Rüşvete dur diyebiliriz

Rüşvete dur diyebiliriz
23 Temmuz 2018 16:34

Değerli okuyucular, Rüşvete dur diyebiliriz. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in, bazı Hadis-i şerfilerini sizlerle paylaşarak başlamak istiyorum:

 

 

Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

 

HADİS-İ ŞERİFLER:
1- “Kim bir zalime yardım ederse Allah, o zalimi ona musallat eder.”
2-“Utanmak bir insan olsaydı tertemiz bir insan olurdu” buyuruyor.
3- Zalim olduğunu bile-bile birisine yardım eden kişi, gerçekten de Müslümanlıktan çıkmıştır.”
4- “Helal apaçık helaldır. Haram apaçık haram; şüphe ettiği şeyi yapma, etmediğini yap.
5- “Hayra klavuzluk eden, hayır işleyen gibidir.”
6- İyilik güzel huydur, suçsa vicdanına ağır gelen ve halkın duymasını istemediğin şeydir.
7- “Ne mutlu bilgisizliği terkedip öğrenene, üstünlük edene, adaletle muamelede bulunana.”
8- “Bilgin, ibadet edenden tam yetmiş derece üstündür, her derecenin öbür dereceyle arası da gökle yer kadardır.”
9- “Bilgin kişinin sermayesi kibiri terketmektir.”
10- Bilginler üç çeşittir Birinci kısmı bilgisiyle yaşar, insanlar da onun sayesinde yaşarlar da kendisi bildiğini tutmaz, kendi kendisini helak eder gider. Bir de ilmiyle yaşayan, fakat başkasını yaşatmayan, halka faydası olmayan bilgin var.”
11- “İnsanların en kötüleri, insanların arasına katılan kötü bilginlerdir.”
12 “Kim ben bilginim derse odur cahilin ta kendisi.”
13- “Ümmetimin helaki kötülük eden bilginler yüzündendir.”
14- “Rüşvetten gelişen her cesede en layık şey ateştir.”
15- “Allah’ın laneti, rüşvet verene de, alana da, ikisi arasında vasıta olana da.”
16- “Bir iş, ehli olmayana verildi mi kıyameti bekle artık.”
17- “İyiliği emreden kişinin yaptığı iş de iyi olmalı.”
18- “Haksızlığın karşısında susan, dilsiz şeytandır.”
19- “Savaşın en üstünü, kişinin kendi nefsiyle, kendi hava hevesiyle savaşmasıdır.”
20- “Kişi sevdiğiyledir, sen de kimi seviyorsan onunlasın.”

 

 

Bir milletin en başta sahip olması gereken husus, birlik-beraberlik halinde yaşamasıdır. Birlik ruhunu kaybeden cemiyetler, her şeylerini kaybetmek zorunda kalırlar. Fertleri birbirine düşmüş milletler yok olup gitmişlerdir. Tarih bunun şahididir. Onun için islam dini ve Türk ahlakı kültürü, birlik-beraberliğin korunması, fitne ve tefrikanın felaketi üzerinde önemle durmaktadır. Müslüman olarak, dinimizin bu konuda emir ve yasaklarına aynen riayet edersek; milletçe huzur, sağlık, saadet ve bereket içinde yaşayabiliriz. Bu sayede Cenab-ı Allah’ın rızasına ve ahirette ebedi mükafatlarına kavuşmuş oluruz. Numan Aladağ diyor ki: “Müslüman her yerde ve her zaman Müslümandır.” Müslümanlar, birbirinin kardeşidir.

 

 

Aramızdaki kardeşlik, sevgi ve saygı bağlarının kopmaması; huzur ve saadet içinde yaşayabilmemiz için, resulü Ekrem, Mü’minlerin birbirlerine karşı nasıl davranmaları gerektiğini, bakınız nasıl anlatıyorlar: “Mü’min uysaldır. Kendisi ile de ünsiyet edilir. Hoş geçinmeyen ve kendisi ile hoş geçinilmeyen kimsede hayır yoktur” buyurmaktadırlar.

