Mansur Yavaş ivedilikle İ.Melih Gökçek dönemini yargıya ve kamuoyuna taşımalıdır

Mansur Yavaş ivedilikle İ.Melih Gökçek dönemini yargıya ve kamuoyuna taşımalıdır
21 Nisan 2019 19:08

İ.Melih okuduğum en son tweetinde ‘’Sayın Yavaş, yasal olarak 15 gün içinde sorularımı cevaplamanız gerekiyor.3 günü gitti, 12 günü kaldı.Kmuoyu sizi de, beni de bekliyor.

 

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM
Umarım Mustafa Tuna’ya inanmanız, size de bir sıkıntı çıkartacak.
Önemli değil,
Gerçekleri öğrenince özür dilemeniz yeterli.
Bekliyoruz…’’ sözlerini kendisinin yazım sitiline tam uyarak buraya alıyorum.
Ve İ.Melih’in son günlerdeki tüm tweetlerine baktığımız zaman hep Mansur Yavaş’a yönelik olduğunu ve bundan sonra da bu minval üzere devam edeceği görülüyor.
İ.Melih’in davranış kodlarını ve yıllardır siyasette takip ettiği üslubu bildiğimizden dolayı bunu çok da garipsemiyoruz.
İ.Melih’in siyasette en etkili üslubu rakiplerine karşı savunma taktiğine değil, demokratik hücununa dayanır.
Bunu bilhassa aleyhindeki şeyleri bastırmak ve açığa çıkmasını önlemek için yapar ve rakipierini zorunlu savunma durumunda bırakarak kendi hesap defterlerinin açılmasına engel olur.
İ.Melih şimdi aynı taktiği Mansur Yavaş’a karşı yapıyor.
Bence bunu çok derin korkularından dolayı yapıyor.
İşi sadece yazdıkları ile mi yönlendirmek istiyor İ.Melih?
Asla değil!
Basını takip edenler bilirler ki, Mansur Yavaş kazanınca İ.Melih ‘’Ak Parti ve MHP, yani Cumhur İttifakıBelediye meclis üyeleri çoğunlukta, dolayısıyla Mansur Yavaş belediyeyi bunlarla ortak yönetecektir vs…’’ mealinde bir şeyler söyleyerek neler yapabileceğinin kodlarını da verniştir.
Yani demek istiyor ki, Cumhur İttifakı’nın belediye meclis üyelerini istediğim şekilde yönlendireceğim.
Anımsarsanız eğer fetöcülerin ilk açığa çıktığı günlerde AKP hükümeti yetkilileri bunlara askeriye, mülkiye, yargıda kurdukları kadrolarla Fetö ve onun yetkili imamlarından aldıkları talimatla devlet işlerini cemaatlerinin yasaları doğrultusunda yönettikleri için adına ‘’Parelel Devlet Yönetimi’’ anlamında ‘’PDY’’ semişlerdi ve bugünde bu kavram ‘FETÖ/PDY’’ şeklinde kullanılıyor.
Buna örnek olarak o günlerde Yagıtay’da görevli fetöcü bir yargıcın, birisi hakkında verilecek karar hususunda Pensilvanya’da yaşayan çete reisine danıştığı ortaya çıkmıştı.
Böyle bir çalışma yöntemi maalesef siyasal İslam’ın varlığından dolayı oluşan cemaatler kanalıyla Türkiye’de çok yoğun yaşandığı iyi bilinmektedir.
Ak Parti’nin Erzurum kurucu il başkanı olarak bu tür zorlukları çok yaşadım ki yönetim dışında kalan güruh bana çok acılı günler yaşatmıştır.
Sorunları o zamanlar kanıtsızlıklar nedeniyle hep yazılı hukukla halledemiyordum ama doğal hukuk-erbabı bunun ne anlama geldiğini bilir-yoluyla hallediyordum.
Öyle ki dört beş koruma ile gezebiliyordum.
Şimdi esas belirtmek istediğim noktaya geliyorum.
