Muharrem İnce: Ben bu ülkenin verilerini biliyorum, yönetmeye talibim

Muharrem İnce: Ben bu ülkenin verilerini biliyorum, yönetmeye talibim
31 Mayıs 2018 08:00

Cumhurbaşkanı adayı İnce katıldığı canlı yayın programında gündemi değerlendirdi.

 

 

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Habertürk’te Didem Yılmaz’ın moderatörlüğünde; gazeteciler Gürkan Hacır, Nagehan Alçı ve Bülent Aydemir’in sorularını yanıtladı.

İşte İnce’nin açıklamalarından satır başları:

Benim sihirli sayım 29. Bunu 81 milyonun bilmesini istiyorum. Artık yeni dönemde sen, ben, o yok. Biz var. Bu sayı Türkiye’nin nüfus ortalaması, yani bugün Almanya’dan Fransa’dan farkımız bu. Avrupa’da yaş ortalaması 40, Türkiye’de 29. Bundan daha büyük bir güç olamaz.

 

 

 

GÜLEN’E ZİYARET AÇIKLAMASI

 

Beni arayan kişi Erdoğan’la birlikte görüşmede olan kişi. Şimdi açıklarsam ona zarar veririm. Kendisini aradım, açıklama biraz daha bekle dedi. Daha fazla ayrıntı da var elimde. Merak etmeyin. Nasuhi Güngör kitapta yazdıklarını bugün çıkıp onlar bilgiye, belgeye dayanmayan yazdığım şeyler dedi. Sıkı durun. Beyefendinin bir tiwiti daha var 2012’de. Bunların hepsi olacak merak etmeyin, Yenilikçi Hareket kitabında ve geçmişte yazdığım her şeyin de arkasındayım. Böyle adamlar TRT Haber Dairesi başkanlığı yapıyor. TRT ne hale düştü. Kitaba yazmışsın arkasındayım diye twit atmışsın bugün yalanlıyorsun. Bunlar dikkate alınmamalı.

Bir bedende ikiz gibiler. İç içeler. Ama işin içine CHP’yi karıştırmıyorlar mı, bu benim canımı çok sıkıyor. Hayatınızda 2 ya da 3 kez gördüğünüz birini özler misiniz siz? İnsan kimi özler sürekli özlediği birini özler. Bitsin artık bu hasret diyorsanız, 2-3 kere görüşmemişsin demektir. Hiç merak etmeyin o kişiyi de açıklayacağım. O kişi görüşmede beraberdik diyor, Nasuhi bey de Mayıs ayında görüştüler diyor, şimdi de kıvırıyor. Bütün bunlar doğru daha başka doğrular da var fakat ben bu Fetullah Gülen konusundan çıkıp ekonomi, devletin geleceğini konuşmak istiyorum. Yoksa açıklayacak çok şey var.

Erdoğan, her konuda dava açar, bir konuda açamaz. Diploma konusunda kimseye dava açamaz. Herkes söyledi açmadı. O mahkemeye gitmişse ben de giderim, orada bildiklerimi anlatırım.

 

 

GÜLEN’İN İADESİ

FETÖ’nün iadesiyle ilgili iadesi istenmedi demedim, usulüne uygun istenmedi dedim. Grup Başkanvekilimiz Özgür Özel’i aradım. Bir yazı yazmasını istedim. Bir iki avukatla birlikte uzman ekibimiz Adalet Bakanlığı’na gitsinler Benim iddiamı incelesinler dedim. Bekir Bozdağ’ın açıklaması şu; kimseye gösteremeyiz, Muharrem İnce gelsin incelesin dedi. İpe un seriyorlar. Ben niye gidip inceleyecekmişim. Avukatlarım yok mu benim. Ben bir partinin Cumhurbaşkanı adayıyım. Avukatlarım gider inceler. Bakanlık evrakları açar uzmanlar gider bakar.

 

SEÇİMİN İPTALİ

Seçimin tarihini kim belirledi, Erdoğan belirledi. 24 Haziran dedi. YSK’ya da görevini yap dedi. Kanunu kim değiştirdi AK Parti grubu belirledi. Tarihi, kuralları, hileyi belirleyeceksin sonra beni buradan indirmek istiyorlar diyorsun. Evet indirmek istiyoruz, istemeyelim mi? Muhalefetin işi bu dünyanın her yerinde böyle. Ömür boyu mu kalacaksın orada. Seni indirmek isteyemez miyiz? Buralardan bahane üretmek boş işler, bunları bırakalım. Dış güçler hangi dış güçler… Biz seçimi iptal etmek istemedik, sandık taşınmasına itiraz ettik.

