“Sap” gibi ortada kaldı

“Sap” gibi ortada kaldı
13 Mart 2017 09:37

Türk milletinin makus tarihini bir daha geriye dönüşü olmayacak şekilde değiştirecek olan ”Hayır” oylarının açık ara önde olmasının anlaşılmasından sonra, bunu değiştirmek için panik içinde her çareye başvurdukça, ağır silleler yedi ve ”sap” gibi ortada kaldığı çıplak bir şekilde ortaya çıktı.

 

 

 

 

İbrahi ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

 

Bu ağır yenilgiyi kendisi de biliyor ama son bir umutla kabadayılığı elden bırakmıyor.

 

 

Bu yenilginin esas nedeni etrafında bulunan herkesin kurnazlıkla kedisini kandırmasıdır.

 

 

Bakanları kandırdı

 

 

Milletvekilleri kandırdı.

 

 

Çok bilge danışmanları kandırdı.

 

 

Bürokratları kandırdı.

 

 

Çıkarları için kendisine yalakalık yapan, hayranlıklarını medyatik yollarla ifade eden ”ünlü” dostları kandırdı!

 

 

Velhasılıkelam herkes onu kandırdı.

 

 

Bunlar tarafından kulağına fısıldanan her sahte söze, sahte taktik ve stratejilere iman derecesinde inandı.

 

 

Halbuki, bunların tümü referandumda ”hayır” oyu vereceklerdir.

 

 

Örneğin neronist diktatörlük anayasa taslağının TBMM oylamasında açıktan ”evet” oyu kullananlar, öncelikle referandumda ”hayır” oyu verecek olanlardır.

 

 

Ve, korku yüzünden TBMM’de ”evet” oyu kullanan milletvekillerinin hemen hemen hepsi referandumda ”hayır” diyeceklerdir-hangi milletvekili, kendisine emanet edilen milli iradenin tapu-kadastro memuru seviyesine indirilmesini sindirir?-

 

 

Bu milletvekillerinden önemli sayıda fetöcü olanlar ve bylock kullananlar olduğunu o da biliyor.

 

 

Bunlar TBMM’de ”evet” dedi ama el altından ”hayır” için çalıştılar.

 

 

Sadece mevcut fetöcü milletvekilleri mi?

 

 

Hayır, fetöcü olduğu anlaşılınca 1 Kasım 2015 seçimlerinde tekrar aday olamayan milletvekilleri de çok gizli şekilde ”hayır” için çalıştılar ve buna devam ediyorlar.

 

 

Bylock kullananları kodese tıkan o, sıra kendi bylockçu-eski ve yeni-milletvekillerine gelince kılıcını kınına sokup, onlara dokunmadı.

 

 

Referandumdan sonra bunlarla hesaplaşır mı, onu pek kestiremiyorum.

 

 

 

‘’Hayır’’ın zaferi için çok güçlü argümanlar var ama bunları değerlendirecek muhalefet siyasal parti –AKP’ye teslim olan MHP hariç-genel başkanları ve kurmay heyeti maalesef bulunmamaktadır.

 

 

‘’Hayır’’ı zafere götüren en önemli argüman, ülkemizdeki beş milyon Suriyelinin RTE tarafından savaşsız olarak işgal ettirilmesi ve bunlara kölelik yapmak üzere sülük gibi sırtımıza yapıştırılmasıdır.

 

 

Milletimiz, pahalılığa, cinayetlere, taciz olaylarına, Türk yurttaşlarına tanınmayan hakların bunlara bedava sağlanmasına ve Türkiye’nin gelecek on yıllarda Araplaşmasına tepkilerinden dolayı derin öfke duymakta ama bu ağır sosyo-kültürel, ekonomik sendromu dile getirecek muhalefet lideri olmadığı için açıktan ifade etmeye cesaret edememektedir.

 

 

 

Örneğin, Kılıçdaroğu bu ağır sendromu açıkça ifade edemiyor, dolaylı olarak ‘’Suriyelilerin vatandaşlığa kabulünü gelin referanduma götürelim’’ diyor.

 

 

 

Kılıçdaroğlu neden bunu açıkça dillendiremiyor?

 

 

Türk halkının tepkisinden korkuyor.

 

 

Halbuki son derece yanlış düşünüyor.

 

 

 

Suriyelilerin halkımıza verdikleri ağır ekonomik, sosyal, kültürel, her türlü güvenlik zararlarını açıklasa çok takdir toplayacak ve CHP’nin oylarını bile artıracaktır.

 

 

Bakın bunu açıkça kim ifade ediyor?

