Onlar Anadolunun tapu senedidir

Onlar Anadolunun tapu senedidir
27 Ağustos 2013 10:32

Ey Büyük Türk Milleti! Yazımızın konusu Türk Milletinin bağımsızlığını temin eden ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilk müjdesi olan, Zafer bayramı ve Türk silahlı kuvvetler günü hakkında olacaktır.

Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

 

Yüce Türk İslam varlığının sönmez güneşi tarihteki Mehmetçiğe, bugünkü Mehmetçiğe ve yarınki  Mehmetçiğe, Halkın Habercisi ailesi olarak bu yazımızı armağan ederek başlayalım:

 

Şanlı Türk tarihine kanlarıyla renk katan kahraman Türk Askeri’nin, vatan ve millet sevgisini şahsında birleştirerek Büyük Türk milletinin refah ve saadetini hedef tutan hamlelerde layık olduğu yerini her zaman almıştır. Büyük Türk Milletinin ve ulusumuzun en şerefli kuruluşlardan biri olan Kahraman Türk Ordusunun bir Kahramanlar yuvası olduğunu, Atatürk ve Vatan sevgisini, doğruluğu, saygı değerlerini bu güne kadar unutmamıştır ve hiç bir zamanda unutmayacaktır.

 

Bilindiği gibi askerlik, çok şerefli ve kutsal bir meslektir. Çünkü askerlik Peygamberimizin de mesleğidir. Bu ocağın kutsiyeti buradan ve Allah’ın cihad emrinden gelmektedir. Askerlik, hakkın ve faziletin yükselmesine ve gönüllere yol bulmasına engel olmak isteyenlere karşı verilen bir mücadeledir. Yani ”İ’la-i Kelelimetullah” için yapılan cihattır. Her Müslüman-Türk evladı, asker doğar, asker yaşar, asker ölür. O sonradan askerliğe intibak etmez, doğuştan asker olarak doğar. Bunun içindir ki tarihin ve coğrafyanın en güçlü ordularından biri, Türk ordusudur. O dostlara ümit, düşmana korkudur. Bugün de yenilmez güç, bükülmez bilekdir. Onun için Yüce Türk İslam alemi askerliği sever ve onu en büyük görev sayar.

 

Bir Milletin varlığını koruması ve devam ettirmesi, bugünkü dünya şartları içinde kuvvetli bir ordu ile mümkündür. Türk ordusu, mazisi çok eski olan ve geçmişten kuvvet alan şanlı bir ordudur.

 

Sanayi ötesi toplum ülkelerinin, makam ve maddi çıkar için ajanlığını yapan yurt içindeki ihanet şebekelri ve Yüce Türk İslam Alemi’nin bölünmez bütünlüğünü bozmak isteyen, Münafık-Gafil sanayi ötesi toplum ülkeleri, 1914 yılında Avusturalya’nın Silver şehrinde ki, iki Türk’ün tek başına 700 Anzak askerini ne hale getirdiklerini gözden geçirmelidirler. Yüce Türk İslam alemi çok sabırlıdır. Bölünmez bütünlüğümüzle uğraşanlar, şah damarımıza bastıkları zaman, O hızı hiç bir şey durduramaz. Bu bir makale, yorum ve hikaye değildir. Birebir yaşanan tarihi bir olaydır. Çünkü tarih yalan söylemez.

 

Ey Yüce Türk İslam alemi!

 

Tarihi zaferlerle dolu Yüce Türk İslam alemi, 30 Ağustos Zafer bayramını ve Türk silahlı kuvvetler gününü kutlamanın heyecan ve coşkunluğunu yeniden yaşıyor. Büyük Türk Milletinin bilindiği gibi birinci dünya savaşında yaşananların, günümüzde de tekerrür edilmek isteniyor. Yüce Türk İslam alemi olarak bu konuları idrak edip, ülkesiyle-Milletiyle bölünmez bütünlüğümüzden hiç bir taviz verilmeyeceğini, yurtiçindeki ve yurtdışındaki, bazı ihanet şebekesi-Gafiller ve sanayi ötesi toplum ülkeleri bunun bilincinde olmalı ve idrak etmelidirler.

 

Ancak tarihin her devrinde hür yaşamış, hiç bir kuvvet tarafından zincire vurulmamış kahraman milletimiz, kadınıyla erkeğiyle, genciyle, ihtiyarıyla, el-ele, gönül gönüle ve omuz omuza vererek, Cenab-ı Hakk’ın ”Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın” emrine uyarak Baş komutan Gazi Mustafa Keemal’in önderliğinde zorlu ve çetin bir mücadeleye girişti.

 

26 Ağustos 1922 sabahı Sakarya kıyılarında şaşkına çevrilen düşman kuvvetleri, 30 Ağustos’ta bozguna uğratıldı. Böylece Başkomutanın ”Düşman ordusu mutlaka imha olunacaktır’‘ şeklindeki kesin emri yerine getirilmiş oldu. Eskişehir, Afyon hattına, oradan da İzmir’e kaçan düşman Vatanımızı terketmek zorunda kaldı.

 

30 Ağustos tarihimizde bir dönüm noktası olmuş, var veya yok olma mücadelesinde, Büyük Türk Milletinin var olduğunu dünya kamuoyuna bir kere daha kanıtlamıştır.

 

30 Ağustos Hristiyan aleminin ”hasta adam’‘ olarak kabul ettiği Milletimizin uyanış ve şahlanışıydı. Zira atalarımız Yüce Mevlanın: ”Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer Allah’a inanıyorsanız mutlaka üstün geleceksiniz” müjdesiyle yola çıkmıştı.

