Mü’minlerin Bayramı

Mü’minlerin Bayramı
24 Haziran 2017 16:38

Halkın Habercisi ailesi olarak, cümle İslam aleminin, Mübarek Ramazan Bayramını tebrik eder. Cenab-ı Allah tekrarını nasip etsin. Amin

 

 

 

 

 

Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

 

Dünyada en büyük saadet, Allah’a kul olabilmektir. Bu bahtiyarlığa ermiş olanlar, kulluk görevlerini ifasında en büyük saadeti duyarlar.

 

 

Cenab-ı Allah emretmiş olduğu Ramazan orucunu, kulluk şevk ve heyecanıyla tutmuş olduğu Ramazan orucunu, kulluk şevk ve heyecanıyla tutmuş olanlar, dün ne kadar neşeliydi. İlahi emre teslimiyeti, ne kadar manalı ve güzeldi. Bugün mevlamızın rızasına erme şevkiyle bayram namazına gelmesi de o kadar güzeldir.

 

 

İbadette teslimiyetin ağır başlılığı (Vakarı), bayramda aşkın heyecanı vardır. Aşk, insanı pişirir, teslimiyetin ise kemal sahibi kılar. Mü’min, iki cihanda kurtuluşun ancak Cenab-ı Allah’a kullukla mümkün olacağını bildiği için, felahın sebeplerine yapışmaktadır.

 

 

İman ile küfürden, ibadetle nefsin kirlerinden, zekatı bayramdan önce vererek kul hakkından temizlendi. Su ile bedeni, zikirle ruhu arıtmış, güzel ahlak ile kötülüklerden temizlenmiştir. Pırıl pırıl hali ile o, bayram yapmaya hak kazanmıştır.

 

 

Bir ay, vücudu ve malı ile yaptığı kulluk vazifelerini, rıza-i ilahi borsasına arz etmeye gelmiştir. Cenab-ı Allah yaptıklarımızı keremiyle kabul edip keremiyle kabul edip karşılığında rızasını verecektir.

 

 

Cenab-ı Allah, bizi kulların, her türlü haram işlerden uzak kalarak yaptıklarımızı da ibadet olarak kabul etmesi, onun yüce bir lutfudur.

 

 

Oruç tutan her Müslüman, bir düğmesi dahi haram olmayan ve helal kazançla tertemiz giyinmesi gerekir. Cenab-ı Hakk’ın rızasını ve ikramını umarak camilere koşmuş ”Saili sakın kovma” buyuran Rabbimizin kapısına gelmiş bulunuyor. İbadetlerimizin kabulünü ve rızasını dilekte bulunduğumuz Yüce Allahımız, kapısından bizi eli boş çevirmeyecek, mutlaka ihsan-ı İlahide bulunacaktır. İhasan-ı ilahide bulunabilmek için, kul ilk önce rüşvet, her türlü haksız kazanç ile midesini doldurmamış ve giysilerin, mutlaka helal kazanç ile alması gerekir. Eğer Riyakarlık zihniyetiyle hem Müslümanım, hem dürüstüm, hem Vatan severim, hem rüşvet yiyenlerin ve alanların ”Allah belasını versin” diyeceksin hem de Müslümanlık mesajları ile topluma mesaj verip güven duygusu kazanmaya çalışıp, gündemde kalmaya çalışacaksın. Olamaz böyle şey: Bu Riyakarlılığın ta kendisi değil midir? Sadakatlı olup ve haram işlere bulaşmayan ahlak ile ibadetler, bu Cenab-ı Allah’ın bir lutfudur, asla bir mecburiyet değildir.

 

 

Rüşvet ve çıkar amaçlı haram olan yollara özenerek elde edilen haram kazanç (kara para), her türlü ahlaksızlığın ana aktif (Mayası) maddesidir. Cenab-ı Allah, Müslümanım diyenleri, her türlü haram işlerden uzak tutup nasip etmesin inşallah. Haram işlere aleni göz yumanların, zamanın maliye bakanı (Başbakan Yard.) Mehmet Şimşek’in dediği gibi: ”Yolsuzluk yapanların, Allah belasını versin.” Milli seslenişi, her Müslüman Türk vatandaşının kulağına küpe olup, ders almalıdır. Haram kazanç ile yapılan ibadetler, bir arada olamaz, nasıl ki, gliserin ile Zeytinyağı karıştığı zaman, birleşmiyorsa ve ayrılıyorsa İslamiyet ve haram işler de hiç bir zaman, bir arada bileşmemiştir. Bunun bir sürü örnekleri vardır: Nasıl ki, dede ve babaları meyve ağacını dikerek çocuk ve torunları, atalarından kendilerine miras olarak kalan o meyveleri yiyerek şifa ve yan etkisini, Cenab-ı Allah tecelli etmiştir. Haram olan kazan ile dikilen meyve ağaçlarının meyvelerini yedikçe daima hastalık ve huzursuzluk kapılarını çalıyor, helal kazanç ile dikilen meyve ağaçlarını yedikçe daima mutluluk ve şifa buluyorlar.

 

 

Ramazan bayramı, dargınlıkların, kırgınlıkların ve haram olan her türlü kazanç yollarından uzak durmanın bertaraf edileceği bir gündür. sağlıklı, huzurlu olabilmenin tek yolu: Riyakarlılık ahlakından uzak olup, sadakat ve samimiyetle daima Allah’ın, Kur’an-ı kerim de belirttiklerine uyum sağlayarak yaşamalıyız.