 

 

Bir insanın şahsiyeti, canı, malı, şeref ve namusu nasıl mukaddes ise başkalarınınki de aynı şekilde mukaddestir. Kendimize yapılmasını hoş görmediğimiz bir şeyi başkalarına da yapmamalıyız. kendimiz için sevip istediğimizi, diğer müslüman kardeşlerimiz için de istemeliyiz ki aramızda bulunan manevi bağlar kopmasın. Onun için, iki cihan güneşi olan sevgili Peygamberimiz (s.a.v) : “Sizin için de arzu etmedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.” buyurmakla, başkalarına karşı olan davranışlarımızda kendimizi ölçü almamıza, aykırı hareket edenlerin gerçek Mü’min olamayacaklarına ne güzel işaret etmişlerdir.

 

 

Hz. Muhammed (s.a.v) hadis-i şeriflerinde: “Sakın, birbirinize (düşman olup) buğuz etmeyiniz. Birbirinize hasad etmeyiniz. Birbirinizden (yüz çevirip) ayrılmayınız. Ey Allah’ın kulları! Birbirinize kardeş olunuz.” buyuruyor.

 

 

Değerli okuyucular,

 
Son zamanlarda Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından, riyakar “İhanet şebekeleri” nin mal varlıklarına el konulması en hayırlı işlerden birisidir. Bu konu da, Muhabere Orgeneral Hamza Günalp paşa bakın ne diyor: “Düşmanlarınıza karşı zafer kazanabilmeniz için, düşmanlarınızla sıcak savaştan daha kolay yolu vardır: Düşmanlarınızı ekonomik darboğaza düşürmektir. Eğer ki düşmanlar ekonomik darboğaza düştüğü zaman, silah, mermi, iletişim ve gıda temini sorunu yaşayıp, zulm etme imkanı olmayacaktır. Onun içindir ki düşmanların, daima ekononomik kriz yaşaması en stratejik önem, hedef ve zaferidir.”

 

 

O zaman, türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin daha başarılı olup, kendisine oy vererek tasarruflarına sorumluluk veren Türk Milletine, huzur-mutluluk-sağlık- bereket içerisinde hizmet verebilmesi vazgeçilmezlerin vazgeçilmezidir.

 

 

Eski Başbakan Mühendis Binali Yıldırım diyor ki: “Lafla Millilik olmaz” eğer ki bu Milli sesleniş halen geçerliise ve geçerli olmazsa Cenab-ı Allah, o Milli seslenişi Binali Yıldırım’a söylenmesini nasip etmez. O zaman, “İhhanet şebekeleri” ne karşı da, Fetö ve Adnan Oktar’cıların, mal varlığına nasıl ki el konuldu, aynı duygularla rüşvet çemberi içerisinde faaliyet gösterenlerin ve kayıt dışı edindikleri mal varlıklarına da, “Lafla Millilik olmaz” Milli seslenişine göre acilen el konulup hazineye devredilmesi gerekmiyor mu?

 

 

Eğer ki, çıkarcı rüşvet çemberi ile mücadele edilmediği takdir de, Recep Tayyip Erdoğan’nın işi çok zor. Allah yardımcısı olsun. Çünkü Racep Tayyip Erdoğan’a, işin ehli olanların değil, özellikle Fetö-Adnan ticari ahlakı ile hareket edenlere her türlü yardım yapılması önerilmektedir ve Edoğan’nın da, çevresine inarak bu konuda bir zamanlar başta Fetö’cular olmak üzere, JET hızıyla yardım etme yarışı yok muydu?

 

 

Madem ki müslümanız o zaman, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in “işi ehline veriniz” hadis-i şerifi, Müslümanım diyen yetkililere göre geçerli ise ve Hz. Muhammed’i son Peygamber olarak kabul edip Sünnet ediyorlarsa, acilen rüşvet ve haksız kazanç elde eden ”İhanet şebekesi” ahlakına haiz olan bürokrat, belediye başkanlarına, Milletvekillerine de, caydırıcı kanunlar çıkarılarak dur denilemez mi?

 

 

Fetö-Adnan ikilisinin, Türk ve dünya kamuoyunda milyarlarca liralık ekonomik faaliyet göstermelerinin başında kayıt dışı ekonomik faaliyetler ve her türlü rüşvet alıp verme, işin ana aktif maddesidir.

Kayıt dışı ekonomik faaliyetler ve rüşvet hareketliliği, her türlü ahlaksızlıkların olmasına yol açacaktır.