Hiç kimseyi ve bu arada İ.Melih’i yargı önüne çıkmadan suçlayamam, çünkü yargı kararını verinceye kadar herkes masundur.
Öyleyse İ.Melih neden Mansur Yavaş’a karşı siyasi taarruza geçiyor ve Cumhur İttifakı’nın Belediye Meclis üyeleri ile korkutmaya çalışıyor?
Bence korkuları var.
25 yıldır yönettiği belediyede bu süreç içinde icraatlarını içeren dosyaların incelemeye alınabileceğinden çok çekiniyor.
Bu nedenle Cumhur İttifakı’nın belediye meclis üyelerini kullanarak adına ‘’Paralel Belediye Yönetimi’’ yani kısaca kodlarsak ‘’PBY’’ diyebileceğimiz bir gücü kullanmak istiyor.
‘’Bayram değil, seyran değil; eniştem beni niye öptü?’’ atasözümüz gereğince İ.Melin Mansur Yavaş seçilince yukarıda açıkladığım gibi Cumhur İttifakı’nın belediye meclis üyeleri ile Başkan’ı neden korkutmaya tevessül ediyor?
İ.Melih’in bu tavrı sürüp giderse hem Mansur Yavaş çok zorluklar çeker, hem de Ankara ve Ankaralı hatta Türkiye kaybeder.
Çünkü sadece Ankara belediyesindeki yolsuzluk ve usulsüzlükler değil, Türkiye genelinde hortumlanan devlet ve millet malı buradan ve İBB’den anlaşılacaktır.
Bu nedenle İ.Melih’in Mansur Yavaş ve ekibi üzerinde kurmak istediği ‘’Paralel Belediye yönetimi/PBY’’ atraksiyonunu kırmak ve rahat çalışılması için bir an önce bu eski 25 yıllık Başkanın ‘’devr-i sabık’’ yani geçmiş devirlerin derhal mercek altına alınması, dosyaların arşivden indirilerek geniş kadrolu kurulacak bir ‘mali komite’’ teslim edilmesi gerekmektedir.
Çünkü İ.Melih’i başka türlü durdurmanız asla olası değil.
Ve incelenen her dosya kamuoyu ile paylaşılmalı, suç unsurları varsa ivedilikle yargıya taşınmalıdır.
Peşinen bir şey demiyorum ama Bülent Arınç’ınİ.Melih için ‘’Ankara’yı parsel parsel verdiler…’’ sözü hala daha kulaklarımızı çınlatmaktadır.
Tanınmış bir köşe yazarımızın aylar önce tapu müdürünün kendisine Ankara’da bir belediye başkanının 2000(iki bin) küsür tapusunun olduğunu yazmıştı.
Adını vermeden bu belediye başkanı kim, doğrusu ben de çok merak ediyorum.
Elbette, kamuoyunun yakından takip ettiği gibi sakin ama kararlı çalışmaları ile Mansur Yavaş işe çok iyi başladı.
34 000(otuz dört bin) işe gitmeden bankamatikten her ay maaş alan haramzade alçağın yem borularını keserek çok büyük bir olayın altına imza atmıştır.
Daire müdürlerini derhal değiştirmiştir.
Ankara belediyesinde çalışmış öyle daire başkanı tanıyorum ki, Karun kadar zengin olduğu gibi oğullarının ve kızlarının her birinin birkaç daire, villa ve arabaları olduğunu biliyorum.
Tümünü düşündüğümüz zaman Ankaralı ve Türkiye batmış ama ağlayanımız yok.
Yoksulumuzun, tüyü bitmemiş yüz binlerce evladımızın hakkı sorularal hırsızlar hem kodese tıktırılmalı hem de mal varlıklarına el konulmalıdır.
Tabii ki öncelikle İ.MELİH dosyaları ele alınarak Mansur Yavaş elini güçlendirilmelidir.
Yanı kısaca şimdi tüm ipler Mansur Yavaş’ın elinde olduğu için demokratik ve hukuksal taarruzu kendisi başlatarak İ.Melih’isavumma halinde bırakarak siyasi nakavta uğratmalıdır.
