Misafir ağırlama gelenekleri

Misafir ağırlama gelenekleri
31 Aralık 2017 22:33

HALKIN HABERCİSİ AİLESİ OLARAK, 2018 YILININ BÜYÜK TÜRK MİLETİ İÇİN, KAZASIZ, BELASIZ VE SAĞLIKLI OLMASINI CENAB-I ALLAH’TAN NİYAZ EDER. YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN

 

 

 

Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

Çevremizi incelediğimiz zaman, her şeyin sevgi üzerine yaratıldığını, sevgi düşünüp sevgi duygularımızın paylaşıldığını görürüz. Sevgi, varoluşun sebebidir. Her şey sevgi ile varlığını devam ettiriyor. Sevgi duygusu, seven ile sevilen arasında meydana getirilen bir ittifaktır.

 

Sevgi, kalpte bulunan, sevgilinin arzu ve isteklerinin dışında kalanları yakan bir ateştir. Sevgi, sadakat ve samimiyetinle sevilene yönelme olayıdır.

 

Şunu yakinen bilmeliyiz ki; Allah’ın rızasını kazandıran, Ruh-u Resulullahı hoşnut eden işlerden biri ve belki en sevaplısı, misafir kabul etmek ve misafire yedirip, içirmek suretiyle ikramda bulunmaktır. Misafire ikram, Cenab-ı Hak’kın bizlere ihsan buyurduğu niymetlerinin bir şükür ifadesidir. Ayrıca, insanı cimrilik illetinden kurtarır, sahi sahavet ehli yapar. Bu da ahlakın en üstünüdür. Sevgili Peygamberimiz: ”El cenneti darül eshiya, Cennet sahilerindir.” buyuruyor.

 

İnsan, dünya ve ahiretin tadını ancak sevdikleriyle bir arada beraber bulundukça çıkarabilir. Yanlızlık, dünyada da, ahirette de bir hüsran nişanesidir. Bu sebeple gerçek dost, iyi arkadaş aramak mecburiyetindeyiz. Atalarımızın: ”Kişi refikiyle azar.” Zira sadık arkadaş, gerçek dostluk, gerçek sevgi ekilip şükran biçilen bir tarladır. Nimet dolu ruh sofrası, kalbe inen ateşin ocak başıdır… Dost biribirinden ne ”evet” ne ”hayır”ı esirger. Çünkü onlarda, yani Allah için biribirini seven iki dostta, bütün düşünceler, arzular ve ümitler birlikte paylaşılır, sevinci alkışlanmadan yaşanır. Siz de en iyi ne varsa onu veriniz dostunuza. ”Sevdiklerinizden vermedikçe birru hayra nail olamazsınız.”

 

İnsanların, makam-mevki ve maddi zenginliği için değil, onların, Allah korkusuna, Vatan sevgisine ve ikiyüzlü olmadıklarına önem verin. Makam ve maddi zenginliğe önem vermek, Riyakarlığın (İki yüzlülüğün) ta kendisidir. Makam ve maddi zenginlik için dost edinmek, o ülkede her türlü ahlaksızlığın önünü açmaktır. Ahlaksızlıkların ana aktif maddesi (Başı), rüşvet ve riyakarlık olduğunu unutmamalıyız!

 

Bakara Suresi, ayet 267’de mealen: ”Ey mü’minler, helal kazancınızın bir kısmını, bir de sizin için yerden çıkardığımız şeylerden bir parçasını muhtaçlara veriniz. Ve sakın ola ki, cimrilik yapmayınız. İmkanlarınız dahilinde en değerlisi olsun. Cenab-ı Hak hiç şüphesiz ganidir, hammidir.” buyuruyor. Peygamber efendimiz bir Hadis-i şerifinde: ”Allah’a, ahiret gününe inanan misafirine ikram etsin.” buyurmaktadır. Gerçekten İslam dininde çok sevimli olan cömertlik, ancak müslümanlara edilen ikramla ölçülür. Sevgili Peygamberimiz, Hz. Muhammed (s.a.v.) efendimiz: ”Misafir kabul etmeyen evde hayır yoktur.” buyurmuşlardır.

