RTE’ye karşı demokratik hukuk savaşının başlaması ve sonuç alınması için CHP’de lider değişimi temel strateji olmalıdır

RTE’ye karşı demokratik hukuk savaşının başlaması ve sonuç alınması için CHP’de lider değişimi temel strateji olmalıdır
29 Ocak 2018 09:59

Türkiye siyasal yaşamında iki olumsuzluk sürekli olarak ivme kazanıyor.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

Bunlardan biri RTE’nin iktidara gelişinden itibaren, her geçen süre içinde, bugüne kadar Anayasa ve yasaları çiğneyerek Atatürk cumhuriyetini yıkıp, yerine dine dayalı ve çoğunluğunu 7.Yüzyıl Arap hurafelerinin teşkil ettiği teokratik düzene çok yaklaşmıştır; öyle ki, 2023 dedikleri hedefle bunu gerçekleştirme gayreti içindedirler ekibi ile birlikte.

 

 

Dikkat ederseniz, AKP yerine RTE’yi koydum; çünkü RTE demek AKP’nin ta kendisi demektir.

 

 

Siyasal yaşamımızdaki diğer olumsuzluk ise, 2010 yılından itibaren CHP’nin başına alçakça bir kaset operasyonu ile geçen Kılıçdaroğlu’nun, Atatürk’ün iki büyük eserimden biri dediği partisini yolunmuş leyleğe çevirmesidir.

 

 

Bu iki olumsuzluktan şu sonuç çıkıyor; RTE hedefine koşarak ilerlerken, CHP Kılıçdaroğlu tarafından RTE’nin AKP’sinin en büyük yan kuruluşu haline getirmiştir.

 

 

Şimdi bunları, yazıyı çok fazla uzatmadan açıklamak istiyorum.

 

 

Başta da söylediğimiz gibi RTE bugüne kadar yaptığı siyasal icraatları hep Anayasa ve yasaları çiğneyerek yapmıştır.

 

 

Bunları bir makale çerçevesi içinde tek tek saymamızın olanağı yoktur elbette, ama birkaç örnek vermekle iktifa(yetinmek) edeceğiz.

 

 

RTE, FETÖ ile kanka olduğu dönemlerde Türk ordusunun en üst komuta heyetine (genel kurmay başkanı dahil) kadar hukuksuz olarak kodeslere tıkamıştır ve ‘’Ben Ergenekon’un savcısıyım!” dediğini unutmayalım.

 

 

Bu çok ağır bir suçtur; çünkü böyle bir işlemi savaşlarda yabancı düşman yönetimleri yapar.

 

 

RTE, bugünkü kaçak sarayı yaptırırken mahkeme kararlarını dinlememiş ve ‘’Eğer güçleri yetiyorsa gelip durdursunlar…’’ diyecek kadar yasaları, hem de meydan okuyarak çiğnemiştir.

 

 

17/25 Aralık devlet çapındaki devasa hırsızlıkları açığa çıkaran çok sayıda yargıçları, savcıları, polis şeflerini ya sürgün emiş, ya görevlerinden almış, ya da kodeslere tıkamıştır; tüm bunları yaparken yasaları çiğnemiştir.

 

 

RTE, Türk milli eğitim sistemini laiklik ve bilimsel esaslardan tamamen sıyırmış, 7.Yüzyıl Arap düşünce ve paradigmasına göre şekillendirmiştir.

 

 

Devlet kurumlarından T.C. tabelalarını Anayasa ve yasaları çiğneyerek indirtmiştir.

 

 

Tüm seçimlerde ve referandumlarda oylar çalınmış ve sürekli iktidar olmuşlardır.

 

 

Son referandum da mühürsüz oylar ‘’evet’’ kabul edilerek kılpayı kendini ebedi cumhurbaşkanı yapmıştır, RTE.

 

 

5 milyon Arap sığınmacıyı, Türkiye’nin savaşsız olarak işgali olarak topraklarımızı fütursuzca yabancılara peşkeş çekmiştir ve bu durum ağır anayasal bir suçtur.

 

 

Devletin en önemli mal varlıklarını, yaylaları, ormanları, gölleri vs, Araplara peşkeş çekmiştir.

 

 

18 adamız ve sayısız kayalıklarımızı Yunanistan işgal ettiği halde, RTE’nin gıkı bile çıkmamış; o kendi hülyası olan Arap davalarıyla uğraşarak askerlerimizin ölmesine sebep olmuştur ve bu durum halen devam etmektedir.

 

 

Adama bakın siz, topraklarımız Yunan tarafından işgal edilirken sesini çıkarmayan böyle bir zihniyet, buradan yola çıkarak bir de gazilik ünvanı alma peşindi.

 

 

Ne için gazilik ünvanı?

 

 

Arap davası için!

 

 

RTE’nin Anayasa ve yasaları çiğneyerek işlediği cürümler çok kalın olabilecek bir kitap çapındadır.

 

 

Bir de bunun yanında kalpazancılık suçlaması yapılıyor adama, ama o hiç aldırış etmeden yoluna devam ediyor.

 

 

Şu üniversite diplomasını bir ispat edemedi gitti ve böyle bir diplomanın olduğuna da asla inanmıyorum; çünkü kendisini kalpazanlıktan mahkemeye verenler var ama bir türlü ortaya belge koyamıyor.

