Siyasi parti kurduk, geleni dövüyoruz

Siyasi parti kurduk, geleni dövüyoruz
30 Eylül 2020 15:33

Derneklerin kapılarında “üye olmayan giremez” yazısı vardır ya… Peki üye olmak isteyen nasıl girecek sorusunu sordurtur insana…

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

 

 

İşte o yazıyı “dikkat köpek var” uyarısı gibi gözümüze sokan cemiyetçi abilerin üye edinmek gibi bir kaygısı olduğunu düşünmek saflıktır artık.

 

“Gidin, gelmeyin, burada sen ben bizim oğlan kanunları geçerlidir” demenin kibar şekildir.

 

“İçerde zikir var, sen gelme sıkılırsın” demenin iletişimsel taktiğidir.

 

Türkiye’de en şeffaf gözüken oluşumların bile zihniyeti üç aşağı beş yukarı böyledir.

 

Gelmeyin abiler, ablalar üye falan istemiyoruz biz…

 

Biz böyle spor olsun diye dernek, cemiyet, parti kurar, gelmek isteyeni de tekme tokat kovalarız.

 

Anlatımım belki mübalağa gibi gelebilir size. Ama durum hakikaten de böyle…

 

Bizim memleketteki toplumsal örgütlenlenmelerin yapısını kategorize etmek zordur.

 

Cooley görse salavat getirir. Tonnies görse estağfurullah çeker. Durkheim görse intihar ederdi herhalde…

 

Öyle uç örnekler var ki şaşırırsınız.

 

Geçenlerde Keçiören tarafında adres ararken epey yorulduk bir arkadaşla… Kahvehane zannedip bir mekana attık kendimizi. Güya iki bardak çay içip kalkacağız.

 

Şüpheli bakışlarla süzüldüğümüzü fark ettim.

 

Dayıdan çay istedik. Yanımıza geldi. “Burası toplum yararına bir dernek yeğenim” dedi. Normalde oturmak yasakmış ama bu seferlik çay içebilirmişiz.

 

Anlam veremedik.

 

Okey oynayan, batak atan insanların bulunduğu bir mekan ne derneği olabilirdi ki…

 

Meğer dernek adı altında faaliyet göstererek vergiden yırtan bu abiler, kahvehane konseptiyle bir de paralı kumar oynatıyorlarmış.

 

“Toplum yararı gözeten” bu dernekte horoz bile dövüştürüldüğünden eminim ama ispatlayamam.

 

 

KABİLECİLİK VE YAMYAMLIK

 

Bireyin gücünün ait olduğu grupla sınırlı olduğu bir toplumda oyunun kuralları bellidir.

 

Sistemin “Senin fikirlerinin ne önemi var vasat herif” diye telkinlerini iliklerinizde hissedersiniz sosyal medyadaki popüler ifadeyle…

 

Bu ülkede yol almanın ön koşulları vardır.

 

Kimi mezhebiyle,

 

Kimi etnik kökeniyle,

 

Kimi tarikatı cemaatiyle,

 

Kimi hemşehrileriyle

 

Kabileler halinde yaşar, kendimizden olmayanı dışlar, sistemin çarklarını böyle kurgularız.

 

Onun için bu memleket üye sayısını artırmak istemeyen “küçük olsun benim olsun” kafasında muhalif siyasi partilerle doludur.

 

Onun için bir cemaat tarikat mensubu olmak iyi bir zeka sahibi olmaktan daha önemlidir.

 

Onun için “uzayan kol benden olsun” mantığı hep geçer akçedir bu ülkede…

 

Sorarım size… Bunun adı yamyamlık düzeni değil de nedir?

 

 

AĞIRMAN “DELEGE AĞALIK SİSTEMİ” DEDİ

 

 

Uzun yıllardır sürdürdüğü sivil toplum mücadelesiyle tanınan Özlem Ağırman, medyada kurduğu siyasi partiyle dikkatleri üzerine çekti.

 

“İnce detay” başlıklarıyla verilen haberlerde kendisinin Muharrem İnce’yi desteklediği ifade ediliyor.

