‘Memleket Hareketi’ni açıklayan Muharrem İnce için basında kim ne yazdı?

‘Memleket Hareketi’ni açıklayan Muharrem İnce için basında kim ne yazdı?
14 Ağustos 2020 09:46

Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak yeni parti kuracağı iddiasıyla gündeme gelen Muharrem İnce, ‘Bin Günde Memleket Hareketi’ni kuracağını duyurdu. Başta cumhurbaşkanlığı seçimi olmak üzere CHP’yi eleştiren İnce, hareketin parti içinde bir muhalefet hareketi olmadığını belirterek, 4 Eylül’de Sivas’ta olacaklarını açıkladı. CHP ise İnce’ye verdiği 6 maddelik yanıtında İnce’nin iddialarını yalanladı.

 

 

Basın’da İnce ve CHP’nin açıklamalarına ilişkin şu değerlendirmeler yapıldı:

 

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan bugünkü yazısında CHP’nin Muharrem İnce’ye seçim gecesi iddialarına dair verdiği cevabın inandırıcılıktan uzak olduğunu belirtti. İnce’nin kendisini izlemeye gelen ve canlı yapan, iktidara yakın kanallara tepki göstermesinin eleştiren Ahmet Hakan, “Yahu bunda ne var? Hangi maksatla geliyor olurlarsa olsunlar, senin sözün varsa sözünü söylersin ve etkili olursun. Uzatılmış mikrofonla, uzatılmış kamerayla kavga edilir mi hiç? Böyle saçma bir şey görmedim.” Ahmet Hakan’ın yazısının bir kısmı şu şekilde:

 

 

“‘Ben millet ittifakının içindeyim’ demesi önemliydi”

 
“Seçim gecesiyle ilgili olarak Muharrem İnce’nin söyledikleri doğrudur. Gerçekten de Cumhurbaşkanlığı seçimine dair elinde bir veri yoktu İnce’nin. Genel Merkez, tül tül dökülüyordu o gece. Sistemi çökmüştü. Sandıkların tümünde iyi bir örgütlenme gerçekleştirilmediği de doğru… CHP Genel Merkezi’nden Muharrem İnce’ye verilen cevap ise ikna edicilikten hayli uzak… Bütün bunlara rağmen İnce’nin bütün gözlerin kendisine çevrildiği bir basın toplantısını, bu konuyla zehirlememesi iyi olurdu. Tek konusu gelecek perspektifi olmalıydı. Partiyi bölme suçlamasına iyi cevap verdi. ‘Ben millet ittifakının içindeyim’ demesi önemliydi. En tuttuğum sözü ise şu oldu: ‘İktidar demek, cumhurbaşkanlığını kazanmak demek. Erdoğan’ın eski arkadaşlarından birini aday yapacaksak ona CHP’nin iktidarı demem.'”

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi “Ayrılsam bile CHP’yi kurtarmak için ayrılırım” sözleriyle İnce’nin ilk kez partiden ayrılma sinyali verdiğini belirterek, “Zaten dün itibarıyla CHP’yi köprüleri attı. Önce CHP mi Muharrem İnce’yi ihraç edecek, yoksa Muharrem İnce mi elini çabuk tutup CHP’den istifa edecek” değerlendirmesini yaptı. İnce’nin 29 Ekim’den önce yapacağı ikinci basın toplantısına işaret eden Selvi, “Böylece kuracağı ‘Memleket Partisi”ne bir adım daha yaklaşmış olacağız’ dedi. Selvi’nin yazısının bir kısmı şu şekilde:

 

 

“Ne getireceğinden ziyade ne götüreceği daha önemli”

 
Siyasi hayatının kâbusuna dönen seçim gecesine ilişkin açıklama yapması yerindeydi. Zaten kendisi de özür diledi ama o geceyi iyi yönetememişti. YSK’dan aldığı belgeye göre 13 bin sandıkta CHP’nin gözlemci bulundurmadığını söyledi. Ancak öyle CHP’yi sarsacak, bomba bir açıklama gelmedi. Ancak kendisine veri gelmeden CHP Genel Merkezi’nin seçimlerin ikinci tura kaldığını açıklamasını istemelerini iyi izah etti. Yalan söylemesinin istendiğini ifade etti.