Bugün Fetö-Adnan, Allah korusun yarın başka fetö-Adnan’lar çıkar. Onun içindir ki, kayıtdışı ekonomik hareket olduğu müddetçe o ülke de, dış güçlerin tahrik edici, her türlü ahlaksızlıkların oluşturumasını destekleyip Türk Milletinin, huzurunu bozma, ilk hedefleri olduğu unutulmamalıdır.

 

 

Recep Tayyip Erdoğan eğer ki zor şartlarla karşılaşmak istemiyorsa, sağlık, mutluluk, huzur ve bereketli bir yaşam içerisinde olup, kendisini bu makama getiren Türk Milletine mukabele edip hizmet etmek istiyorsa ve sağlığını düşünüyorsa o zaman, acilen başta rüşvet ve her türlü kayıtdışı ekonomik faaliyetlere dur diyerek izin vermemelidir.

Allah’çok şükür TBMM de, bu konuda kanun çıkaramama sorunu da yoktur. O zaman, Erdoğan bu Milli görevi sağlıklı bir şekilde sürdürmek istiyorsa, Türk tarihinde silinmeyecek her türlü Milli görevleri yapmak istiyorsa, tekrar ediyorum: Acilen Fetö-Adnan’cıların malvarlıklarını hazineye nasıl devrettiyse, aynı duygularla da, başta rüşvet ahlakı ile hareket edenler olmak üzere, yakın tarih de edindikleri mal varlıklarını belgeleyemeyenlerin de, hazineye devredilmesi sevaplara nail olacaktır. ve bu uygulama da, Recep Tayyip Erdoğan’nın ömründe yaptığını en hayırlı iş olacaktır.

 

 

Kim ne derse desin Recep Tayyip Erdoğan’nın, Fetö, Adnan’cılara yaptığı en cesaretli iş, riyakarlık ve rüşvet duygularıyla elde ettikleri o kazançları, hazineye devredilmesidir. Cenab-ı Allah, yaptığı her türlü işin bin kat karşılığını kendisine vereceğini, bir imam hatipli ve çok başarılı bir iktisatçı olarak inanıp, bilincinde olmalıdır.

Stratejik önem önemi olan, hatırlatmayı kedisine yapmayı, her şeyden önce Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olması ve mezun olduğu imam hatip-yüksek okullarında aldığı Milli ahlak eğitimleridir.

 

 

Ayrıca Hz. Muhammed ve hadisler kitabın yazarı Abdulbaki Gölpınarlı’nın, Kasım-1964 yılında yazdığı kitabın 92 ci sayfasında, 92’ci hadisi şerif: “Kötü kişiyi anmaz, kötülüğünü söylemezseniz halk nereden bilecek onu? Kötü kişiyi kötülüğü ile anın da halk, ondan çekinsin.” ayrıca Ağrı-Eleşkirt-Tahir beldesi halkı’nın yerlisi ve Türk asıllı olan, Mühendis Binali Yıldırım’ın, “Lafla Millilik olmaz” Milli seslenişinden de cesaret alarak Fetö’cuların yaptıklarını Milli bir hatırlatma olarak, Recep Tayyip Erdoğan’nın bilgisine sunuyorum:

Recep Tayyip Erdoğan, yarın demesin ki, “Siz istediniz mi ki vermedik, söylediniz mi ki yapmadık.” tepkisiyle karşılaşmayalım. Racep Tayyip Erdoğan’nın, o dedikleri, bilgi birikimi ve mezun olduğu okullara göre inanarak yaptığına inanıyorum. İnşallah öyledir.

 

 

Erdoğan, İnşallah çıkarcı, rüşvetçi riyakarlara, karşı da aynı duygularla, acilen önlem alır ve huzur içerisine sorumluluğunda olan Milli görevleriyle uğraşır.

Fetö-Adnan zihniyetlerinin asıl amacı, devlet adamlarının Milli görevlerini yapmayı engellemekle dahili-harici “İhanet şebekeleri” nin, maddi destekleri ile görevlidirler.

 

 

Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’in Nisa Suresi ayet 10 da mealen: ”Gerçekten yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarını ancak bir ateş yemiş gibi doldururlar. Onlar çılgın bir ateşin içine gireceklerdir.” Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ”Yedi büyük günahtan birinin yetim malını yemek olduğunu buyuruyor. Yetim malını yemek, ölüm anında İmansız gitmeye sebep olabilir. denilmiştir.

