Silahlar öldürmez, insanlar öldürür

Silahlar öldürmez, insanlar öldürür
22 Aralık 2012 14:43

İrlandalı yazar George Bernard Shaw savaş karşıtı idi.


Mustafa MERSİNOĞLU H&H YORUM

Kendisine verilen Nobel Ödülü parasını da red etmiş ve “Alfred Nobel’i dinamiti icat ettiği için af edebilirim ama ancak insan kılığına girmiş bir şeytan Nobel Ödülünü icat edebilir” demiş.

Silahlar ve İnsanlar 1894 yılında yazdığı oyunun adı. Bu Romalı ozan  Vergilius’un Aeneid adlı Truvalı bir kahramanın ana kişisi olduğu destanın ‘Silahlar ve İnsanlar hakkında bir şarkı söylüyorum’ parçasıyla başlıyor. İkisinin de içeriği insanlar arasındaki bir türlü bitmeyen çatışma. Bu mücadelerde silahlar önemli rol oynuyor.

‘Silahlar  öldürmez insanlar öldürür’ denir. Ancak silahlar bu işlevi kolaylaştırır. Perakende ölümlerden toptan ölümlere çıkarır.

İlk silah olarak kullanılan, odundan sapana, ok ve kılıçtan, tabanca tüfeğe yarı otomatikten makineliye, roket atardan Patriot füzelerine gitgide daha çok insanı öldürecek hale geldi silahlar.

‘Tüfek icat oldu mertlik bozuldu’
deriz. ‘Silahlar, Mikroplar ve Çelik’ adlı kitabında Jared Diamond bu konuyu işler ve bazı insanların diğerlerini yok etmeleri ve sömürgeleştirmelerini, akıllarının üstünlüğüne değil silahlarının üstünlüğüne bağlar. 

Silahların büyük bir pazarı vardır ve çok karlı bir işdir. ‘Silah Pazarı: Lübnan’dan Lockheed’  adlı kitabında İngiliz gazeteci Anthony Sampson bunu bir çok detayı ile anlatır. Lockheed ülkemizde de epey rüşvet dağıtmıştır. Lockheed ve silah kaçakçılığı gibi konuları Uğur Mumcu bir çok yazısında  anlatmıştır. Abdi İpekçi’de ülkemize getirilip sağa sola dağıtılan silahları ve gizli servisleri araştırdığı için öldürülmüştür.

Meşhur ölüm tüccarları vardır. Bunlar herkeze silah satarlar ve gizli servislerle içli dışlıdırlar. Muğla doğumlu Basil Zaroff, İskenderun doğumlu Sarkis Soghanalian ve Kayserili olduğu söylenen Adnan Kaşıkçı gibi.

Silahlar süs için duvara asılmaz. Bunu basın toplantısında Patriot füzeleri için Vladamir Putin, Rus oyun yazarı Çehov’un meşhur ‘silah dekor olarak görülürse mutlaka oyun bitmeden kullanılırlar’ demesi ile iliştirerek alay etti.

Çehov’da kim oluyormuş diye sormuştur tiyatro sever kızına Başbakan. ‘At Avrat Pusat’ emanet verilmez diye de bir sözümüz vardır. ‘Pusat’ silah demektir. Bu söz  zamanımızda bazılarınca küçümsenir, kadınları aşağlıyıcı  bulunur ama o zamanlar bu üçlü yiğitliğin vaz geçilmez  unsuru idi, toplumun yapısını koruyordu.

Günümüzde bir dakika at üstünde duramayanlar ecdatlarının otuz yıl at üstünde cihangirlik yaptığını ama televizyonda at üstünde olmadığını hep avratlarla olduğunu görüp sözüm ona küplere biniyor. Hiç bir avratı erkekle eşit görmediği için korumuyor ve haklarının çiğnenmesine yol açıyor. Kısacası eski yiğitler gibi avratlara sahip çıkmıyor. Silahı bırak tüm ordusunu NATO’ya emanet verip, büyük kısmını da hapiste hukuksuzca çürütüyor. Sonra da emanet olarak füze, radar üstü vs alıyor. Bütün bunları yiğitlik diye pazarlıyor.  
 
Amerika Birleşik Devletler’inde ise halkın büyük çoğunluğu anayasal hak olarak gördükleri  silahlarından vaz geçmiyorlar ve her gün bu silahlarla bir sürü insan ölüyor. Silah tüccarları paralarına para katıyorlar.

Ülkemizde de sivil silah ithalatını 12 Eylül askeri cuntasının  sevgili ekonomisti ve ilk ‘sivil’ Cumhurbaşkanı Turgut Özal sağladı. Küçük Amerika olmada böyle bir faydası da olmuştu rahmetlinin.

ABD’de ki son okul basıp çocukların öldürülmesi de ülkemize sıçrarsa hiç şaşmayalım. Silaha çok davrananın kanı çabuk akar.  
 
 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
2023’e doğru Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Partisi nereye koşuyor?
Bir Genç Türk’ün ölümü
Yüzyıllık yalnızlık: 12 Mart 1997 – 31 Aralık 2014