 

Değerli okuyucularım! İnsan için kendi el emeğinden daha tatlı, daha güzel bir yemek olamaz. Başkasına yük olmamak ve bizzat çalışarak geçimini temin etmek, ailesine ve sevdiği toplumla paylaşmak en büyük zevk ve kaçınılmaz bir vazife olduğu kadar; o kul için bu güzel haslet, Cenab-ı Allah’ın en büyük nimeti ve lütfu kerimidir. Bunun içindir ki, insan imana kuvvet verecek, amel ve ihlasını arttıracak Allah’a inanan dostlarını davet etmeli, bu gibilerin davetine icabet etmeli, yemeli, yedirmelidir. Bu gibilerin lokması, sofrası, insanoğlunu ibadete koşturur. Derdine derman, gönlüne melhem olur ve rıza-i ilahiyi buldurur. Hz. Muhammed’in şefaatına nail olur. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde: ”İbadet on kısma, dokuzu helal lokmadadır.” kelamına kulak verip; aşı helal, gidişatı güzel, her türlü işleri dürüst ve Allah korkusu olan kimselerin davetine koşa, koşa gitmeli, bunun aksi olanlardan da mümkün mertebe sarfı nazar etmelidir.

 

Değerli okuyucularım! Ziyafet shibinin riayete mecbur olduğu bazı hususlar vardır. Bunlara riayet etmekte yapılanlardan daha iyi netice alınır. Cenab-ı Hak’dan daha çok sevap umulur. Mesela bunlardan bir kaçı:

 

1- Davet edeceği kimseleri en çok bir hafta önce haberdar etmelidir ki; davet edildiklerini hatırlasınlar.
2- Davet ettiğiniz misafirler, evinize geldikleri zaman güler yüzle ve iyi karşılayın, yaşlılık ve derecelerine göre yer vermeli, sevinçle ilgi gösterilmelidir.
3- Sofrada ki, yemekler ne kadar mükellef ve leziz olursa olsun, yemek meth edilmemeli; şaka yollu da olsa sağlığını bozacak diye misafirin çok yediğini ima etmemeli.
4- Sofra hazır olduğunda üç sefer buyur etmeli, bundan fazla söylememeli.
5- Yemekten sonra, misafirler ile oturup, hal, hatır sormalı.
6- Gitmek isteyen misafiri güler yüzle, neş’e ve iyi sözlerle kapıya kadar uğurlamalıdır.
7- Eviinizde misafir ettiğiniz misafirler, vasıtası yok ise ve ev sahibi olarak vasıtanız var ise, misafirinizi mutlaka kendi vasınanızla evlerine götürünüz.

 

”İmrenme yağlı pilavına umeranın;
Onlar gözyaşlıdır fukaranın.”

 

HADİS-İ ŞERİFLER:
1- Misafir rızkı ile gelir, hane sahibinin günahını afv’e vesile olarak gider.”
2- ”Gönlü kırık olan garipleri tebessümle karşılayanları Cenab-ı Hak taltif buyurur.”
3- ”Bir kavme misafir geldiği zaman rızkı ile gelir. Gittiği zaman da o kavmin mağfiret sebebi olarak gider.”
4- ”Misafire hürmet ve riayet vacibdir.”
5- – ”Yemeklerin en sevimlisi; etrafında yeme ihtiyacı olanların toplanması ve bir çok elin ona uzanmasıdır.”
6- ”Sofrasında fakir bulunmayan, sofrasında hayır yoktur.”
7- ”Allah-ü Teala Hazretleri sana inam ve ihsanda bulunduğu gibi, sen de kendine lüt-ü in’amda bulun.”
8- ”Yoksullara bol bol yemek dağıtmak, Selam vermek ve güzel söz söylemekCenab-ı Allah’ın affının sebeplerindendir.”
9- ”Komşusu aç iken kendi tok yatan, kamil Mü’min değildir.”
10- ”Yemek yedirlmesi, sözün güzelce olması, Cennete nailiyeti icab eder.”