Kıymetli okuyucularımız,
Müslümanım diyebilen, helallardan faydalanacaklar, haram faaliyetten de korunacaklardır. Allah’ın emrettiği görevleri yapmak dini bir görevimiz olduğu gibi haramlardan sakınmak da görevimizdir. Haram’ın ateş gibi olduğunun bilincinde miyiz? Ateş ki, nasıl insanı eşyaları yaktığı gibi, haramlar da kişiyi azaba götürdüğünün bilincinde olmalıyız.

 

 

HADİS-İ ŞERİF:
1-Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde ”Helal belli, haram da bellidir. İkisi arasında şüpheli şeyler vardır ki, çok kimseler onları bilmezler. Şüpheli şeylerden her kim sakınırsa, dinini ve ırzını kurtarmış olur. Kim şüpheli şeylerin içine dalarsa haramın da içine dalmış olur. (Böylece) Tıpkı koru etrafında davar otlatan çoban gibidir ki, sürüsünü o koruya götürüp otlatmak tehlikesi karşısında bulunur. Haberiniz olsun ki, her ünlü kişinin bir korusu vardır. Unutmamalıyız ki, Allah’ın korusu da haram ettiği şeylerdir. Bir de uyanık olunuz ki, cesedin içinde bir et parçası (Kalp) vardır. İşte o et parçası iyi olduğu zaman bütün cesed iyi olur. Bozuk olduğu zaman da bütün cesed bozuk olur. İşte biliniz ki o et parçası kalbimizdir.”

Bizler, Türk milleti ve İslam alemi olarak, bütün günah, yetim hakkı ve kötülüklerden uzak olmalıyız. Allah’a ve kullarına karşı üzerimize farz olan görevlerini eksiksiz yerine getirmeliyiz ki, Cenab-ı Allah dualarımızı kabul edip, görünür görünmez kazalardan ve belalardan esirgesin.

Hem Müslümanım diyeceksin hem de haram olan yetim hakkını yiyeceksin; bu zihniyete sahip olanları, riyakarlık’ la adlandırabiliriz. Bir zamanlar, Fetö denen riyakar ”İhanet Şebekesi” de, arı kovanında bal çalıp yiyiyordu ve bu saltanatın her zaman, tatlı olacağını düşünüyordu. 15 Temmuz da, Fetö denen zalim, o mübarek bal arıların kovanına çomak sokmaya çalıştı fakat, arılar Fetö spor klübünde olanları ısırıp, balon gibi şişirdiğinde de acısını gösterdi. Cenab-ı Allah’a inanmayan, hakkı olmadıkları halde hatırı sayılanlar klübünde yer alarak, atandıkları görevlerde verimlilik sağlayamayan, rüşvet yiyen, göz yuman ve rüşvet verenlerin de, Fetö-Adnan ikilisi gibi bir gün, Cenab-ı Allah karşılığı olan her türlü maddi-manevi olumsuzlukları, onlara da vereceğinı vereceğini unutmamalıdırlar!

 

 

Bu Dini-Milli hatırlatmalar, açık ve nettir. Ruhunda Allah korkusu, vatan kavramı ve Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağı sevgisi olan tüm yetkililerin, bu Dini-milli hatırlatmalara el atıp, acilen çözmelidirler. Eğer ki “Lafla Millilik olmaz” Milli seslenişi, halen geçerli ise ve geçerli olduğuna da inanıyorum. Geçerli olmazsa o zaman, riyakar Fetö-Adnan ikilisi ile bir farkları olmadığı ortaya çıkmıyor mu? “Müslüman, Müslüman’nın kardeşidir.” hadis-i şerif-i’ni de unutmamak lazım.

Cümle Vatan şehitlerini, Cumhuriyetimizin kurucusu Gzi Mustafa Kemal Atatürk’ü Rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hasta-yaralılara acil şifalar dileriz.

 

 

Hadis-i şerifler Kaynakçası:
Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları: Yayın No: 207 1981
Hz. Muhammed ve hadisleri Kasım 1964 yazar: Abdulbaki Gölpınarlı
Pakista’lı dünyaca ünlü din göevlisi Muhammed Tqi Usmani.
Ezurumlu Hafız Abdullah Aldır Hoca

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Vatan sevgisi ve raf bedeli şartı
Domatesteki mucizeler ve yerli malı
Rüşvete dur diyebiliriz