Olağanüstü hale neden gerek görüldü?

Olağanüstü hale neden gerek görüldü?
22 Temmuz 2016 12:35

Hükümete karşı başarısız bir darbe girişimi oluyor.

 

 

 

İbrahim Özdoğan H&H YORUM

 

Hatta o kadar başarısız ki, naylon darbe girişimi deseniz bile ”cuk” oturur.

 

Sanki hesabı olan siyasi bir heyet tarafından hususi olarak planlanmış.

 

Neden böyle başarısız, yani naylon darbe planlanmış olabilir?

 

Bana bir maksada ulaşmak için planmış gibi geliyor.

 

Bu tür işler 2.Dünya savaşından itibaren biliniyor ve uygulanıyor.

 

Hitler, 2.Dünya savaşında Polonya’yı işgal etmek için Alman askerlerine Polonya askeri kıyafetleri giydirerek, Polonya topraklarından kendi topraklarına tıpkı bir tiyatro oyununda sergilendiği gibi silahlı tecavüzünü sağlıyor ve ardından bu bahane ile o ülkeyi işgal ediyor.

 

ABD’deki İkiz Kulelere 11 Eylül saldırısı aynı yöntemin bir parçası psikolojik savaşın bir önemli unsuru.

 

ABD bu ciddi tiyatrodan sonra İslam ülkelerinin bulunduğu Ortadoğu ve Güneydoğu Asya’da terörist avına çıkma bahanesiyle Müslümanları paramparça etmiş, ekonomik varlıklarının üzerine oturmuştur.

 

Böyle bir psikolojik savaş yöntemini herhangi bir ülkede bulunabilecek diktatör yöneticilerde amaçlarına ulaşmak için gözlerini kırpmadan uygulayabilirler.

 

Uzun süre iktidarda kalan ve ülkeyi anayasa ve yasaları fütursuzca çiğneyerek suç bataklığına batmış olan diktatör yöneticiler kendi kurtuluşları adına böyle insanlık dışı yöntemleri uygulayabilirler.

 

Şimdi gelin ülkemizde 15 Temmuz 2016 gecesi yapılan darbe girişimini çok kısaca gözden geçirelim.

 

Bir darbe girişimi oluyor ve bunu önceden MİT ne Başbakan, ne Cumhurbaşkanı, ne de Genel Kurmay Başkanı’nı uyarıyor.

 

Cumhurbaşkanı darbe girişimini eniştesinden öğreniyor!

 

Ne kadar hazin bir tablo!

 

Genel Kurmay Başkanı kendi istihbarat birimi ile de böyle bir darbe olacağını öğrenemiyor.

 

Yerseniz tabi!

 

Tanklar özellikle Ankara ve İstanbul’da çeşitli bölgeleri tutuyor ve savaş uçakları İstanbul’da Atatürk hava limanı ile, Ankara’da TBMM ve Cumhurbaşkanlığı yerleşkesini bombalıyor.

 

Komşu hatırın kalmasın misali bir de RTE’nin kaldığı Marmaris’teki otel, o da kendisi ayrıldıktan sonra bombalanıyor.

 

Ama bu savaş uçakları RTE’ye Marmaris’ten İstanbul’a dönünceye kadar, tiyatrovari dalışları dışında eşlik ediyorlar.

 

Bir savaş uçağı yolcu taşıyan bir sivil uçağı hedef alacak ve onu vuramayacak!

 

Var mı inananınız?

 

Bir de Ankara’da ki Türkiye’nin yönetim merkezidir tıpkı ABD’deki ikiz kuleler gibi TBMM ve Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin usulen bombalanması size neyi anımsatıyor?

 

ABD’nin 11 Eylül’den sonra dünyaya yeni bir nizam verme icraatı gibi, Türkiye’de yeni bir nizama geçileceğinin işaretini vermiyor mu?

 

Türkiye’nin ikiz kuleleri TBMM ve Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi.

 

Bu başarısız, daha doğrusu naylon darbe girişiminde ölenler olmadı mı?

 

Elbette oldu, belki iki yüz elli civarında insan canından oldu.

 

ABD’deki 11 Eylül tiyatro terör olayında da yüzlerce insan yaşamını yitirdi.

 

15 Temmuz gecesi naylon darbe girişiminde bulunan komutanları ikiye ayırmak bana daha mantıklı görünüyor.

 

Birinci grupta olan komutanlar, darbe senaryosundan haberi olanlar ve onları bir kısım olanaklarla yönlendiren siyasal güç.

 

İkinci grupta olan komutanlar ise hiçbir şeyden haberi olmayan, ülkeyi kurtarma adına safiyane kullanılan zavallı figüranlar.

 

Ve oynanan tiyatro.

 

Genel Kurmay Başkanı ve kuvvet komutanları tutuklanıyor sonra serbest bırakılıyor!-yerseniz-

 

Genel Kurmay Başkanı’nın darbe bildirisini imzalaması için boğazı sıkılıyor ve izi hala daha yerinde duruyor.-millet tam enayi yerine konuluyor-

 

Bakın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, darbe akşamı Genel Kurmay Başkanı Hulisi Akar’ın yaveri Albay Levent Türkkan’ın kendisini arayarak Hulisi Akar’ın başında bulunduğu bir darbe yapıldığını açıklaması son derece dikkat çekicidir ve üzerinde özenle durulması gerekmektedir.

 

Tıpkı bu olay eski Genel Kurmay Başkanı 26 Nisan 2007 e-bildiri tiyatro darbesini yaparak AKP’nin oylarını yükseltmesi gibi bir olay olabilir mi?

 

Daha sonra bildiğiniz gibi ta 12 Eylül darbecileri hatta 100 yaşındaki Kenan Evren yargılanmasına rağmen darbeciliği tapu gibi ortada olan Yaşar Büyükanıt’a hiç dokunulmadı.

 

Şimdi bu gerçeklere rağmen bakalım Hulisi Akar’a dokunulacak mı yoksa dokunulmayacak mı?

 

Ve diğer kuvvet komutanları da sorgulanacak mı, sorgulanmayacak mı?

 

Darbe olacağını haber vermeyen Hakan Fidan tıpkı darbeciler gibi kodese tıkılıp ağır bir sorguya çekilecek mi, çekilmeyecek mi?

 

Bir tiyatro oyunu ne kadar gerçeğe uygun olarak oynanırsa oynansın, bunun bir tiyatro olduğunu kimse gizleyemez.

 

Kısaca bu naylon darbe girişimi Türkiye’nin iç politikadaki, Atatürk’ün kurduğu modern, Batılı değerlerle mücehhez Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iskelet yapısından hücre yapısına kadar, fizyolojik işleyişinden genetik kodlamasına kadar her unsurunun hızla ve seri bir şekilde değiştirileceği bir 11 Eylül sendromu bilerek ve alenen yaratılmıştır.

 

Ki, naylon darbe girişimi gecesinden itibaren Devlet organlarından en az 50 bin personel atılmış, 30 binin üzerinde öğretmen görevden alınıp, öğretmenlik lisansları iptal edilmiştir.

 

626 okul öğretime kapatılmıştır ki, bu okulların çok kısa süre sonra imam-hatip okulları olarak öğretime açılacağından kimse asla kuşku duymasın.

 

Askeri okullar MEB’e bağlanmaya hazırlanıyor ki, buraların imam-hatip mezunlarıyla doldurulacağı kesindir ve uzun yıllardır din tüccarı çevrelerinde dillendirilen ‘’Askeriye ele geçirilince şeriat idaresi kolayca gelir’’ stratejisi uygulamaya konulmuş oluyor.

 

Ve, olağanüstü hal Hükümet’in dediği gibi FETÖ’ye karşı değil, halkın tümüne karşı ilan edilmiştir.

 

Zaten asker dahil tüm güvenlik güçleri FETÖ’yü darmadağın ettiler.

 

Ama halktan çekiniyorlar.

 

Gezi’deki direnişi unutmuyorlar.

 

Kendilerine oy verenler dahil halkı çoğunluğunun kendilerine karşı olduklarını çok iyi biliyorlar.

 

RTE’nin medya yolu ile açık çağrılarına, minarelerden okunan sala ve çağrılara, milyonlarca cep telefonuna yüklenen mesaja rağmen insanların yüzde 0,1’i bile meydanlara inmedi.

 

Araba kornaları ve ölümü çağrıştıran salalar dolayısı ile insanların nefret duyguları hızla yükselmeye başladı.

 

Yazılacak çok şey var ama bu minvalde son sözümü söylüyorum:’’Naylon darbe tiyatro oyunu ile gerçek bir sivil darbe yapılmıştır.Olağanüstü hal ilan edilerek yasalar toptan rafa kaldırılmıştır.Bunu RTE çok açık şekilde ‘kanunlar iş yapmamıza engel oluyordu’ ifadesi ile belirtmiştir.’’

 

İşte darbenin esası kanunları toptan rafa kaldırmaktır.

 

Milletin kötü kaderini, milletin kendisinden başka kurtaracak hiçbir güç yoktur.

 

Küreselleşen dünyada özgür Batı ile teması daha sıkı olarak uygulamak son derece yararlıdır.

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Diyanet ve cemaatler laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yok etmekte kararlılar!
Tayyip Erdoğan Türkiye ve Türk ulusu için milli güvenlik sorunudur!
Tayyip Erdoğan ve tüm kadrosu Türkiye yönetiminden demokratik yöntemlerle uzaklaştırılmalıdır!