ÖSO aşağılık bir Arap terör örgütüdür

ÖSO aşağılık bir Arap terör örgütüdür
2 Şubat 2018 09:46

”Özgür Suriye Ordusu” denilen ÖSO’yu Türk askerine denk ve ona yardımcı görebilmek için insanın ya beyni örümcek ağlarıyla dolu zırcahil, ya 1Q’sü 26-50 puan arası olan orta seviyede bir gerizekalı, ya ataları dışarıdan gelmiş olan kripto azınlığa mensup olan bir hain Türk düşmanı, veya bunların hepsini birlikte bünyesinde barındırması gerekir.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

Terör örgütü liderlerinin dizlerinin dibinde oturup feyiz alanlar, terörist örgütler sevdalılığından kendilerini kurtaramazlar.

 

 

Hemen doğrudan konuya geçelim.

 

 

Dünyada ilk düzenli orduyu kuran Türklerdir ve bugün tüm ulusların ordusu Türklerin kurduğu düzene göredir.

 

 

Türkler ilk düzenli orduyu M.Ö.209’da Asya Doğu Hun Hakanı Metehan kurmuştur.

 

 

Daha önce de bir vesileyle yazmıştım; Türk ordusu Metehan tarafından 10’lu sisteme göre çok yüksek bir disiplin anlayışı ile kurulmuştur.

 

 

10 askerin başında bulunana onbaşı, 10’ar kişilik askerden oluşan 10 takımdan meydana gelen askeri birliğin başına komutan olarak yüzbaşı, 100 kişilik askerden oluşan ve 10 birliğin komutanı bin asker e komuta etmesi nedeniyle binbaşı ve 10 tane binlik askerden oluşan, yani 10 bin kişilik askeri birliğe de tümen deniyordu ve başında da tümgeneral bulunuyordu.

 

 

Yineleyelim ki, dünyanın tüm askeri sistemleri Türk’ün bu askeri örgütlenmesine göre olmuştur.

 

 

Bu askeri örgütlenmenin üstün vasıflarını anlayabilmek için öncelikle bir Türk veya Türk’ün yolunda olmak gerekiyor.

 

 

Türk askeri örgütlenmesini ve ifade edilmeyecek ölçüde çok yüksek disiplin anlayışını ve disiplinize edilmiş kurumlaşmayı anlamak için öncelikle damarlarında Metehan’dan Atatürk’e uzanan tarihin derin çizgisinde Türk atalarının soylu kanını taşıması veya yolunda olması gerekir.

 

 

Çünkü Türklüğün en önemli ideologu Nihal Atsız ‘’Türkler, Türk olarak doğanlarla, kendini Türk olarak hissedenlerden oluşmuş bir millettir’’ der.

 

 

Türk askeri disiplini ve yüksek savaş yeteneği, Türk ulusunun genlerine yerleşmiştir, DNA’aları bu şekilde gelişmiştir.

 

 

Türk’ün yiğit hakanı Metehan’ın ‘’Bir çivi bir nalı korur, bir nal bir atı korur, bir at bir hakanı korur ve bir hakan da milletini korur!’’ sözü ve emri ile askeri Türk askeri disiplinini olağanüstü yükseklere çıkarmış ve tarihsel miras olarak bugünlere kadar gelmesine vesile olmuştur.

 

 

Şimdi, kısaca Arapların askeri anlayışına geçelim ve Türk’ün savaş kudreti ile Arapların tarih boyunca çapulculuğunu anlatalım.

 

 

Araplar İslam’dan önce dağınık aşiret hayatı yaşıyorlar ve aşiretler birbirlerine ani baskınlar yaparak birbirlerinin mallarını, karılarını, kızlarını kaçırıp talan ediyorlardı.-bu geleneğin devamı olarak bugün de tüm Arap ülkeleri birbirleriyle kavgalı ve hunharca birbirlerini katlediyorlar-

 

 

Yine bu baskınlara da cihad adı veriyorlardı.

 

 

Ele geçirdikleri mallara ganimet ve el koydukları kız ve karılarına ise cariye diyorlardı.

 

 

İslam geldikten sonra Araplar toplumsal alışkanlıklarını değiştirmediler, aksine bu alışkanlıklara İslami kılıf takılarak, daha da kallavi hale getirdiler.

 

 

Yani, Araplar savaşırken öncelikle mal ve karı talanını hedef alırlar; kısacası zenginlik ve vajina peşindedirler.

 

 

Ayrıca Araplar binlerce yıllık geleneklerine uygun olarak düşmanla karşı karşıya asla savaşamazlar-düzenli ordularla savaş-, ancak bugün Ortadoğu coğrafyasında gördüğümüz gibi terör örgütleri kurarak vurkaç taktiği ile mücadele ederler.

 

 

Araplar korkak olduğu için düşmanla yüzyüze gelemiyorlar.

 

 

Türklerin şanlı tarihine baktığımız zaman savaşları düşman malını ganimet adı altında talan etmek ve cariye edinmek için karılarını kızlarını ele geçirmek için yapmıyorlardı.

 

 

Türklerin savaşlardan amaçları vatanlarını korumak, zulme uğrayan bölgelerde adalet tesis etmek, mazlumlara yardım etmek içindir hep.

 

 

Türk askeri düşmanla doğrudan teması gerektiren düzenli savaşlarda asla korkup geri çekilmez, ölümü hiç çekinmeden gözönüne alır.

 

 

Ama Araplar düzenli savaş yapamazlar, düşmanla karşıkarşıya geldiklerinde ya dübürlerini dönerek kaçar, ya da düşmanın ayaklarına kapanırlar.