Muharrem İnce’nin ne getireceğinden ziyade ne götüreceği daha önemli. Yüzde 50 artı 1’in geçerli olduğu, yüzde 0.5 oy oranının dahi önemli hale geldiği yeni sistemde İnce’nin, CHP’den ne götüreceği daha önemli hale geldi. CHP, Muharrem İnce’yi hafife almakla hata yapıyor ama anketlerde fena gözükmüyor.

 

 

“2023 için dün itibarıyla Muharrem İnce’siz hesap yapılamaz”

 
Peki Muharrem İnce siyasette iş yapar mı? Çapı ne olur bilmem ama yapar. Şimdiye kadar 2023 Cumhurbaşkanlığı denkleminde Muharrem İnce yoktu. Dün itibarıyla Muharrem İnce’siz hesap yapılamaz.”

Kara gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren yazısında, İnce’nin 2023’te seçimlere girmesi halinde başarılı olabilmesi için bir ittifaka ihtiyacı olduğu yorumunu yaparak, “İlginç olan şu ki, böyle bir vasat, Muharrem İnce için paradoks oluşturuyor. İktidara yönelik söylemlerinizle siyasi sonuç almak istiyorsunuz, tek başınıza yüzde 50 artı 1’i yakalama ihtimali ise (Bunu Tayyip Erdoğan bile göze alamıyor) hemen hiç kimse tarafından öngörülmüyor, bu durumda yapacağınız çalışma eninde sonunda bir İttifak’la yan yana gelecek, bu alan Cumhur İttifakı olmayacağına göre (Çünkü tüm söyleminiz ona karşı gelişecek) nereye akacaksınız? Şu anda mesafe koyma gereği duyduğunuz CHP’li alana mı?” ifadelerini kullandı. Taşgetiren’in yazısının bir kısmı şu şekilde:

 

 

“Siyasi sonuçla onur mücadelesi her zaman iç içe geçmeyebiliyor”

 
“Muharrem İnce, el hak iyi polemik yapıyor, malzeme kullanımı iyi, belli ki sosyal medyanın dolaşıma sokacağı pek çok söylemi olacak, tüm bu noktalarda CHP yönetiminden daha çok öne çıkıyor…. Ama reel politik onun durduğu yerin kolay olmadığını söylüyor.

Belki sonunda CHP yönetimine “Beni dışlıyorsunuz ama bakın ben nasıl kitlelerle iletişim kurdum” deme imkanını elde edecek. Bu da bir onur mücadelesi olarak anlam taşır. Ama siyasi sonuçla onur mücadelesi her zaman iç içe geçmeyebiliyor. ”

Kara gazetesi yazarı Akif Beki, İnce’nin çıkışının Cumhur İttifakı’nı korkutmak yerine sevindirdiğini yazarak, “Sanki iktidarı değil de muhalefeti bölme potansiyeli görüyorlarmış gibi. Hatta, ‘CeHaPe Zihniyeti’ni hortlatacak bir profil olsa ancak bu kadar sevinebilirlerdi. ‘Tam dişimize göre bir muhalif bulduk, güle oynaya çekişiriz’ diye…” değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın il başkanları konuşmasının İnce’nin açıklamasını bölmediğini hatırlatan Beki’nin yazısının bir kısmı şu şekilde:

 

 

“İnce’nin çıkışı, AK Parti’ye yaş günü hediyesi gibi geldi”

 
“Halbuki sorsanız, kendilerini zorlayacağı konusunda İnce’ye hak veriyorlar. CHP tabanını aşma gayretini takdir ediyorlar. Dışardan ilave oy çekme kapasitesini kanıtladığını dahi söylüyorlar. Bakınız; Sözcü Kalın’ın değerlendirmeleri…

Fakat ne hikmetse Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’yla yarışmak kadar telaşlandırmıyor onları. Ne ön kesmesi, ne çelme takması, ne karalaması! Parlatma işini bile şansa bırakmıyorlar.

Eğer takiye değilse, rol yapmıyorlarsa; İnce’nin çıkışı, AK Parti’ye yaş günü hediyesi gibi geldi.