 

Misafirperverliği yazmışken değerli okuyucularımızın, misafirlerine ikram etmek için Hindistan-Rajashan tarım üniversitesinde ve Himalaya dağları eteklerinde ikamet eden Müslümanların, vazgeçilmez doğal ve besleyici bir çorba’nın, tarifini siz değerli okuyucularımızla paylaşalım:

 

Malzeme 8 kişilik: 150 Gram havuç, 150 Gram kök kereviz, 100 Gram taze Zencefil, 250 Gram patates, Yumurta büyüklüğünde iki adet domates, 6 Diş sarmısak, 200 Gram pırasa, Yumurta büyüklüğünde 1 adet kuru soğan, 100 gram taze biber.Ayrıca isteğe bağlı nane, kekik, karabiber, kırmızı pul biber, yarım çay bardağı Zeytinyağı, tuz, su.
Hazırlanışı: Havuç, patates, taze Zencefil, kereviz, soğan ve sarmısaklar soyulup blender veya mutfak robotunda iyice çırpılıp püre halindeki karışımı, kaynamakta olan 8 su bardağı suyun içine atıp, kısık ateş de ortalama 20 dakika kaynadıktan sonra, zeytinyağını ilave edip servis yapın. Afiyet olsun.

 

Cümle Vatan Şehitlerini, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi M. Kemal Atatürk’ü, Rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.

 

ÖZDEYİŞLER
Mahatma Gandhi diyor ki:
Her sabah ilk hareketi şu gün için çözmek için olalım.
-Dünya üzerindeki kimselerden korkmayacağım.
-Sadece Allah’tan korkarım
-Kimseye hasta olmayacağım.
-Kimseye haksızlık etmeyeceğim.
-Hakikatı ihlal edeceğim. Ve haksız yere direnirken, acı çektiririm.

 

1- ”Yıl içinde iki gün var, dün ve yarın hiç bir şey yapamayız.” (Mahatma Gandhi)
2-” İlişkiler dört ilkeye dayanıyor: Saygı, Anlayış, Kabul ve Beğenme.” (Mahatma Gandhi)
3- ”Dünyayı değiştirmek istersen kendinden başla.” (Mahatma Gandhi)
4- ”Umutsuzluğa düştüğümde, tarih boyunca gerçeğin ve sevginin her zaman kazandığını hatırlıyorum.” (Mahatma Gandhi)
5- ”İnsanlığın büyüklüğü, insan olmak değil, insancıl olmaktır.” (Mahatma Gandhi)
6- ” Güç fiziksel kapasiteden gelmez, karamsar bir iradeden gelir.” (Mahatma Gandhi)
7- ”Gelecek bugün ne yaptığına bağlı. (Mahatma Gandhi)
8- ”Yaptıklarınız önemsiz olacak, ancak yapmanız çok önemlidir.” (Mahatma Gandhi)
9- ”Dünya, her insanın aç gözlülüğünü değil. Yaptıklarınız önemsiz olacak, ancak yapmanız çok önemlidir.” (Mahatma Gandhi)
10- ”Mutluluk ne düşündüğün, ne söylediğin ve yaptıklarının ahenk içinde olması’dır.” (Mahatma Gandhi)
11- ”Bir adam ancak düşüncelerinin ürünüdür. Düşündüğü şey o olur.” (Mahatma Gandhi)

 

Kaynakça: 1982-1998 arası, Hindistan İslam araştırma enstütüsü başkanı, Hafız-Mevlevi Seyyid Asaf Ali Hoca’nın, sohbet notları.
Diyanet işleri Başkanlığı 207 No’lu yayını.
Hafız Abdullah Aldır Hoca’nın, sohbet notları.
Numan Aladağ’ın, 1984-2017 Yılları arası, Hindistan gezi notları.

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Vatan sevgisi ve raf bedeli şartı
Domatesteki mucizeler ve yerli malı
Rüşvete dur diyebiliriz