 

 

Dünya çapında eşi benzeri ortaya konulmamış bir evrakta sahtecilik oyununa siz bakın ki, bu yöntemle ta cumhurbaşkanlığına kadar çıkıyor.

 

 

Burada başka bir şeyi daha akıllara getirmek istiyorum; diploma kalpazanlığı evrakta sahtecilikte sadece cumhurbaşkanlığını ilgilendirmiyor.

 

 

Bakın, askerliği yedek subay olarak yapmak için yine yüksek öğrenim diploması yasa gereği.

 

 

RTE, askerliğini yedek subay olarak yaptığına göre askerlik şubesine mutlaka yüksek öğrenim diploması vermesi gerekiyor.

 

 

Bunu nasıl becerdi ve hangi diplomayı verdi, ayrıca milletvekili seçilirken veya başka durumlarda hangi diplomayı verdi?

 

 

Düzmece bir diploma verdiğine göre bunlar evrakta dolandırıcılık suçuna girmiyor mu?

 

 

RTE’nin fütursuzca Anayasa ve yasaları çiğnemesine ve A4 kağıdına basılı aplikatör dışında bir diploma ortaya koyamadığına göre bu kişi ile mücadele nasıl yapılacak?

 

 

Çok ağır cürümleri olmasına rağmen, hukuk savaşı ve demokratik yöntemlerle RTE’yi çökertemeyen aciz bir Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında durması vatana ihanetle eşdeğer olamaz mı?

 

 

Yahu adam Ankara’yı kazandığı halde, korkusundan mücadele etmedi, referandumda açıkara oyla ‘’hayır’’ kazandığı halde olayın üstüne gitmedi.

 

 

RTE, ‘’höt’’ denildiğinde sinecek ve hukuktan anlamayan adamını çok iyi tanıyor ve 1 kılıç darbesi ile işi tamamlıyor.

 

 

Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başından behemehal indirilmesi gerekir; çünkü ülke için bostan korkuluğundan ayrımı hiç yok.

 

 

Peki, yerine hangi özelliklerde birinin gelmesi gerekir?

 

 

1-Tam bir Atatürk evladı olacak,

2-‘’Misak- Milli’’ felsefesine iman etmiş olacak,

3-Gözükara olacak şekilde yiğit ve RTE’ye gizlenecek delik arattıracak kararlılığa sahip olacak,

4-Hapsolmaktan korkmayacak ve bu hususta tehdit edenlere karşı ‘’hadi lan oradan!’’ deme cüretinde bulunacak,

5-Bilge olacak,

6-Çok önemli gördüğüm bir özellik olarak, ‘’hukuk duayeni’’ olacak.

 

 

Bu son özellik o kadar önemli ki, hukuk nosyonu olmayanlar, RTE’nin deminden beri anlattığım Anayasa ve yasaları fütursuzca çiğnemesi ile iddia edilen kalpazanlıkları ile hukuk savaşı yapamazlar, bu nedenle hukuk duoyeni olmak olmazsa olmaz gerekliliktir.

 

 

RTE, öncelikle bu iki noktadan çökertilir; yani Anayasa ve yasaları çiğnemesi ve kalpazanlık suçlamalarından.

 

 

Kimse benim babamın oğlu değil ve ben Atatürk’ün ışıklı yolunda ödünsüz olarak bulunmak dışında, CHP üyesi bile değilim; Ümit Kocasakalı’da hiç tanımam, ama yıllardır medyadan yakından takip ederim.

 

 

Taktir ettiğim Ümit Kocasakal, yukarıda sıraladığım 6 özelliği de üzerinde taşıyan biri olarak CHP’nin başında bulunmaya çok layık olarak görüyorum.

 

 

Hele, Ümit Kocasakal’ın bir hukuk otoritesi olması, RTE’yi yukarıda açıkladığım konular bağlamında mahv-u perişan edecektir.

 

 

Hukuku fütursuzca çiğneyen RTE karşısında hukuk nosyonu olmayanlar asla onunla baş edemezler.

 

 

Bana inanın ki, RTE’nin en büyük korkusu CHP’nin başına Ümit Kocasakal’ın gelme olasılığıdır.

 

 

Son günlerde RTE’nin Yunanistan’ın işgal ettiği adalar ve diğer konularda Kılıçdaroğlu’nun üzerine yüklenmesi, kurultayları dolayısıyla onu parlatarak yeniden genel başkan olmasını sağlamak içindir.

 

 

CHP delegelerine sesleniyorum ve diyorum ki, Ümit Kocasakal’ı genel başkan adayı yaparak kendisine bir fırsat verin, siz orada, biz televizyonlarımızın başında hep birlikte dinleyelim; ikna olmazsanız yine istediğiniz adaya oylarınızı verirsiniz.

 

 

Yazıma son verirken yineliyorum ki, Ümit Kocasakal CHP genel başkanı olduğu taktirde RTE hukuk yoluyla çelikten bir cendereye sıkışacak ve bir daha çıkamayacaktır.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Arapların ve Arapçıların Türkleri eşek yapıp hizmetlerinde kullanma sloganları: Ümmet, muhacir ve ensar
Tayyip Erdoğan’ın ümmetçilik aşkı ve kanlı İslam tarihi
Türk Milleti, Cumhuriyeti yeniden kurmak için büyük zafere kilitlendi