‘Ne güzeldir, dağların üstünde onun ayakları, ki müjde götürür’

‘Ne güzeldir, dağların üstünde onun ayakları, ki müjde götürür’
18 Mayıs 2019 23:40

Çanakkale’de efsaneleşen Mustafa Kemal 19 Mayıs’da Samsun’a ayak basarak devrimci hükümet ve millet meclisini kurarak bağımsız Türkiye Cumhuriyetini bizlere bıraktı.

 

 

Mustafa MERSİNOĞLU H&H YORUM

 

3

 

Cumhuriyet döneminin etkin gazetecilerinden Falih Rıfkı ATAY (1894 – 1971 ) İzmir’in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanıştı ve Atatürk’le olan anılarıyla tanındı. 1923-1950 yılları arasında milletvekilliği yaptı ve sansürün kalkmasını kutlayan 24 Temmuz Basın Bayramı’nın da fikir babasıdır. Yukarıda kapağını gördüğünüz 19 Mayıs kitapçığının yazarıdır. Kitapçık, Ankara 1944 ve 48 sayfadır. 24X16cm. Bu muhteşem kapak resmini Ratip Tahir Burak, ( 1904-1977) yapmıştır. Heybeliada Yüksek Denizcilik okulu mezunu karikatürist ve çizgi roman ressamımız 1922 yılında Aydede dergisinde ilk karikatürlerini yayımladı. 1926 – 1928 arasında İsmet İnönü’nün desteğiyle, Paris’te resim eğitimi gördü. Ulus gazetesinde yaptığı bir karikatür yüzünden 1956 yılında 18 ay hapis cezası aldı. Kurucu Meclis Cumhuriyet Halk Partisi Temsilciliği (6 Ocak 1961 – 15 Ekim 1961) ve 1. (XII) Dönem İstanbul Milletvekilliği yaptı. Akşam ve Yeni İstanbul gazetelerine çizgi romanlar yayınladı.

1

Kapakta kutu içinde “Ne güzeldir, dağların üstünde onun ayakları, ki müjde götürür.-Eş.” Yeni Kutsal kitapdan alınmıştır ve tamamı ‘ Dağları aşıp gelen müjdecinin ayakları ne güzeldir! O müjdeci ki, barış haberi duyuruyor, iyilik müjdesi veriyor, kurtuluşu ilan ediyor, Buradaki ‘Eş’ İşaya, Tanah’ta Yeşaya ismiyle bahsolunan bir peygamberdir (MÖ 7. yüzyıl). Bazı Müslümanlar İşaya bölüm 42 ve 1-17 ayetlerini Muhammed’in gelişine, bölüm 11 ve 6-9 ayetlerini ise Mehdi’nin gelişine yorumlarlar.

 

3’üncü sayfadan 30’a kadarı Ankara, 23 Şubat 1944 tarihli yazı başlıksızdır ve ‘Sultan Hamit zamanı yetişen kafalı ve heyacanlı subayların çoğu gibi, Atatürk de askerlik kadar politika ile uğraştı.’ ile başlar ve ‘Tekrar Bandırma vapuruna bindik. Aynı tertiple seyahat ederek, nihayet Samsun limanına vardık’ la biter. Tarih 19 Mayıs 1919’dur. Bu giriş bölümü Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919 sürecine nasıl gediğini anlatır. Atatürk’ün Doğum Tarihim diyerek önemsediği gündür. Yüzüncü yıl dönümünü kutluyacağımız tarihimizin en önemli günlerinden biridir. Bu kitapçığın da adıdır.
Kitapçığın geri kısmanın başlığı ‘ATATÜRK’E YAZILAR’ dır.

 

Bunlar sırasıyla ‘Zafer Sabahı’ 1 Eylül 1943’te yazılmıştır.Falih Rıfkı Atay’ın çok hisli büyük zaferin 21’inci yıldönümünü anlatan yazısı. 11 Sonteşrin 1938 tarihli ‘Öldüğü Gün’ yazısı. Sonteşrini bilmiyenler Kasım olduğunu tahmin etmiştir. Çok doğal ki bu da çok ama çok duygusal bir yazı fakat bitişi aklımıza sesleniyor. ‘Aklımızın ve kalbimizin vazifesini ayıralım: ey bütün ağlaşanlar göz yaşlarınızı birbirine kattığınız gibi, ellerinizi birbirinize uzatınız. Atatürk’e yaşarken verdiğiniz sözü unutmayın!.’ Bir sonraki yazı 21 Sonteşrin 1938 tarihli ‘Son Gelişi’ Atamızın naaşının trenle son gelişini anlatır. 10 Sonteşrin 1939 tarihlisi ise ‘İnkılapçı Atatürk’ü anlatır. 19 Mayıs 1942 tarihlisinin başlığı ‘19 Mayıs’ta Düşünceler’ dir. Kitapçıkta adını bu yazıdan almıştır çünkü 19 Mayıs 1919 ülkemiz insanına yeni bir başlangıç olmuştur. Bu yazısını da şöyle bitirmiş Atay ‘ Çünkü gene imtihan günleri gelip çatabilir: gök kara bulutlarla alçalıp ufuklar gözden kaybolabilir; gene kulaklarımıza zayıf ve yılgın ruhların iniltisi gelebilir. Bir hamlede kalkmak için hazır bulunalım: Reisimiz ve kılavuzumuz başımızdadır; 19 Mayıs çocukları olmak gururu ve şerefi vicdanımızdadır.’

 

2

 

Kitapçığın son yazısı ‘Unutmamak’ 10 Sonteşrin 1943 tarihlidir ve bu yazı da şöyle biter  ‘ Atatürk’ün kendini fanilikten kurtarmasına ihtimal yoktu. Fakat halk içinde ve halk ile beraber kurduğu eser, nesil nesil bütün ömürleri, ebedi yeşil ağacın dallarında süren filizler eski yaprakları döker gibi dökecektir. Şanlı kahraman, Türkün nasıl sancak düşürmez olduğunu, sen ki bin savaştan bilirsin, Türkün omuzlarındasın, her sözünde bu halktan olmakla övünürdün, bugün şeref ve gururumuzun hepsi olsan çok mudur?’

 

18 Mayıs 2019 Mustafa Mersinoğlu /  Brighton, İngiltere

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
‘Bütün insanları bazen kandırabilirsiniz, bazı insanları her zaman ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız’
23 Haziran seçimleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin seçenekleri
‘Ne güzeldir, dağların üstünde onun ayakları, ki müjde götürür’