‘Erdoğan’ı yense yense İnce gibi bir CHP’li yenebilir, hadi inşallah kazanır’ diye umutlandıklarını mı düşünmeliyiz öyleyse?

İnce, iktidarı heyecanlandırıyorsa kaybetmeyi çok istediklerinden midir yani?”

 

“Cevap verilmemesi için partililer ‘acil’ koduyla uyarıldı”

 
Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk yazısında, İnce’nin “Bin Günde Memleket Hareketi”nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı çalışmalarının başlangıcı olarak görülmesi gerektiği değerlendirmesini yaptı. Öztürk ayrıca partililerin İnce’ye cevap vermemesi için dün “acil” koduyla uyarıldığını kaydetti. Öztürk’ün yazısının bir kısmı şu şekilde:

“Merak edilen konulardan birisi de şu: Partisine dönük sert açıklamalarda bulunan Muharrem İnce hakkında CHP Genel Merkezi tarafından bir disiplin soruşturması başlatılacak mı? Dünkü konuşmaları nedeniyle herhangi bir disiplin soruşturması CHP’nin gündeminde yok. Ancak, bu tür eleştiriler devam ederse süreç içinde ne olacağının da garantisi bulunmuyor. CHP, İnce’nin bunca eleştiride bulunduğuna, yeni hareket başlatacağını açıkladığına göre kendisinin ayrılmasını bekleyecek.”

 

 

“Başından beri İnce’nin bu işi de nihayete erdiremeyeceğini iddia ediyorum”

 
Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok bugünkü yazısında, CHP’nin iktidarı hedeflemek yerine, ana muhalefetin başında kalmaya çalıştığını ileri sürerek, Bu hedefe öylesine kilitlenmişler ki kendi gösterdikleri adayı bile sabote edecek kadar ileri gidebiliyorlar. Peki, Muharrem Bey’in iktidar perspektifi var mı? Kılıçdaroğlu’ndan farklı olarak yüzde 25’lik bir banda oturmuş CHP’yi iktidara taşıma potansiyeli taşıyor mu? Kemal Bey’e kıyasla daha yerli bir imajı olduğu kesin. Muhafazakâr tabanla ilişki kurmak için Ayasofya Camii’ne yaklaşmaya cesaret edebiliyor. Ne var ki onun da sınırları belli. Daha yolun başında, oyunu istediği AK Parti tabanının takip ettiği basının ilgisini elinin tersiyle reddetmesi, şımarık bir üslupla küçümsemesi, ufkunun da özgüveninin de dar olduğunu gösteriyor.

 
Başından beri İnce’nin bu işi de nihayete erdiremeyeceğini iddia ediyorum, şimdi ise daha net konuşuyorum. Geçmiş olsun Muharrem Bey. Bari dikkat edin de sonbaharda yola koyulmadan Kemal Bey sizden daha önce harekete geçmesin” ifadelerini kullandı.

 

 

“CHP ile hesaplaşma süreci şu anda en çok kimin işine yarar?”

 
Cumhuriyet gazetesi yazarı Ali Sirmen, ‘Memleket Hareketi’ kime yarar? başlıklı yazısında, Dış politika, işsizlik, ekonomi ve kur krizine işaret ederek, “Konuşmalarına bakılırsa, Muharrem İnce’de bütün bunların nedeninin AKP olduğu konusunda bizlerden ayrı düşünmemektedir. Peki, durum böyle olunca ne yapılması gerekir? Bu sorunun yanıtı bir an önce AKP iktidarından kurtulmak üzere, bütün demokratik güçleri seferber etmek değil midir?” ifadelerini kullandı.

“Peki, Muharrem İnce’nin başlattığı CHP ile hesaplaşma süreci şu anda en çok kimin işine yarar?” sorusunu soran Sirmen, “AKP’nin değil mi? Cumhurbaşkanlığı seçimlerine daha iki yıl varken, yapılan bu çıkışın Muharrem İnce’ye ne getireceği de ayrı bir sorudur. İki yıl içinde daha köprülerin altından çok sular akar” yorumunu yaptı.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar