Sen söyle sen (IŞİD)!..

Sen söyle sen (IŞİD)!..
16 Haziran 2014 08:52

Genelkurmay Başkanlığı, Diyarbakır’da 2. Hava Taktik Komutanlığı’nın etrafındaki 3 metrelik dikenli tel örgünün üzerinden atlayarak, bayrak direğine tırmanan, bayrağı yerinden söken ve 35 saniyede sırra kadem basan kişinin “çocuk” olduğunu açıkladı… Ardından İçişleri Bakanı o “çocuğun” 16 yaşında olduğunu söyledi!..

 

Cemil CAN H&H YORUM

 

Sanki “çocuğu” yakalamışlar ve kimliğini tespit etmişler gibi… Halbuki, “çocuk” hala kara kayıp!.. Peki, bizimkiler yüzü poşu ile kapalı, atletik, 35 derece sıcakta ellerine eldiven giyinmiş, dolayısıyla, önceden bu eylemi gerçekleştirmek üzere hazırlandığı belli olan o “çocuğun”, henüz yakalamadan yaşını nereden bilmişler?..

 

Sanki onu bu eylemi yapmaya onlar teşvik etmiş gibi… Ne ilginç değil mi?…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimlerine 2 aydan az bir zaman kala; memleketi Rize’de yaptığı konuşmada; açılım ortağı Öcalan’ın “zırva” olarak gördüğü (1) “Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan” söylemini yeniden öne çıkararak, milliyetçi kesimlere göz kırptı!.. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etmeden propagandayı fiilen başlattı!..

***

Musul Konsolosluğumuzu basan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı terör örgütüne karşı NATO ve BM’den henüz ses çıkmamış!.. Konsolosluk ve Elçiliklerin ilgili devletin toprağı olduğu gerçeği karşısında IŞİD’in yaptığı, bir NATO üyesi olan Türkiye’nin topraklarına saldırıdır!..

 

“4 Nisan 1949 tarihli Washington Antlaşması uyarınca NATO’nun asli görevi, üye ülkelerin özgürlük ve güvenliklerini korumaktır… Kuzey Atlantik Antlaşmasının 5. Maddesi gereğince NATO, bir saldırı veya saldırı tehdidine karşı üyelerini savunmaya ve bu amaçla, bir üyesine yapılacak saldırının tüm üyelerine yapılmış varsayılacağı ilkesine dayanan bir örgüttür.” (2) Bu somut durum karşısında NATO’nun açık bir tavır takınması gerekir. Aynı şekilde Türkiye BM Daimi Konsey üyelerinden birine, (Örneğin; dost ve müttefik ABD’ye) rica ederek, BM Güvenlik Konseyi’ni (3) toplamasını isteyebilirdi. Mavi Marmara Baskınında bu yolu izleyen Türkiye’nin, şimdi hareketsiz kalmasını anlamak zordur!..

 

Obama’nın insansız hava araçları ile sınırlı bir müdahale yapabileceğini söylemesi inandırıcılıktan uzaktır. CIA’nın Afganistan’da Rus işgaline karşı kurduğu El-Kaide’nin işlevini Suriye ve Irak’ta IŞİD yapmaktadır. IŞİD’ın başlattığı hareket, Büyük Ortadoğu Projesi ile uyumludur… ABD, Ortadoğu’daki petrol kaynaklarını ve geçiş yollarını kontrol altına alma projesinden hiçbir şekilde vazgeçmez. Nitekim bunu gören Rusya, Çin ve İran Bağdat hükümetine destek vererek Irak’ın birliğini savunmaya çalışmaktadır. Buradan bakılınca asıl savaşın NATO ile Şangay İşbirliği Örgütü arasında olduğu anlaşılmaktadır… Türkiye ise, bu savaşta alt yüklenici görevini üstlenmiş terör örgütleri ile aynı kategoride yer almaktadır… Asli oyuncu değildir!.. Dolayısıyla Musul Konsolosluğumuzun basılıp, çalışanların rehin alınması, AKP’nin “sıfır sorunlu” diye yutturmaya çalıştığı “derinlikli” dış politikasının iflas ettiğinin de ilanıdır!..

 

Terör örgütleri ile iş tutan Erdoğan hükümeti de Atlantik cephesinde yerini almış olmakla, kendisine verilen görevi yapmak zorundadır. Kuzey Irak’ta kurulan Barzani yönetimini “Kürdistan” devleti olarak ilk tanıyan Türkiye’dir… Şimdi de rehineler yüzünden IŞİD ile ilişki kurmak zorunda bırakılacak ve kurulmakta olan yeni Sünni devleti yine ilk tanıyan Türkiye olacaktır. BOP’nin “eşbaşkanlığı”na düşen görevlerin en başında bu gelmektedir…

 

Bağdat yönetiminin “kaçakçılık” olarak değerlendirmesi karşısında, Türkiye-Barzani ortaklığının, Irak petrollerini uluslararası piyasalarda satmaya çalışması, zaten Irak’ın kuzeyinde kurulması planlanan “Özgür Kürdistan”ı, Türkiye’nin fiilen tanıdığını ortaya koymaktadır…

 

Bakalım Erdoğan hükümeti, Irak’ın üçüncü parçası olan meşru Bağdat yönetimini ne zaman tanıyacaktır?..

 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a göre, güya “IŞİD’in hedefi Türkiye değil”miş! Bu açıklama karşısında 32 Türk TIR şoförünün kaçırılması ile Konsolosluk çalışanlarının rehin alınmasını “danışıklı dövüş” gibi değerlendirenler haksız sayılmazlar!.. Demek ki, bu suni olaylar nedeniyle IŞİD tanınacaktır!.. Yürütülen gizli görüşmeler sonunda, rehineler de burunları kanatılmadan “kurtarılacağı” için, Erdoğan’ın başarı hanesine bir artı daha eklenmiş olacaktır!.. Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde buna çok ihtiyacı vardır!..

 

Av. Cemil Can

 

DİPNOTLAR:

 

(1) http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/70667/RTE__Edepsizlik_Yapma_Ocalan__RTE_ye__Zirvalama.html

(2) http://www.mfa.gov.tr/nato-tarihce.tr.mfa

(3) http://tr.wikipedia.org/wiki/Birle%C5%9Fmi%C5%9F_Milletler_G%C3%BCvenlik_Konseyi

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
‘Bağımsızlık’ mı ‘hırsızlık’ mı?!..
Devletin ‘özel’i olmaz!..
‘Cesaret ödülü’nün bedeli!..