 

Ağırman’ın uzun yıllardır CHP’nin yönetim yapısına getirdiği eleştiriler zaten biliniyor.

 

Kurduğu Gelişim ve Demokrasi Partisi için kendisine hayırlı olsun dileklerimi ilettim ve görüşlerini aldım. Bakınız neler dedi?

 

“Halka açık ve onunla çalışması gereken parti ve sivil kuruluşlar, maalesef etik kalıpların dışına çıkarak yeni üyelerin kabul edilmemesi yönünde ortak davranış modelleri geliştiriyorlar. Yeni üyeleri, var olan delege yapısını bozmayacak şekilde ancak göstermelik kabul ediyor, üyelere yol göstermeden onları parti çalışmalarına, etkin olmaya davet etmiyorlar. Böylelikle kurduklar delege ağalığı sistemi zarar görmeden var olan kalıplar içinde yönetimler çıkar örgütlenmelerine dönüşüyor. CHP’de bu model, üyeliklerin yapılırken akraba ve yakınlıklara hatta hakim olan delege yapılarına uygunluk arandığı, ilçe örgütlerinin yapıları yukarıya doğru kurultay delegeliklerinin de önceden isim yazma usulü ile belirlendiğini her CHP üyesi bilir ve bunu partinin korunması olduğunu düşünür.
Bu sistem sivil mücadelenin demokratikleşmesinin, katılımcılığın, mücadelenin geniş tabana yayılmasının önündeki en büyük engeldir. Bu yolla bugün CHP örgütleri evlerine kapatılmış, sadece sus payı alan yapılara dönüştürülmüştür.

 

Kuruluşunda sona yaklaştığımız Gelişim ve Demokrasi Partisi üyelik yapısı halka açık olacak, adaylıklar ve genel başkan mutlaka üyelerin tamamının katıldığı seçimle seçilecek. Önemli kararlar da yine değişik yol ve uygulamalarla tabana sorulacak. Taban genel merkeze her pişenin servis edildiği sessiz çoğunluk olmayacak, kadın erkek, eşit temsille siyasete katılacak.”

 

Ağırman’ın değerlendirmeleri böyle. Yorum sizin…

 

 

SOLCU OLMAK, AZERBAYCAN’IN YANINDA OLMAMAK…

 

 

Konu CHP’den açılmışken değinmeden geçmek istemedim.

 

CHP, Azerbaycan topraklarına Suriye’den cihatçı gönderildiğini iddia etti.

 

İddia doğruysa Kerbela’dan sonra ikinci kırılma noktasıyla karşı karşıyayız. Ortadoğu’da kartlar yeniden dağıtılır gibi…

 

Şii Azerbaycan’a Sünni cihatçı gönderilececeğine inanmak muhalif ya da yandaş olmanın ötesinde biraz zekayla alakalı bir meseledir bence…

 

Şu memlekette doğru siyaset yapılsa hepimizin kafası rahat olacak da yapılmıyor işte…

 

 

SOLCULUK TESTİ

 

 

Bunlar hep Onedio’nun başının altından çıktı. Sosyal medyada sürekli solculuk testine maruz kalıyoruz.

 

Bir test de biz yapalım o halde.

 

Cem Karaca’nın Karabağ türküsünü biliyor ve anlıyorsan…

 

Ahmet Kaya “gayrı gider oldum gardaşlar” dediğinde yüreğinde bir burkulma hissediyorsan…

 

Çanakkale’de emperyalizmle mücadele eden kahraman yüzbaşı Sarkis Torosyan’ın öyküsü senin de öykünse…

 

Yüzde 100 solcu, yüzde 100 yurtsever, yüzde 100 insansın…

 

Üstad Cem Karaca ile bitsin yazı:

 

Şimdi türkü söylemenin tam zamanıdır
İki gözüm bu işin yok sağı solu, yok sağı solu
İki gözüm bu işin yok sağı solu, yok sağı solu

 

Hoşça kalın…

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Tabana kuvvet taban hareketi
Yarıkkaya’nın çocukları
“Catch all” parti yönetmenin incelikleri!