RTE’nin siyasi sicili halkın önünde didik didik edilmelidir!

RTE’nin siyasi sicili halkın önünde didik didik edilmelidir!
7 Haziran 2018 19:17

Siyaset ve onun varlık nedeni olan seçimler çok ciddi demokratik savaştır; hele Türkiye gibi bağımsızlık, özgürlük, demokratik insan hakları, diktatoryal baskı sorunu olan bir ülkede ve bu bağlamda 24 Haziran’da yapılacak çifte seçim-cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri-çok daha ciddi bir demokratik savaştır.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

Çünkü geldiğimiz nokta itibariyle 16 senedir iktidarda bulunan RTE nedeniyle Türkiye’nin beka sorunu çok ağır bir şekilde önümüzde durmaktadır.

 

RTE, şimdiye kadar dindar halkımızı din duygularını çok ağır bir şekilde istismar ederek İslam ile kandırdı ve ülkemizi parçalanma konumuna getirdi.

 

Önce bir toplumbilim(sosyoloji) gerçeğini paylaşalım; o da kitleleri beyinsel köle haline getirmek isteyen despot liderler öncelikle onların dogmatik-hurafe din duygularına bürünmesini sağlar ve bu yolda ilginç icraatlarda bulunurlar.

 

RTE’nin her okulu imam-hatip yapması, bakkal dükkanı gibi ilahiyat fakültelerinin sayısını çoğaltması, camilerin sayısını çoğaltması,-80 bin camiden bugün 120 bin camiye çıkmıştır ve hiçbir İslam ülkesinde bu kadar cami yoktur ki, bu camilerin imamlarının çoğu RTE’nin partisinin propaganda şefi gibi çalışır-tüm ilahiyat mezunlarını çeşitli adlar altında işe yerleştirmesi,-örneğin hastanelerde manevi danışman, okullarda her sınıfın yine manevi danışmanı vs.-iftar ve cami şovları vs. bu bağlamdadır ve toplumu köleleştirmeye yöneliktir.Nereye gitsek, her köşe başında karşımıza bir din temsilcisi çıkıyor.

 

Bilinen bir gerçektir ki, tüm dinler hiç sorgulamadan inanmayı ve teslim olmayı emreder ve inanmadığın taktirde seni en ağır suçlardan olan kafirlik yaftasıyla damgalar.

 

Ama bilim ve akıl özgür düşünce, şüphe ve gözlemi, deneyi, araştırmayı önerir ve özgür aklı savunur.

 

RTE bunu çok iyi bildiği, daha doğrusu Batılı danışmanları öyle öğrettikleri için Türk toplumunu dogmatizme dayalı ağır din tortularına batırır ve kendisi güruhu ve ailesi ile birlikte ballı börek iktidarlarının başında oturur.

 

Yani toplumu din ile beyninden esir alarak ”din-imanı onlara, han-hamamı kendilerine” ayırır.

 

Bu aşırı dinselleştirme operasyonu bizzat RTE tarafından yürütülmektedir, çünkü bu yolla sonunda sadece mutlak diktatörlüğe değil, Suudi Arabistan gibi krallığa geçiş yapmak istemektedir.

 

Ben uzun zamandır TV kanallarının hiçbirinde politik böğürtüleri dinlemiyorum, daha doğrusu televizyon izlemiyorum ama geçen gün Türk basınının yurtsever değerli bir kaleminin makalesinden RTE’nin mitinglerde Kuran’ın ayetlerinin Arapça orjinallerini okuduğunu yazmıştı ki, bu durum onun geldiği nokta itibariyle toplumu daha ağır bir dinsel yönelime sokmak istemesinin bir işareti olmakla beraber, aynı zamanda çaresizliğinin, tükenmişliğinin, sona gelmişliğinin bir göstergesidir.

 

Evet, artık RTE tükenmişliğini çok açık olarak görmektedir.

 

Onu tüketen ”Millet İttifakı”nın azim ve kararlılıkla çalışan cumhurbaşkanı adayları ve canhıraş mücadele veren teşkilatlarıdır.

 

RTE’ye artık kimse inanmıyor.

 

Kendi seçmeninin de onu önemli ölçüde terk ettiğinin ayırdındadır.

 

Seçimlere şurada sayılı günler kaldı, ”Millet İttifakı”nın cumhurbaşkanı adayları şimdiye kadar olan mücadeleleriyle askeri tabirle bir metafor yapacak olursak, hava bombardımanı ve topçu ateşi ile AKP cenahını ve RTE’yi kımıldayamaz hale getirdiler, bu nedenle çok yalpalıyorlar.

 

Bir savaşta asker hava bombardımanı ve topçu ateşi ile düşman cephesi yumuşatıldıktan sonra piyade ve komando birlikleri düşman cephesine dalış yapar ve göğüs göğüse çarpışma başlar ve bu arada düşman elindeki son kozları sonuna kadar kullanma ve kurtulma veya kaçma peşindedir.

 

Ben bu köşeden ”Millet İttifakı”nın üç cumhurbaşkanı adayına da RTE’ye karşı etkin mücadelelerinden dolayı teşekkür ve minnet duygularımı iletirim ve seçim bitinceye kadar hepsine yürekten başarılar dilerim.