 

ERDOĞAN’IN DİPLOMASI

Sizin evde yangın çıkar, diplomanız yanabilir. Buna hiç itirazım yok. Siz üniversitenize gidersiniz alırsınız transkriptiniz koyarsanız. Bu diploma yerine geçer. Yapıldı mı bu? yapılmadı. Bir yandaş televizyon kanalında bana şöyle diyor ‘4 yıllık üniversiteyi 8 dönemde bitirmiş’ diyor. Bunu göstersin kurtulsun.

 

İMAM HATİP LİSELERİ

İlk görev yerim bir imam hatip lisesi. Ziyaret etmek istedim ancak müdürün görevden alınmasından çekindim. Bir baba evlatlarını nasıl ayırmazsa bir cumhurbaşkanı da öğrencileri ayırmaz, imam hatip lisesi başka lise diye ayıracak değilim. İnsanlar benimle fotoğraf çektirince görevden alınıyor. Çok düşündüm. YÖK başkanını, Genelkurmay Başkanını ziyaret etsem onunla da bir fotoğraf çektirsem görevden alırlar mı diye düşündüm. Ben helikopterle benim karşımda aday olmak isteyen birinin bahçesine helikopterle inerse o kişiyi görevden alırım.

 

 

EKONOMİK PLANLAR

Bir hafta içerisinde yapacaklarımız var. Görevi devralır almaz hemen Merkez Bankası ile işe başlayacağız. Merkez Bankası Başkanını öyle parti genel merkezine çağırmak, itibar kaybetmek yok. MB bağımsız olacak. Bürokratlar, asla bir köktenci anlayışla görevden alalım gibi bir şey asla olmayacak. Bankaları hemen yeniden yapılandıracağız. Yani Ziraat Bankası kredinin yüzde 80’ini çiftçiye verecek. Yine aynı şekilde kredileri Halk Bankası KOBO’lere, esnafa verecek. İdeolojik saplantılardan kurtulacağız. Ekonomiyi yönetirken ideolojik saplantılardan sıyrılacağız. Kişilerin yeteneklerine bakacağız.

 

 

PARLAMENTER SİSTEM

 

Ortada bir ucube durum var. Bu ne Kılıçdaroğlu’nun ne de benim suçum. Bunu millet kabul etti. Ben bu yetkilerimi kullanmayacak mıyım, kullanacağım. Erdoğan kullanıyor da ben kullanmayacak mıyım? Bakanlar Kurulu’nu ben atayacağım. yürütme, yargı, yasama bunları ayıracağız. Yetkilerimi demokrasi üzerine, Türkiye’nin özgürleşmesi, şeffaflaşması üzerine kuracağım. Yürütmeyi Yasama denetleyecek. Yasamanın öyle bir gücü yok. neden 600 milletvekili? Yazık günah değil mi? Neden 600 bunları yeniden düzeltmeniz lazım. Bu hukuk anlamında da, eğitim anlamında da böyle. Biz dayatma yapmayacağız, uzlaşı yapacağız. Restorasyon süresi yaklaşık 2 yıl sürecek, sonra parlamenter sisteme döneceğiz. Türkiye’nin özgürleşmesi, şeffaflaşması üzerine kuracağım. Yetkileri elde toplamak yerine bir denetleme mekanizması olması lazım. Bunları yeniden düzenlemek lazım. Bir büyük uzlaşmadan barışmadan söz ediyorum. Eğitimde sınav sistemini kaldıracağım. ‘Ben iktidarım istediğimi yaparım’, hayır öyle olmayacak, taraflar masada olacak. Dayatma yapmayacağız, uzlaşarak çözeceğiz. Bunu başarmalıyız, yargıda, eğitimde, dış politikada başarmalıyız. Ayaküstü dış politika olmaz, kişisel çıkarlar üzerine olmaz. Türkiye’de yargı yoluyla infaz var. Yandaşlar da Erdoğan da rahat edecek. OHAL’i hemen kaldıracağız.