 

Bu zafer, ay-yıldızlı bayrağımıza uzanan ellerin kesildiği namusumuza yönelen gözlerin oyulduğu, Vatanımızı kirleten ayaklarının kırıldığı, şehit kanıyla sulanan bu toprakların namertlere mezar olduğu bir zaferdir.

 

”Harran ovasında tarımın modernleşmesi ve ağaçlandırılmasının da bir Zafer olduğunu unutmamalıyız.” Sanayi ötesi toplum ülkelerinin, şu an dünyada ki asıl mücadelesi, temel gıda hammaddesini (Protein) teminat altına almaktır. Bir örnek verecek olursak; Libya da buğday yetiştirilmeye başlandı Libya’nın akıbetini gördük. Aynı oyunlar, Allah korusun Harran ovası üzerinde de oynanıyor. Nasıl mı? Harran ovasında yıllardır demirbaş tarımsal ürünlere önem veriliyor. Ne yazık ki, halen tarımın ve ağaçlandırılmanın modernleşmemesi dikkat çekicidir?

 

Mü’miler olarak ki, Allah’ Rasulüne inandılar, sonra şüphe etmediler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaştılar. İşte İman iddiasında olanlardır. Ayet-i kerimesine uyarak Kur’an-ı ayaklar altında çiğnetmemek, İslamı göğüslerden sildirmemek, Ezanı Muhammediyi minarelerden susturmamak idealiyle çırpınan bu İman ordusu, kellesini koltuğuna alarak, kanı ve canı pahasına, Allah’a ve O’nun Resulüne bağlılığını ispat ediyordu, koşa-koşa sevinerek ölüme gidip, bir gül bahçesine girercesine kara toprağa giren şehitlerimiz, Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle ölümsüzleşiyordu. Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Hayır onlar diridirler ama siz farkında değilsiniz Ayetinin sırrına eriyorlardı.

 

Ey Yüce Türk İslam alemi!

 

30 Ağustos Zaferi, emir ve itaatta abideleşen, cesarette destanlaşan, birlik ve beraberlikte çelikleşen Yüce Türk İslam aleminin düşman top mermisine, kurşununa, İman dolu göğüsünün siper ettiği bir zaferdir.

 

Bu zafer güzel yurdumuzu yakan, yıkan, beşikteki çocuklarımızı süngü ile dedelerimizi ninelerimizi secdede şehit eden, namusumuzu kirletmeye yeltenen ihanet şebekelerine haddinin bildirildiği bir Zaferdir.

 

Bu zafer kalbi İmanla dolu, canından çok sevdiği mübarek Vatanı, aziz Milleti ve mukaddes dini uğruna her türlü tehlikeyi göze alarak kanının son damlasına kadar, Yüce Türk İslam aleminin bölünmez bütünlüğünü bozmak iç ve dış ihanet şebekesi düşmanlarla savaşan, kahraman Ordumuzun Milletiyle bütünleşerek meydana getirdiği eşsiz bir 30 Ağustos Zaferidir. Şehadet şerbetini içebilmek, o mertebeye erişebilmek, mukaddes değerler uğruna can verip, kendisinden sonraki nesillere miras olarak rahat bir Vatan bırakabilmek şerflerin en büyüğüdür.

 

Ey kendilerini bir avuç toprağa adayan aziz şehitlerimiz! Kabirlerinizde rahat uyuyunuz. Bize emanet bıraktığınız bu kutsal topraklara dünya durdukça ihanet şebekesi gafiller, din istismarcıları, bencil, anlık düşünen ve cüzdan muhasebesine odaklananlara fırsat verilmeyecektir.

 

Şanlıurfa’nın en asil ve soylu aile çocuklarından, Abdulkadir Gakkoş’ un meşhur bir sözü var: ‘‘Türk her yerde ve her zaman kendi işini kendi görür.’‘ Ne kadar isabetli söz değil mi?

 

Vatan şehitlerini, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ve nesli tükenmişleri rahmetle, Gazileri minnet anar. Hastalara şifa-i şerifler dileriz.

 

Halkın Habercisi ailesi olarak, Büyük Türk Milleti’ninZafer Bayramını ve Türk silahlı Kuvvetler gününü kutlar, nice Zafer Bayramları dileriz.

 

Özdeyişler:

 

1- Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük liderlerinden biridir. Biz Pakistan’da O’nu, gelmiş geçmiş çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. O yalnız sizin ulusunuzun sevgili önderi değildir. Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık duygularıyla O’na çevirmişlerdir. Eyüp HAN (Pakistan Devlet Başkanı)

 

2- ”Ordumuz,Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır.” (Mustafa Kemal ATATÜRK)

 

3- Mehmetçik, Vatanımızın ve milletimizin varlığıyla övündüğü; güvenirliğimizi, hürriyetimizi, emniyet ve asayişimizi koruyan, savunan Yüce bir ve kudrettir. (Mustafa Kemal ATATÜRK)

 

4- Askerlik, her türlü müşkülatı yenmek demektir. Tabiatı mağlup edemeyen, düşmanı mağlup edemez. (Mareşal Fevzi ÇAKMAK)

 

5- Muvaffakiyet, Zafer heyecanını arttırır. Heyecanla ilerleyen ordu TÜRK ORDUSU ve bu orduya komuta edenler TÜRK KOMUTANI olursa muvaffakiyetin nisbeti O derece büyük olur. (Mareşal Fevzi ÇAKMAK)

 

6- Bir komutan için en tehlikeli zaman, karar vermemiş olduğu zamandır.(Mareşal Fevzi ÇAKMAK)

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Ekonomik terörle mücadele ederek, Cumhuriyeti payidar kılalım!
Ziraatçı Mustafa Amca’dan sağlık tavsiyeleri
Eğitim ve öğretimin önemi