 

Fakat bir gerçek yüzünü artık göstermiştir ki, ikinci tura RTE’nin karşısına Muharrem İnce kalacaktır.

 

Yani yukarıda metaforik askeri jargonla tanımladığımız gibi RTE karşısında ikinci turda ve gerekirse şimdi demokratik göğüs göğüse piyade savaşını Muharrem İnce yapacaktır.

 

Ve, yine askeri tanımla en son merhalede ”Savaş namlunun ucundadır’‘ kuralı gereğince Muharrem İnce bu demokratik piyade savaşını kazanmak zorundadır, çünkü diğer adaylar alanda olmayacaklardır ama kendisine destek vereceklerinden de şüphe etmiyorum.Yalnız makalenin sonunda belirteceğim bir koşulu diğer adaylara karşı yerine getirirse.

 

Şimdi bu aşamada, yani siyasi demokratik göğüs göğüse RTE ile mücadelesinde Muharrem İnce’ye en çok ne gerekli? Sorusuna yanıt vermek durumundayız.

 

Makale’nin başlığında da ifade ettiğimiz gibi , RTE’nin siyasi sicili halkın önünde didik didik edilmesi gereklidir.

 

Neden?

 

RTE, aslında ikinci tura karşısına rakip olarak Muharrem İnce’nin kalmasını istiyor.

 

Bunun nedeni belaltı vuruşunu yapmak içindir, hem de öyle böyle belaltı vuruşu değil, tabir yerindeyse belaltının belaltını vuruşa hazırlanıyor ve bu yolla toplumumuzun bilinen değerleri üzerinden Muharrem İnce’yi madara edip itibar kaybına uğratarak seçimi kazanmak istiyor ki, RTE buna siyasi hayat-memat(yaşam-ölüm) meselesi yüzünden zorunludur ve bunu yapmaktan çekinmeyecektir.

 

Bu durumda RTE’ye nasıl yanıt verilir?

 

Elbette misilleme olarak belaltı vuruşlarıyla yanıt verilir.

 

E, buna karşı Muharrem İnce’nin savunma sistemleri hazırdır ve bu konuda etrafındaki adamlara biraz araştırma yaptırması gerekmektedir.

 

Bu bağlamda olmak üzere bir RTE uzmanı olan yazar Ergün Poyraz’ın RTE ile ilgili yazdığı Takunyalı Führer, Kalpazan, Musa’nın Gülü, Diplomasız adlı yapıtlarını didik didik ettirerek ajandasına almalıdır.

 

Benim de didik didik ederek okuduğum bu yapıtlarda RTE’ye belaltı vuruşları ve seçmen nezdinde itibarını düşürecek çokça malzeme vardır.

 

Şimdi çok önemli bir hususu anımsatayım, Muharrem İnce’ye çok özel belaltı vuruşuna karşı, kendisi veya adamları Ergün Göze ile görüşerek RTE ile ilgili çok özel belaltı vuruşu bilgiler alır ki, şimdilik yargı meselesi yüzünden bunu yazamıyor.

 

Örneğin RTE’nin 2006’da makam arabasının içinde kilitli kalması ve camının balyozla kırılarak kurtarılması hikayesinin detayları Ergün Poyraz’dan öğrenilirse hazırlıklı olunur özel belaltı vuruşlarına karşı.

 

Her oyun kurallarına göre oynanır ve siyasetin de kuralları karmaşık ve incedir.

 

Eminim ki, bu inceliği Muharrem İnce çok iyi yerine getirecektir.

 

Ancak burada bir noktayı önemle belirteyim, Muharrem İnce’nin parlamenter sisteme iki yıl sonra geçebiliriz söylemi ikinci turda başta Meral Akşener olmak üzere diğerleri tarafından desteği çekebilir ve bu da RTE’nin yeniden seçilmesini sağlar.

 

Neden?

 

Parlamenter sisteme geçiş yeni bir seçimi gerektirir ve böyle bir durumda cumhurbaşkanı seçilemedikleri için genel başkanlar olarak Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu tez zamanda milletvekili olmak isteyeceklerdir.

 

Kişisel arzuyla Muharrem İnce buna yanaşmazsa inanın 2.turda seçimi kaybeder.

 

Bu nedenle 1.tur seçim tamamlandıktan sonra veya şimdi ‘’Millet İttifakı’’nın tüm adayları aralarında centilmenlik anlaşması yaparak, kim seçilirse hemen parlamenter sisteme geçilecek ilkesel kararı almalıdırlar.

 

Muharrem İnce insanlardaki ‘’Bana kalmadıysa sana da yar etmem!’’ psikolojisini hiç ama hiç unutmamalıdır.

 

Hem parlamenter sisteme geçiş öyle 2 yıl gibi uzun zamana yayılırsa, bu sistemin ruhuna Fatiha okumaktan başka çare kalmaz.

 

Benden hatırlatması!

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Düşmanınız hata yaparken asla onu rahatsız etmeyin!
Cumhuriyet Halk Partisi’nin şu anda tek muhtaç olduğu hususiyet!
Türkiye’de demokrasi bitmiştir ve liderlerin kökü kurumuştur!