 

 

Gerçek MHP’li ve gerçek ülkücü olan Sinan Oğan referandum çalışmalarında ifade edip ortaya koyuyor.

 

 

 

İktidar olduklarında, Suriyelileri güvenlik içerisinde kendi ülkelerine göndereceklerini çok net olarak anlatıyor.

 

 

 

Yani, bugün artan gıda ve benzin fiyatlarının nedeni Suriyeliler değil mi?

 

 

 

Ödediğimiz bu ağır faturanın önemli bir kısmının Suriyelilere ödediğimiz zoraki haraç değil mi?

 

 

 

Suriyeliler bu nedenle Türk milletinin sırtına binmiş olarak şehvetleri peşinde yaşamıyorlar mı?

 

 

 

Türk askeri de şehvet içinde yaşattığımız ve vatanlarına ihanet edip Türkiye’ye kaçan ve RTE tarafından aşkla kabul edilen Suriyeliler yerine onların toprağın için savaşıp, kara toprağın kara bağrına düşüp şehit oluyor.

 

 

 

İşte bu ‘’hayır’’ın aslında garantilenmiş zaferi için çok önemli argüman ama bilgisiz siyasetçilerin varlığı yüzünden işlenmiyor.

 

 

 

Yüzde 60 oranındaki ‘’hayır’’ oylarının ivmesini bu argümanla korumanın ötesinde daha da artırabiliriz.

 

 

 

Gelelim konumuzun esasına.

 

 

 

‘’Sap’’ gibi ortada kaldı adam.

 

 

 

Hür dünya AKP ile ilgili en düşük rütbeli kimseyi bile kabul etmiyor ve bunları kendi ülkeleri, demokrasileri, özgürlükleri, devlet düzenleri için çok tehlikeli görüyorlar.

 

 

Evet, bazı yazarların belirttikleri gibi, AKP’nin mağduriyet piyesi oynadıklarını ben de kabul ediyorum.

 

 

 

Kendi ülkesinde Mağduriyet malzemesi bitince Avrupa’dan nemalanmak istediler ama bunu ne Hollanda, ne Almanya, ne Avusturya, ne de diğeri yutar, çünkü bu ülkeler ekonomik gelişmişlikle beraber kültürel bakımdan da gelişmiş ülkelerdir ve bu nedenle duygusallığın etkisinde asla kalmazlar.

 

 

 

Bunlar o kadar cahiller ki, oraların çomarlar ülkesi olmadığının hesabını bile yapamıyor.

 

 

 

Bir de Avrupalıya demokrasi dersi verip, ayar çekmeye çalışıyorlar.

 

 

 

Artık yolun sonuna geldi ve ‘’sap’’ gibi ortada kaldı.

 

 

 

Referandumdan sonra, yandaş görünenler dahil herkes ona cephe alacak.

 

 

Çok kötü kandırıldı.

 

 

 

Geçmiş kayıtlı cürümler ile yasala ve anayasanın fütursuzca çiğnenmesi gündeme gelecek.

 

 

 

Önce görevleri bakımından anayasal sınırlar içine çekilmesi istenecek, bu uyarıya kulak assa da asmasa da mutlaka kendini yargı önünde bulacak.

 

 

 

Burada bir konuya daha değinmem gerekir ki, dışarıdaki fetöcüler ile içerde bulunan sinsi fetöcü bürokratlar ‘’hayır’’ için çalıştıkları veya çalışabilecekleri muhakkaktır.

 

 

 

Avrupa ülkelerinde sıkıştırılmalarının bence en önemli nedeni fetöcü etkinlikleridir.

 

 

 

Ayrıca kendilerini gizleyen fetöcü bürokratların yurttaşların işlerini zorlaştıracak işlemler yaptığı yaygın bir kanaat.

 

 

 

Örneğin, esnafa sık sık para cezası kesildiği iddia ediliyor.

 

 

 

Bu yolla ‘’hayır’’ oylarının yükselmesi amaçlanıyormuş.

 

 

 

‘’Sap’’ gibi ortada kaldı.

 

 

 

Şerefli Türk yargısının gelecekte çok fazla mesai yapacağı kesindir.

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Türk Milleti, Cumhuriyeti yeniden kurmak için büyük zafere kilitlendi
23 Haziran İBB seçimi Atatürkçü vatansever dürüstler ile Arapçı vatansız talancılar arasında yapılacaktır
Türkiye sathına yayılmış milyonlarca Suriyeli Arap çapulcu ve teröristleri ile İBB seçimleri doğrudan ilişkilidir