeri dağıtarak ve dağıtmanın ivme ve hacmini sürekli artırarak, ne kadar süre siyasi yönetimde kalınabilir, dikkat çekmek istediğim bu.

 
Ki, dağıtma hacim ve ivmesi arttıkça, yönetme kapasitesi de buna bağlı olarak iyice azalır.

 
300.000 civarında tirajı olan bir gazete söz konusu.

 
Ama devir 2. Dünya Savaşı devri değil.

 
Her şeye rağmen devir o devir değil.

 
Bir de…

 
Yaptıkları ve yayınladıkları haber nedeniyle gözaltına alınan iki gazetecinin epeydir hükümetin hedefinde olduğu ancak şu ana kadar gözaltına aldıracak en küçük bir kitabi altyapı bulamadıklarını anlıyoruz.

 
Gelen ve kitaba göre hareket etmemeyi kabul eden bir savcı bugün düğmeye basmış, bunu da Celal Ülgen’in açıklamalarından anlıyoruz.

 

 
Söz konusu iki gazeteci 15 Temmuz günü, Erdoğan’ın yerini haber yapmışlar.

 
Yaptıkları haberin başka bir haber sitesinden alıntı olduğunu bugün Uğur Dündar açıkladı.

 
Ki, o günü çok iyi hatırlıyorum…

 
Daha darbeciler bombalamaya ve silahla ateş etmeye başlamadan ve ortada herhangi birşey yokken ve henüz darbe oluyor lafları ortaya çıkmadan, yani saat 21.30 civarı öncesinde, hatta saat 19.00 civarında hemen tüm gazetelerde, “Erdoğan nerede”, “Tatilde, şu bölgede saklanıyor” vs. gibi haberler vardı.

 
Ve, ben o saatlerde henüz darbe olayını duymamış olduğum için bu konunun üzerinde neden bu kadar duruluyor diye düşünmüştüm.

 
Belli ki Ankara üzerinden bizim henüz duymadığımız ama aktif haber alan gazetecilerin duyduğu şeyler vardı.

 
Muhtemelen de o gün birçok gazete Erdoğan’ın nerede olduğu konusunda duyum almış olsa da, yayın yapmamıştı çekinceler nedeniyle.

 
Sözcü muhabiri ama zaten bazı sitelerde yer alan bu haberi kullanmıştı muhtemelen.

 
Erdoğan da muhtemelen, bu durumu, “Sözcü bana zaten düşman, yerimi yazarak bulunmamı istiyorlar” olarak yorumlayıp, diş bilemiş.

 
Oysa hukuk devletleri, velev ki öyle düşünsünler, insanların içinden geçenleri yargılamaz.

 
Suçu ve eylemi yargılar.

 
Hukuk devletleri diş bilemez ve kızdıkları ve hatta kendilerinden nefret ettiğini düşündükleri insanları gözaltına almaz.

 
Hukuk devletlerinde sadece tanımları çok açık suç ve ceza vardır.

 
Neyse, neyse,hukuk devleti yolunu gitmek isteyenler için anlam taşır bu sözler aslında.

 
Ve, herkes kendi yolunu gider ve gidilen yol herkesi bir yere götürür.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Hükümet AİHM’e neden cevap vermiyor?
Gerçekten ya, ne biçim yol yaptın sen?
Eski Doğu Bloku ülkeleri gibi olduk