Köylülerden jeotermal sondaj sahasında tepki!

Köylülerden jeotermal sondaj sahasında tepki!
10 Temmuz 2017 10:21

ÇANAKAKALE’nin Ayvacık İlçesi’nde bölgedeki jeotermal santrallere karşı, köylüler bu kez zeytinliklere zarar vereceği ve suları zehirleyeceği iddiasıyla tepki gösterdi. Gülpınar sakinleri, köyün yakınındaki jeotermal sondaj sahasına giderek, görevlilerin çalışmaya son verip bölgeyi terk etmelerini istedi. Tartışmaların yaşandığı eylemde köylüler, ‘Zeytinlikler içinde sondaja hayır’ sloganları attı.

 

 

 

Burak GEZEN-Fatih DALDAL-İpek GÜNEY / ÇANAKKALE, (DHA)

 

 

Ayvacık İlçesine bağlı Gülpınar Köyü yakınında zeytinliklerin yanında Pınarkale Enerji şirketi adına Safir Sondaj Hizmetleri adlı firmanın sürdürdüğü jeotermal sondaj çalışması köylüleri tedirgin etti. Hem zeytinliklere zarar vermesinden, hem de tarım arazilerine verdikleri suları zehirleyeceğinden endişe ederek 2 gün önce jeotermal sondaja karşı başlattıkları mücadeleyi son olarak sondaj sahasına taşıdılar. Köye yaklaşık 2 kilometre mesafede, bir zeytinliğin dibinde sürdürülen sondaj çalışması nedeniyle bugüne kadar çok sayıda zeytin ağacı ve çam ağacının kesilerek köklendiğini belirten köylüler, sıranın kendilerine de geleceği korkusuyla sondaj sahasını basıp, çalışmaları protesto etti.

 

 

Gülpınar Köyü’nde toplanarak traktör kasalarına ve diğer araçlara binip, korna çalıp slogan atarak sondaj sahasına giden köylüler, çalışmayı durdurdu. İşçilere tepki gösterip, şirket yetkilisiyle görüşmek istedi. Bu sırada sözlü tartışmalar yaşandı. Jandarma olay yerine gelerek tansiyonu düşürmeye çalıştı. Şirket yetkilisi Ahmet Erdilli kısa süre sonra sondaj alanına geldi. Köylüleri sakinleştirmek istedi. Ancak, köylüler, sondaj çalışmasının durdurulacağını kendilerine daha önce vaat ettiğini belirttikleri Erdilli’ye tepki gösterdi. Çalışmayı hemen durdurup, bölgeyi terketmelerini istedi. Köylülerin tepkisi üzerine Erdilli bir araca binerek sahayı terketti. Köylüler ise protesto boyunca, “Zeytinlikler içinde sondaj istemiyoruz” sloganları attı.

 

 

EYLEME TORUNUYLA GELDİ

 

 

Gülpınar Köyü’nde yaşayan ve eyleme katılan 77 yaşındaki Hatice Şinas, şirketin sondaj yaparak hayatlarıyla oynadığını ve kendilerini zehirlediğini ileri sürdü. Şinas, “77 yaşındayım. Daha yaşamaya ömrüm var mı bilmiyorum. Ama çocuklarımıza, torunlarımıza yazık değil mi. Zaten sadece zeytinden ve yağından gelirimiz var. O da gittikten sonra ne yapacağız biz. Jeotermal yapıyorlar, köyce istemiyoruz. Çünkü o zehir. Senelerdir zeytin yok, zeytinliklerimiz kuruyor” dedi.

Eyleme kucağındaki torunu Halil Kerem ile birlikte katılan 57 yaşındaki Nurten Günsal, “İki gündür torunumu uykudan uyandırıp buraya eyleme geliyorum. Bu zeytinliklerimizin içinde sondaj istemiyoruz. Zeytinlikten başka hiçbir gelirimiz yok. Şu çocuğun geleceğiyle oynuyorlar. Toplanıp gitmelerini istiyoruz” diye konuştu.