Başka da İ.Melih’ten kurtulmak olası değildir.
Tıpkı Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın yaptığı gibi Suriyeliler’e yapılan sosyal yardımlar, ayni ve nakdi yardımlar kesilerek kendi yoksulumuza aktarılmalı, bunlara verilen mevcut işyeri ruhsatları iptal edilmeli ve yeni işyeri açma ruhsatı artık verilmemelidir.
Bu şekilde bin yıldır Türk milletinin boynuna binmiş bedavacı Araplar ülkelerine zorunlu olarak döner.
Mansur Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesine yeni koyduğu Atatürk ve Anıtkabir silüetleri Türk düşmanı alçaklara penaltı vuruşu ile güzel gollerdir ve bu konuda Ankara’nın her tarafında Atatürk’ü, Cumhuriyet’i, Türklüğü, laik demokratik sistemi sembolleştirecek anıtlar dikilmelidir.
Öeneğin, İ.Melih tarafından TBMM’nin karşısında bulunan, Genel Kurmay ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arasındak kavşağa yapılan kol saati Mansur Yavaş tarafından söküldü ki elbette buraya anlamlı bir anıt dikeceklerdir.
Gerek yaya gerekse araba ile günde buradan geçen on binlerce insan geçmektedir.
Bu nedenle buraya görkemli bir Atatürk anıtı ile birlikte ebedi liderimizin ‘’Ey Türk Gençliği!’’ ile başlayan ‘’GENÇLİĞE HİTABE’’si her yönden ve uzaklıktan okunabilecek büyük puntolu harflerle yazılarak Türk düşmanlarına bir nazire yapılmalıdır.
Ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mansur Yavaş’a teklif olarak sunduğu ünlü şair ve yazarlarımızın heykelleri yapılarak herkese bu toprakların Türk yurdu olduğu sürekli anımsatılmalıdır.
Ülkemizi savaşsız olarak Arap sevicilikle Araplara işgal ettiren gaflet ve dalalet hatta daha ötesinde olan kişilere tokat gibi yanıt olur bunlar.
Hatta iyi bir ülkücü olarak bildiğimiz Mansur Yavaş kalabalık grupların gçtiği bir kavşağa kökümüzü anımsatan ve ‘’ Türk! Üstte mavi gök, altta yer delinmedikçe…’’ ile başlayan Bilge Kağan’ın ‘’GÖKTÜRK YAZITI’’ aynı boyutlarda yapılarak dikilmelidir.Bugünkü yöneticilerden yaptıkları Arapçılık röanşı alınmalıdır.
Modern çağdaş yönetimine ve Türklüğe uymayan cadde, sokak ve kurum adları değiştirilmelidir.
Elbette yapılacak işler çok ve çeşitli ama Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin logosu mutlaka değiştirilmelidir.
Çğdaş, cumhuriyetçi, demokratik laik sistemi anımsatan bir logo yapılmalıdır.
İ.Melih’in 25 yıl önce göreve gelince mevcut çağdaş logoyu değiştirip bugünkünü getirdiğini yaşı yetenler çok iyi anımsarlar.
Kısaca son olarak şunu söylemek istiyorum ki, İ.Melih dönemini anımsatan semboller ve her şey kaldırılarak Ankara’nın Büyük Atatürk’ün tasarladığı gibi çağdaş ve modern bir görünüme kavuşturulmalıdır.
Elbette yurtsever cumhuriyetçi Atatürkçü bir yurttaş bilinciyle ‘’Millet İttifakı’’ nın kazandığı belediyeler hakkında görüşlerimizi ülkemizi Arapçı düşünce ve yönetiminden kurtarmak için fikirlerimizi açıklamağa devam edeceğiz.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Her diktatör akıl hastasıdır
Cumhuriyet’in fabrika ayarlarına dönülmedikçe Türkiye ittifakı kurulamaz
Mansur Yavaş ivedilikle İ.Melih Gökçek dönemini yargıya ve kamuoyuna taşımalıdır