‘Mesut’ olmanın altın kuralı

‘Mesut’ olmanın altın kuralı
18 Ocak 2021 08:07

Üretmek önemlidir. Ancak yeni ekonomik düzende markalaşmak var gücünle üretmekten daha önemlidir. Hele işin içine birim maliyet girdiğinde ne ürettiğin daha da önemlidir. Meclis kürsüsüne patates, soğan çuvalıyla çıkan milletvekillerimizin yıllardır anlayamadığı da budur.

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

 

 

Mesut Özil’in uçakla İstanbul’a inişini izlerken birden aklıma takıldı.

 
Hemen telefona sarıldım. Patates üretiminde Türkiye’de ilk sırada yer alan Niğde’den patates çiftçisi Hasan Abi’yi aradım.

 
Gece saat 1.

 
“Abi iyi geceler. Bir kamyon patates ne kadardır?”

 
“İyi geceler Levent. Hayırdır patates işine mi gireceksin” diye sordu. “Evet abi” dedim “Yazarak zengin olunmuyor, patates işine gireceğim.”

 

 

Bir süre geyik muhabbeti yaptıktan sonra 20 tonluk bir kamyon patatesin ortalama 13-14 bin lira olduğunu öğrendim.

 
Hemen ardından Necatibey Caddesi’nde telefon satan bizim Mert başkanı aradım:

 
“Mert iyi geceler. Şu yeni çıkacak olan Iphone 13 pro max fiyatı nedir?”

 
“Abi” dedi “kur oynayıp duruyor ama ortalama 13-14 bin falan…”

 
Gel de şimdi bu konuyu yazma…

 
Bir kamyon dolusu patates ile arka cebinde gezdirdiğin basit bir Iphone fiyatının aynı olduğu ekonomik düzende Meclis kürsüsüne patates çuvalıyla çıkmak kadar boş ve popülist bir hareket yoktur herhalde…

 
Iphone’un sadece bir modelinin günde 500 bine yakın üretilebildiğini ve buna karşılık bin bir emekle altı ayda tüketiciye sunulabilen patatesin Türkiye genelinde yılda dört milyon ton üretildiğini düşünürsek şu sonuca varmamız mümkün:

 
Ne münasebet efendim sen mi kalkınacaksın o mu?

 
Elbette tarımı önemsemeyelim demiyorum.

 
Ancak kalkınmanın ve zenginleşmenin tarımla olmayacağını artık idrak edelim diyorum.

 
21.yüzyıldayız…

 
Yerel düzeyde pazarlamayı bilen, kafası çalışan, dünyayı tanıyan yöneticilerden oluşan bir kooperatifle halledilecek meselelerin artık Meclis gündemine girmesine gerek kalmayacağı vizyon sahibi bir ülke dileyelim…

 
M10 Türkiye’de

 
Dünyada “M10” ile markalaşan, Maradona’dan sonra gelmiş geçmiş en iyi 10 numara olarak gösterilen Mesut Özil, İstanbul’a geldi. Sadece Fenerbahçe’ye değil bütün Türkiye’ye tahmin edilenin de ötesinde sponsor yağacağı şimdiden konuşulmaya başlandı.

 
Korkunç paralar bunlar… Tahayyül edilemeyecek kadar…

 
Mesut’un yeteneği, yaptıkları ortada…

 
Böyle bir yetenek bile “M10” adında bir marka oluşturmuş. Ancak bundan önce “e-spor” dan bahsedelim biraz…

 
E-spor nedir?

 
(Fanatik gazetesinden alıntıdır.)

 
En basit diliyle bazı bilgisayar oyunlarının profesyonel liglere katılan profesyonel oyuncular ile oynanmasıdır. Bir oyunun E-spor olabilmesi için profesyonel lig olması gerekiyor. E-spor ile normal oyunlar arasındaki farkı şöyle anlatabiliriz.

 

 

Halı sahada oynanan bir futbol var bir de Süper Lig’de oynanan futbol var. E-spor oyunların Süper Lig hali diyebiliriz. Bir başka deyişle E-spor, oyunların profesyonel sahnesi…

 
E-spor hayatımıza yeni yeni girmeye başlamış olan bir kavram. Tüm dünyayı sarmış ve geniş oyuncu kitlelerine ulaşmış bilgisayar ve konsol oyunlarında, oyuncular arasında düzenlenen ligler, turnuvalar ve yarışmalar E-spor olarak nitelendiriliyor.

 
E-sporcu lisansı Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan alınabiliyor.

 
Türkiye Şampiyonluk Ligi’nde oynayan bir e-oyuncunun ayda minimum 15-20 bin lira gelir elde ettiği belirtiliyor…

 
Mesut Özil de 2018 yılında düzenlenen FIFA E-World Cup Final 2018’in resmi marka elçisi olmuştu.

 
“M10 Sports” ise yıldız futbolcunun iki yıl önce bu alanda oluşturduğu bir marka…

 
Futbol bile sanal olmuş.

 
Futbolcular bile e-futbolcuya dönüşmüş.

 
Çekin şu patates çuvallarını kürsülerden…

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Sosyal platformların Hipokrat yeminine ihtiyacı var
‘Mesut’ olmanın altın kuralı
Çözümü basit zor problemler