 

 

1967 Mısır-İsrail ‘’6 gün savaşında’’ en modern tankları nasıl da bırakıp kaçtıklarını çok iyi biliyoruz.

 

 

Ayrıca 1.Körfez savaşında(1991) Arap askerlerinin Amerikan askerlerinin potinlerini nasıl da yaladıklarını milletçe ekranlardan izledik.

 

 

İşte bu alçaklıkları Türk askeri asla savaş meydanlarında yapmamıştır ve ‘’beni öldürecekleri ana kadar bir düşman askeri bile öldürsem kardır’’ anlayışında olmuştur.

 

 

Türk askerini en iyi tanıyan Mustafa Kemal, gözyaşartıcı sahnelerle dolu Çanakkale savaşlarını anlatırken, her zaman gözüm yaşararak okuduğum ve zangır zangır titrediğim ‘’BOMBA OLAYI(14 MAYIS 1915) ÇOK ÖNEMLİ VE DÜNYA HARP TARİHİNDE EŞİNE RASTLANMASI MÜMKÜN OLMAYAN BİR HADİSEDİR.KARŞILIKLI SİPERLER ARASINDAKİ MESAFE 8 METRE, YANİ ÖLÜM MUHAKKAK.BİRİNCİ SİPERDEKİLERİN HİÇBİRİSİ KURTULMAMACASINA ŞEHİT DÜŞÜYOR.İKİNCİ SİPERDEKİLER YILDIRIM GİBİ ONLARIN YERİNE GİDİYOR.BOMBA, ŞARAPNEL, KURŞUN YAĞMURU ALTINDA ÖLENİ GÖRÜYOR.3 DAKİKAYA KADAR ÖLECEĞİNİ BİLİYOR VE EN FAK BİR ÇEKİNME İLE GÖSTERMİYOR.SARSILMA YOK.OKUMA BİLENLER KURAN-I KERİM OKUYOR VE CENNETE GİTMEYE HAZIRLANIYOR!BİLMEYENLER İSE KELİME-İ ŞAHADET GETİRİYOR VE EZAN OKUYARAK YÜRÜYORLAR.SICAK CEHENNEM GİBİ KAYNIYOR.20 DÜŞMANA KARŞI HER SİPERDE BİR NEFER SÜNGÜ İLE ÇARPIŞIYOR.TÜRK ASKERİNDEKİ RUH KUVVETİNİ GÖSTEREN, DÜNYANIN HİÇBİR ASKERİNDE BULUNMAYAN, TEBRİKE DEĞER BİR ÖRNEKTİR.EMİN OLMALISINIZ Kİ, ÇANAKKALE MUHAREBELERİNİ KAZANDIRAN BU YÜKSEK RUHTUR!’’ hitabesini tüm Türk düşmanlarının ve tüm alçaklıklarına rağmen yabancı terörist gruplarını Türk askerine eşit ve yardımcı gören tüm kripto hainlerin suratlarına çarpıyor ve lanetle anıyorum.

 

 

ÖSO gibi aşağılık Arap terörist örgütler, atalarından kalan tarihsel ve biyolojik genleri gereği, Türk milletinin sıcak yataklarında rahat uyuması için değil, o yataklardaki kızlara, kadınlara nasıl elkoyacağının hesabı içindedir.

 

 

Türk askerinin hiçbir askeri güce, hele ÖSO gibi aşağılık terör örgütlerine gereksinimi yok, diyorum.

 

 

Bunu da Mustafa Kemal’e 21 Eylül 1921’de TBMM’de gazilik ve mareşallik ünvanı verildikten sonra cephede bulunan Türk askerine çektiği telgrafta ‘’KURTULUŞ İÇİN YAPTIĞINIZ BU SAVAŞTA, ÇOK DAHA EVVEL SİZİ BAŞKA MUHAREBE MEYDANLARINDA DA TANIMIŞ İDİM.DÜNYANIN HİÇBİR ORDUSUNDA YÜREĞİ SENİNKİNDEN DAHA TEMİZ, DAHA SAĞLAM BİR ASKERE RASTLANMAMIŞTIR.HER ZAFERİN MAYASI SENDEDİR.KANAATİNLE, İMANINLA, İTAAT VE HİÇBİR KORKUNUN YILDIRAMADIĞI DEMİR GİBİ PAK KALBİNLE DÜŞMANI NİHAYET ALT EDEN BÜYÜK GAYRETİN İÇİN MİNNET VE ŞÜKRANIMI SÖYLEMEYİ NEFSİME EN AZİZ BİR BORÇ BİLİRİM!’’ büyük sözlerini de Türk askerini alçak propagandanın incelikleri ile küçük gösterme gayreti içinde olanların da suratlarına tokat gibi yapıştırıyorum.

 

 

İşte ‘’Kuvay-ı Milliye’’ ruhu da Türk milletine has bir yüksek haslettir.

 

 

Sadece Türk’e ait bir ruh olan ‘’Kuvay-ı Milliye’’yi çapulcu teröristlere de izafe etmek bir ihanettir.

 

 

İşte M.Ö.209’kurulan ulu hakanımız Metehan’ın kurduğu büyük Türk ordusu hangi yüksek disiplin kalitesinde olduysa, bugünde o disiplin aynı titizlikle korunmaktadır.

 

 

Türk ordusunun sırtımızdan hançerleyici hiçbir Arap terörist gruplarına gereksinmesi yoktur, kendi vatanını savunacak yüksek kahramanlık ruhuna sahiptir.

 

 

Uyarı yapıyorum ki, ÖSO denilen Arap terörist örgütü de bizi bir gün sırtımızdan hançerleyecektir.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Titanik batıyor
Diyanet başkanı Ateizm ve Deizm ile mücadele edeceğine Cumhuriyet ile kavga ediyor
FETÖ’nün piçleri!