 

 

HADİS-İ ŞERİFLER:

 
1- Hadis-i şerif: ”Oruçlunun boş ve çirkin sözlerden paklanması ve yoksullara rızık olması için sadaka-i fıtır emredildi.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
2- Hadis-i şerif: Her kim dualarının kabulünü gam ve kaderinin giderilmesini arzu ederse muhtaçlara yardım etsin.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
3- Hadis-i şerif: Fitre ile zenginin günahlarını ve malını Mevla temizler. Fakir vermişse daha fazlasını ihsan eder.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
4- Hadis-i şerif: ”Her iyilik, bir sadakadır.” Hz. Muhammed (s.a.v)
5- Hadis-i şerif: ”Veren el alan elden üstündür.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
6- Hadis-i şerif: ”Mallarınızı zekat ile koruyun, hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz, belalara karşı dualarla hazırlıklı olun.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
7- Hadis-i şerif: ”Şayet iyilik yapmaya gücün yetmiyorsa, hiç olmazsa kötülük etme, kötülük etmemek de nefsin için verilmiş bir sadakadır.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
8- Hadis-i şerif: ”Güzel bir söz söylemek, sadakadır.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
9- Hadis-i şerif: ”İlmi olan kimse ilminden, malı olan kimse de malından sadaka versin.” Hz. Muhammed (s.a.v.)

 

 

Sadaka-i fıtır, Ramazan ayına mahsus bayram sadakası olarak verilen mali bir ibadettir.
Fitre fakirin bir günlük yiyeceğidir. Sabah ve akşam yemeğine yetecek kadar hesaplanmalıdır.

 

Sadakat ve samimiyetle Müslümanım diyebiliyorsak, şeytan kalplerine girerek oruç tutmayanlar ve sağlık mazeretleri münasebetiyle tutamayanlar için, bir takım kefaret cezaları getirmiştir. Bu da boşuna değildir. Tembellik, cimrilik, gençlik, makam-mevki ve zenginlik şımarıklığı ve benzeri sebeplerden bilerek oruç yiyenlere 60 fakir fukarayı doyurması veya onlara nakit para yardımında bulunması için gösterilen yol da, başlı başına bir yardım kurumudur.

 

Bir insanın diğerinin kölesi olması, insanlık şeref ve haysiyetini zedeleyici kırıcı bir olaydır. Köleliğin tarih boyunca insanlığı nasıl alçalttığını biliyoruz.

 

SADAKA-İ FITIR:

 
Sadaka-i fıtır Ramazan’nın birinci gününden başlayarak bayram namazından öncesine kadar verilebilen bir sadakadır. Türk İslam kültür geleneklerine göre bayrama yakın verilir ki, fakirler de çevresi gibi bayram ihtiyaçlarını kısmen de olsa karşılayıp, eda etsinler. Ramazan ayında yaptığımız yardımları fitre ile zekat ibadeti arasında bazı farklılıklar vardır. İkisini de zengin olanların vereceği mali bir ibadettir. Her zekat veren fitre de verecektir. Fıtır sadakasında: mali varlığınızda çoğalma şartı yoktur. Mesela bir Müslüman’ın oturduğu evden fazla başka bir evi varsa fitre vermesi gerekir. Çünkü o, ihtiyacından fazla olarak servete sahip bulunmaktadır.

 

 

FITIR SADAKASINI NASIL VERECEĞİZ?

 
İhtiyaç sahibi fakirlere vereceğiniz fıtır sadakası olduğunu söylemek gerekmez. Söylememek Müslümanın izzet ve şerefini korumak yönünden daha uygun olur. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde; ”Bu gibi bayram günlerinde şu zavallı muhtaçları dilenmekten müstağni bırakınız.” buyurmaktadır. Sadaka-i fıtır’ en önemli tarafı: İnsanların açlık münasebetiyle haram olan faaliyetlerden korumaktır.

 
NOT: Sadaka-i fıtır verirken, çocuklara bayramlık hediyemdir, demek daha mantıklı ve sevaptır. Kesinlikle sadaka-i fıtırdır denilmemelidir.

 

Mü’minlerin bayramı hürmetine Vatan şehitlerini, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve muhterem okuyucularımızın, hakkın rahmetine kavuşmuş yakınlarını Rahmetle, Gazileri Minnetle Anıyor. Hastalara şifa-i Şerifler dileriz.
Allah’ın, Selamı, Bereketi ve huzuru üzerinize Olsun.

 

Cenab-ı Allah, mübarek Ramazan ayında yaptığınız maddi-manevi ibadetleri kabul ve tekrarını nasip etsin. Amin

 

Hadis-i şerifler kaynakçası:
İslamın Nurlu Yolu Yazan: Osman Bayülken 1959
Pakistan din görevlilerinden, Müftü Muhammed Taki Usmani
Hz. Muhammed ve Hadisleri Yazar: Abdulbaki Gölpınarlı Okat yayınevi Kasım 1964
Erzurumlu Hafız Aldullah Aldır Hoca

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Eğitim ve öğretimin önemi
Çocuklarınızın sağlığı, raf bedeli şartı ile güvence altında
30 Ağustos Zafer Bayramı ve hicri yılbaşı kutlu olsun