Soner Yalçın: Bu seçimlerde bir ‘sır’ var! Anadolu Ajansı ısrarla susu­yor!

Soner Yalçın: Bu seçimlerde bir ‘sır’ var! Anadolu Ajansı ısrarla susu­yor!
5 Temmuz 2018 09:32

Soruyorlar:Sandıkta hile var mı?Diyorum ki: Daha oraya gelmedik!

 

 

Soner Yalçın / Sözcü

 

Şimdilik geldiğimiz yer; sandıklar açılır açılmaz Anadolu Ajansı’nın yaptığı algı operasyonu!

Sandık sonuçları ilçe ve il seçim kuruluna gitme­den Anadolu Ajansı yaptığı yayınla seçimi sona erdir­di/bitirdi.

Bakınız:

Algı, afyon sütüdür; kitle­leri uyuşturur!

Yanıtını vermedikleri soru­mu yineliyorum:

– Seçim günü Anadolu Ajansı ve (polis, jandarma, bekçi, korucu, kayma­kam, valisi ile topyekun) İçişleri Bakanlığı derin devlet operasyonu mu ger­çekleştirdi?

– Birlikte tüm televizyon ekranlarında manipülasyon/ yönlendirme/ etkileme mi yaptılar? Böylece seçim gecesi muhalefeti ve halkı teslim mi aldılar?

Soru aslında yanıttır!

– Polisin, jandarmanın, bekçinin, korucunun müdahil olduğu seçim demokra­tik olamaz.

– Kaymakamın, valinin müdahil olduğu seçim huku­ki olamaz.

İçişleri Bakanlığı’nın gö­revi midir seçim sonuçlarını öğrenip “bir yerlere” transfer etmek?

Böyle adil seçim olmaz.

Bu skandaldır. Kanun ortada; bu yasadışıdır…

– İçişleri Bakanlığı Fransa’da sandıklara böyle müdahale etse seçim iptal edilir.

– İçişleri Bakanlığı Alman­ya’da sandıklara böyle müda­hale etse seçim iptal edilir.

Hukuk devleti budur. Öyle ya…

– İçişleri Bakanlığı memurla­rı/görevlileri sandıklara gidip sonuçları nasıl alır?

– İçişleri Bakanlığı sandık sonuçlarını Anadolu Ajansı’na nasıl iletir?

Hele… Hele…

İçişleri Bakanlığı ve Ana­dolu Ajansı eliyle yapılan bu algı operasyonunun hede­fi– amacı belli değil mi?

Ne yazık muhalefet su­suyor; birbirini yemekle meşguller!

Hukuksuzluk artık kanıksan­dı ülkemizde…

ÖN TEKERLEK-ARKA TEKERLEK

Sadece bilgisayarla strateji oyunu oynamadılar…

Konu, İçişleri Bakanlığı’ndan açıldı. Sizlere narkotik suçlarla mücadele konusunda bir me­caz/metafor anlatayım:

Narkotikçi polisler, uyuştu­rucuyla ilgili mücadeleyi “bisik­let”e benzetir!

Bisikletin ön tekerle­ği uyuşturucu tacirlerini temsil eder. Arka tekerleği ise onla­rın yöntemlerini ortaya çıkarıp engellemek; onları yargıya teslim etmekle yükümlü güven­lik birimlerini…

Bilirsiniz ki, arka tekerlek hep ön tekerliği takip eder. Ön te­kerleğin uyuşturucu yapımı, ulaşımı, satışı için gerçek­leştirdiği “buluşu/icadı”, arka tekerlek ona ulaşınca­ya kadar sürekli değişir…

Bisikletin yolculuğu böyle sürüp gider…

24 Haziran’da kim “ön teker­lek” idi; ve kim “arka tekerlek”?

24 Haziran’da -kimin planla­dığını bilmediğim (!)- bir strateji hayata geçirildi:

Daha sandıkların “dumanı tüterken”/ sonuçlar kesinleşme­den Türkiye neyi konuşma­ya başladı?

İçişleri Bakanı Süleyman Soy­lu valilere talimat gönderdi:

“Şehit cenazelerine CHP’li il başkanları alma­yın!”

Nereden çıktı bu?

Amaç, seçim gündemini değiştirmek miydi?

Ardından… Bursa/Büyükor­han ilçesindeki şehit cenaze­sinde CHP çelengi polislerin elinden alınıp parçalanmak istendi.

Bisiklet metaforunu aklı­nıza getirin:

Ön tekerliğin “buluşu” sürekli değişiyor!

Polisin, jandarmanın, bekçi­nin, korucunun seçim sonuç­larına nasıl müdahale ettiğini konuşamadan, İçişleri Baka­nı’nın gündeme bambaşka konu getirmesi tesadüf mü?

Ah! Asıl meseleyi/ “bisiklet metaforunu” kavrayama­yan “arka tekerlek” muhale­fet partisi hâlâ Bakan Soylu’ya laf yetiştirmeye çalışıyor!

Ben ise hep şunu düşünü­rüm:

Bisikleti kim kullanıyor?

Oyun kurucu kim?

Neyse, konuyu dağıtmayayım. Asıl konumuza döneyim…

KAFADA YENİLMEK

Biz gazeteciyiz.

Anadolu Ajansı’nın düne ka­dar seçimleri nasıl takip ettiğini biliyoruz…

Sonuçları asla sandık başında almadığını biliyoruz…

Dün tek kaynağı ilçe seçim kurulları idi. Sonuçlar ilçe seçim kurullarından muhabirler aracı­lığıyla alınır; ve önce il bazında, sonra ülke geneli olarak bir­leştirilirdi. Sistem böyle işlerdi. Saatler sürerdi…

Yani…

24 Haziran’da yaşadığımız gibi Anadolu Ajansı sonuç­ları, Yüksek Seçim Kurulu sonuçları önünde gide­mezdi!

Şimdi ne değişti? Personel sayısında binlerce artış mı oldu? Hayır!

Aksine…

Anadolu Ajansı yıllardır seçim takip eden kimi gaze­tecilerine o gece izin verdi; çalıştırmadı! Niye?

Amaçları, Anadolu Ajansı’nda o gece yaşananların öğrenilme­mesi mi?

AA yönetimi kimi tanıklıklar­dan mı çekindi? (Kimi okuyu­cular bu seçim öncesi Yüksek Seçim Kurulu’nda da büyük personel değişimi olduğunu belirtiyor.)

Bakın ısrar ediyorum; bir “sır” var!

Anadolu Ajansı ısrarla susu­yor! Neyi saklıyor?

Yoksa…

Mesele, sadece İçişleri Bakan­lığı (ya da AKP genel merke­zinden) veri almanın çok mu ötesinde?

Anadolu Ajansı elindeki yazlımla abonelerine/tv kanal­larına/ bize başka veri sonuçları mı sundu?

Acı ki, muhalefet de su­suyor!

Göz göre göre… Anadolu Ajansı algı operasyonu yapmış; İçişleri Bakanlığı sandığa mü­dahil olmuş; seçim yasası ihlal edilmiş ve kimse kılını kıpırdat­mıyor!

Seçimi kafalarında bitir­diler…

Kafada yenildiler…

Bu bile algı operasyonunun ne derece başarılı olduğunu gösteriyor.

Baksanıza…

Sandık sonuçlarına bile itiraz etmiyorlar.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar

Yorumlar