Savunması çok güzel

Savunması çok güzel
20 Kasım 2020 14:59

Öncelikle şunu söylemek isterim ki, İçişleri Bakanı Soylu’nun talimatı ile Ekrem İmamoğlu hakkında Kanal İstanbul’a karşı astırdığı afişler sebebiyle soruşturma açılmasının sebebi onu görevden alabilmek değil. Böyle olamaz yani.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 

Ekrem İmamoğlu’nu görevden almayı düşünemezler.

 

Zira bu toplumda büyük tepki yaratır, seçimlerde de hükümet aleyhine işler çok fena.

 

Ayrıca güç bela azcık inen döviz de yine şaha kalkar ve bu sefer kötü vurur.

 

Burada amaç İmamoğlu’nu görevden almak değil.

 

Kızgınlık var İmamoğlu’na karşı bu afişler sebebiyle.

 

Zira afişlerin içeriği çok etkili.

 

Afişlerde yer alan “Ya Kanal, Ya İstanbul” ifadesi, ayrıca da Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre’sinden esinlenme ve güçlü bir lafız da içeriyor.

 

Bu afişler, zaten Kanal İstanbul’u gerçekten hayata geçirmekte çok zorlanan, daha da doğrusu bence bunu yapamadan siyasi ömrünü tamamlayacak hükümeti çok sinirlendiriyor.

 

Yani, bu afişler tam damarlarına basıyor.

 

Soruşturmanın sebebi de bu kızgınlık ve İmamoğlu’nun biraz canını yakmak ve onu uğraştırmak.

 

Fakat bence İmamoğlu bu işle iyi uğramış.

 

Bugün savunmasını okudum basından…

 

Çok beğendim, 10 verdim… Not vermek ne haddime, milyonlarca seçmeni var adamın ama verdim valla.

 

Şimdi…

 

Savunmada İmamoğlu ve muhtemeldir ki ekibi tabii, şöyle diyor özetle…

 

“Bu proje yeraltı yerüstü su kaynaklarına zarar verir, nüfus yoğunluğunu iki katına çıkarır, deprem riski yaratır, şehirde suni ada yaratılarak 8 milyon bölgede sıkıştırılır, trafik yükü gelir, Montrö Sözleşmesi’ni tartışmaya açarak milli güvenliğe zarar verir…

 

Bunlar, Belediye’nin hak ve menfaatlerini korumakla, halkın huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almakla görevlendirilen bir belediye başkanı tarafından Anayasa’nın 26. maddesi kapsamında dile getirilen hususlardır. Belediye başkanlarının belde hakkındaki politika ve kararlara müdahil olması, kararlar lehinde veya aleyhinde görüş belirtmesi, kamuoyu oluşturması, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin bilgisi ve görüşüne başvurması, elde edilen bilgilerin, çözüm yollarının kamuoyuna ve yerel halkın değerlendirmesine sunması pek tabiidir……….Kanal İstanbul ile ilgili Büyükşehir Belediyesi 2020 içinde çok paydaşlı ve yetkin kimselerin yüksek katılımıyla bir çalıştay gerçekleştirmiştir. Kanal İstanbul’un coğrafi, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, jeopolitik, kentsel ve kültürel açıdan geri dönülmesi imkânsız ve yıkıcı sonuçlar doğuracağı bilimsel gerçeklerle ortaya konulmuştur. Geri dönülmesi imkansız zararlara yol açacak projeyi durdurmak, çevreye ve insan hayatına yönelik karşılaşılabilecek olumsuz etkilerini önlemek, muhtemel sonuçları ortada olan proje için Büyükşehir Belediyesinin bütçesinden kamu kaynağının gereksiz yere kullanılmasının önüne geçmek adına İstanbul halkı bilgilendirilmiştir………..Kanal İstanbul, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçimler için kullandığı bir kampanya projesidir. Ak Parti’nin ‘Çılgın Proje’ olarak tanıtımını yaptığı proje, ilgili partinin seçim vaadidir. Bu projenin devlet projesi olarak adlandırılması mümkün değildir. Anayasamızda, mevzuatımızda ve teamüllerimizde ‘Devlet Projesi’ diye bir tanım yoktur. Ak Parti’nin 2011 seçim kampanyası kapsamında ‘çılgın proje’ olarak dillendirilmiş olan Kanal İstanbul 8 yıl sonra tartışmalı bir ÇED raporu ile yeniden gündeme taşınmıştır.”

 

Savunması kısaca bu.

 

“Anayasamızda, mevzuatımızda ve teamüllerimizde Devlet Projesi diye bir tanım yoktur” sözüne de yıldız veriyorum.

Valla, bir de başımıza devlet projesidir, eleştirmek yasaktır diye bir KHK çıkarabilirler, bu savunma iyi bir şekilde ön almış.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Örnek olmamalı
Albayrak’ın anne-baba vurgusu
Bu gerçek bir istifa