 

“YORULDU YÖNETEMİYOR”

Geçenlerde bana oy çıkmayacak diye düşündüğüm bir yere gittim. Konuşmam tamalandıktan sonra biri gelip benim kulağıma ‘oyumu sana vereceğim dersem inanır mısın?’ dedi. Neden diye sordum. ‘Yoruldu, çok yoruldu’ dedi Erdoğan için söyledi bunu.

 

BAŞÖRTÜSÜ VE ALEVİLER

Başörtüsü sorunu artık Türkiye’nin sorunu değildir. Kıyafet ile uğraşmak devletin işi değildir. Yeteneğine bakarım. Başka sağcıymış, solcuymuş hiç ilgilenmem. AK Partili biri de yetenekliyse genel müdür olabilir. Başörtüsü ile ilgili duruşum nettir. Aleviler ile ilgili de duruşum nettir. Bu ülkede onlara haksızlık yapıyoruz. Onlardan vergi alıyoruz ama devlet cemevleri’ne yardım etmiyor. Ben tarafsız olacağım.

 

Muharrem İnce kendisine, “Alevi meselesiyle ilgili net bir tavrınız var. Temel Karamollaoğlu birkaç gün önce Sivas olaylarıyla ilgili ‘ben katliam diyemem orada perdeler yanıyordu insanlar camları açamadıkları için öldüler’ böyle bir açıklama yapan partinin genel başkanıyla seçime gitmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusunu sordu. İnce buna yanıt olarak,  “Ben bu soruya bir şartla cevap vereceğim geçmişte Temel Karamollaoğlu’yla Erdoğan aynı partideydiler bu soruyu aynen ona sorabilir misiniz?” dedi.

 

ÖZELLEŞTİRMELER

Ben önüme bakarım, geçmişe değil, nerede istiyorsa taksın ister evde ister devlet dairesinde taksın, kıyafet ile uğraşmak devletin işi değilidir, yeteneğine liyakatına bakarım.

 

ERDOĞAN’A CANLI YAYINA ÇIKMA TEKLİFİ

 

Erdoğan bana ekonomi dersi vermek istiyormuş. Kabul ediyorum. Sayın Erdoğan, bana bir televizyon kanalında ekonomi öğretir misin? Gel bir televizyon kanalına karşılıklı çıkalım. Millet de seyretsin kim kime ekonomi öğretiyormuş. Kavga etmeye, bağırmaya, çağırmaya gerek yok. Ben bu ülkenin verilerini biliyorum, yönetmeye talibim, sorunlarını biliyorum. Çözüm önerilerini ortaya koyuyorum.

 

 

OY ORANI AÇIKLAMASI

24 Haziran’da sayın Erdoğan’la Muharrem İnce’nin oyları bir birine yakın çıkacak. Gördüğüm o. 4 Mayıs’tan bugüne oyumuzun korkunç arttığını görüyorum. Bunu sadece ben görmüyorum, siz de görüyorsunuz. Görmüyorum diyorsanız yanılıyorsunuz. Seçim ikinci tura kalırsa Erdoğan’dan daha yerliyim. Her şeyim belli. Şatafattan uzak duracağım, sarayda değil kendi evimde yaşayacağım. Şefaf bir yönetim, özgürlükler olacak. Ben partiyi değil ülkeyi kurtarmak istiyorum. Partinin geçmişte hataları olabilir ama bu eleştirilere partinin genel başkanı cevabını verir.

 

KAÇ YARDIMCISI OLACAK?

3 yardımcı olacak. İsimleri şimdi açıklamak olmaz ama profilleri belli. Mesela bakanlıklarda kesinlikle gençler ve girişimcilikle ilgili bir bakanlık olacak. Ama yardımcıları zamanı geldiğinde söyleyeceğim. Bir partinin genel başkanı da olabilir. Şimdi size rakip olan birine seni yardımcım yapacam demek nezaketsizliktir. Ben 4 Mayıs’tan itibaren bu hazırlıkları yapmadım. Genel başkanlığa aday olduğumdan beri bu ülkeyi yönetmeye adayımdır demektir. İsimleri ikinci tura kalırsam 8 temmuzda açıklarım.

 

Kaynak: Sözcü

 

 

Yorumlar

Yorumlar