Merkel’in Mısır açıklamasında dikkat edilmesi gereken husus

Merkel’in Mısır açıklamasında dikkat edilmesi gereken husus
20 Ağustos 2013 17:30

Alman Başbakanı  Merkel dün bir açıklama yaparak, “Mısır ile ilişkilerimizi yeniden gözden geçireceğiz” dedi.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

Bu cümleden ilk bakışta, Mısır ordusunun silah kullanmasından dolayı, Merkel’in Mısır’la ilişkilerini olumsuzlaştıracağı ve/veya Mısır’ı izole edecek bir tutuma yanaşacağı gibi bir anlam çıkıyor.

 

Ki, zaten Merkel’in bu şekilde bir açıklama yapmasının nedeni de bilhassa da Arap, Ortadoğu vs. kamuoylarında bu şekilde bir algı yaratmak istiyor oluşu.

 

Fakat asıl durum şu…

 

Almanya Mısır’da orduyu destekliyor.

 

Ancak belli bir halk desteğine sahip Müslüman Kardeşlerin ve de Ortadoğu ve Mısır’daki radikal İslamcı grupların hedefine oturmak istemiyor.

 

Ve, kanımca Alman İstihbarat Örgütü Merkel’i bu yönde uyarmış ve ona bu tür bir açıklama yapmasını salık vermiştir.

 

Avrupa Birliği devletleri her zaman öncelikle kendi ulusal güvenliklerini gözetirler ve belli siyasi akımlara karşı olsalar ve alttan alta onları eritmeye çalışsalar da, kullandıkları dile çok dikkat ederek bu tür siyasal akımların hedefi haline gelmekten özenle kaçınırlar.

 

Nitekim AB ülke dışişleri vs. bakanları, hükümet temsilcileri asla frontal bir dil kullanmaz ve şimşekleri üzerlerine çekmezler.

 

Merkel’in açıklamasını da işte bu kapsamda değerlendirmek ve hakikaten Mısır ordusunun yaptığı darbeye karşı çıktığını düşünmemek gerekir.

 

Aksi türlüsü yanlış yorum ve yanılgıya götürür

 

Daha önce de belirtmiş olduğum gibi, AB ve ABD şu anda Mısır’da orduyu yerleştirmeye ve Müslüman Kardeşleri iktidardan uzaklaştırmaya çalışıyorlar.

 

Öte yandan bir ayrıntı var ki, ona da dikkat çekmekte fayda var…

 

Mısır’da Mübarek’in serbest bırakılmasına çalışılması şunu gösteriyor ki…

 

Ordu Mübarek devrildiğinde bunu hazmedememiş ancak o zaman konjonktürü kendi açısından elverişli bulmadığı için susmuş.

 

Bugün ise, geçmişte hazmedemedikleri halde sineye çekmek zorunda kaldıkları olaylar nedeniyle, zaman zaman kontrolsüz bir agresyona meylediyorlar ve çok kan akmasında bir etken de bu.

 

Genel olarak ise, şu görülüyor ki, Mısır ordusu batıyı kızdıracak davranışlardan kaçınıyor.

 

Fakat zaman zaman geçmişin kızgınlığı, kontrol duygularına galebe çalabiliyor

 

SINIRDAKİ DEĞİŞİKLİĞİN SEBEBİ HÜKÜMETİN PKK KORKUSU

 

Doğu sınırından jandarma birliklerinin çekilmesi kamuoyunda, “Hükümet askeri sınırdan uzaklaştırıyor” şeklinde yorumlara yol açtı.

 

Bunun üzerine de Genelkurmay dün şöyle bir açıklama yaptı…

 

“Türkiye Cumhuriyeti Devletinin toplam kara sınır uzunluğu 2949 kilometre, deniz sınırı uzunluğu ise 8333 kilometredir. Kara sınırlarının korunması sorumluluğu Kara Kuvvetleri Komutanlığına, deniz sınırlarının korunması sorumluluğu ise Sahil Güvenlik Komutanlığına verilmiştir.<?xml:namespace prefix = “o” ns = “urn:schemas-microsoft-com:office:office” />

 

Kara sınırlarımızın korunması, takviyeler hariç, 317 sınır karakolunda 51.107 personel ile sağlanmaktadır.”

 

Genelkurmay bu tür açıklamaları aynı zamanda kamuoyundaki güven duygusunun sarsılmaması için yapıyor.

 

Ama bu açıklamanın bir de Hükümetle ilişkili bir boyutu var ve kanımca sınırdan jandarma birliklerinin çekilerek yerlerinin Kara Kuvvetleri’ne bırakılmasının sebebi Hükümetin PKK olgusu ile başedemeyeceğini bilmesi ve buna karşın sınıra profesyonel ordu birliklerini yerleştimeyi istemesi…

 

Ki, bunu Genelkurmay da ister çünkü Genelkurmay sınır hakimiyetini sağlamaya uğraşır hep.

 

Genelkurmay şu ana kadar Hükümet tarafından geriye itilmiş olsa bile, Hükümetin korkularından doğan fırsatlara da olumlu yaklaşır, yine kanımca.

 

Kaldı ki, ilerde daha iyi görülür olacaktır ki, Hükümet PKK’yı seçime kadar oyalama ve bunun için onlara sık sık taviz verme yönteminden dolayı bir noktada sınır hakimyetini sağlayamayacak hale gelip, işi hep daha çok orduya havale etmek durumunda kalacaktır.

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Çok güçlü bir 10 Kasım
Milli emniyet çağımızda ancak demokrasi ile sağlanabiliyor
Çok zor bir siyasal dönem başlıyor