 

 

“HAVAYA KARIŞAN KİMYASALLARI SOLUMAK İSTEMİYORUZ”

 

 

“Temiz havası var” diye 8 yıl önce Gülpınar’a gelip yerleştiğini anlatan emekli öğretmen 57 yaşındaki Mustafa Neğişkaya da sondajın zeytinliklere vereceği zararın yanı sıra havayı da kirleteceğini belirterek, “Yarından sonra bu sondaj bitecek. Ondan sonra buraya çakılan borular daha önce örneğini Tuzla Köyü’nde gördüğümüz gibi her hafta kimyasallarla temizlenme ihtiyacı hissedecek. Bu boruların temizlenmesi esnasında her türlü kimyasal kullanılacak. Bütün o kimyasallar 12 ay boyunca köyümüze, evimize gidecek. Bizler de o kimyasalların karıştığı havayı solumak zorunda kalacağız. 20-30 sene sonra çocuklarımız akciğer kanseri mi olacak, yoksa başka hastalıklara mı yakalanacaklar bilemiyorum. Ama ben kendi adıma zeytinlikleri korumanın yanında insan sağlığını da korumak acısından bu sondajın yapılmasını istemiyorum” dedi.

 

 

TEHLİKE ARZ EDİYOR İDDİASI

 

 

Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği Başkanı Can Sayıner ise, sondajın zeytinliklerin içinde yapıldığını ve Zeytin Kanunu’na göre bunun da suç olduğunu iddia etti. Şirketin Valilikten aldığı, ‘ÇED gerekli değildir’ raporuna dayanarak çalışmaları başlattığını söyleyen Sayıner, “Hiçbir çevre ve emniyet tedbiri alınmamış. Etrafta görüldüğü gibi çalışan iş makineleri zeytinliklere zarar veriyor. İşçiler için de hiçbir tedbir alınmamış. Köyde hayvancılık da yapılıyor. Ama burada açılan kuyulara yönelik hiçbir uyarı ve bilgilendirme tabelası da yok. Her an tehlike arz etmektedir. Ayrıca hemen yakınımızda Apollon Smintheus tapınağ vardır. Antik dönemden kalma yapıya da zarar vereceği düşünülmektedir. Ayrıca buradan bırakılan atıklar köyün içme suyuna da karışacaktır. O yüzden tamamen kanunsuz olan bu sondaj çalışmasını Gülpınarlılar olarak istemiyoruz. Halkımız ile birlikte bu kanunsuz çalışmayı durdurmakta kararlıyız” dedi.

 

 

TARIM ÜRÜNLERİNDE VERİM DÜŞTÜ

 

 

Gülpınarlı çiftçi Yahya Çalışkan ise, zeytinliklerinden 10 yıl önce 10 ton zeytinyağı alırken, jeotermal sondajlar nedeniyle bunun 5 tona düştüğünü belirtti. Çalışkan, “Havaya salınan gazlar zeytinliklere çiğ olarak iniyor ve çiçek döneminde bitiriyor bizi. Kösedere domatesi diye adlandırılan domates de Gülpınar Ovası’nda yetişiyor. Günlük 30 kamyon domates çıkıyor. Bu yıl domateslerimizin hepsi kurudu. Çünkü Tuzla’daki santrallerden salınan buharların etkisiyle ovaya çiğ olarak iniyor. Üretici şu an kan ağlıyor. Kredisini ödeyememekte. 57 yaşındayım. 57 yıldır bu depremleri görmedik. Tuzla köprüsünün yanında çakılan sondajların delikleri kapatılma üzere TIR’larla çimento getirildi. Ondan sonra deprem tetiklendi” dedi.

 

 

ŞİRKETTEN YAZILI AÇIKLAMA

 

 

Pınarkale Enerji şirketi Tuzla jeotermal bölgesi dahilinde sondaj çalışması yapmaları nedeniyle Gülpınar Köyü’nde yazlıkçıların ağırlıkta olduğu grubun iddialarda bulunduğunu belirtti. Şirketten yapılan açıklamada, şöyle denildi:

 

 

“Firmamızın da sondaj çalışması yaptığı alanın çevresinde zeytinlik tapuları bulunmasına rağmen bizim sondaj yaptığımız alan zeytinlik alanı değildir. Alanda zeytin ağacı yoktur ve tapusu da yoktur. Çünkü alan uçurumdur. Uçurumların tapusu olmadığından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardandır. Biz ciddi bir maliyete katlanarak su anda 30 cm civarı büyüklükteki sondaj deliğimizi açmak için bu uçurumu düz arazi haline getirdik. Dikkatlice bakılacak olursa sondajın sol tarafında 50 metrelik ani kot farkının da nedeni budur. Yani bu alan iddia edildiği gibi zeytinlik değildir. Şahsa ait bir arazide değildir. Yaptığımız işlemler ÇED raporu alınarak yapılan bir işlemdir, ruhsatlıdır. Her şey yasaldır. Ayrıca, bu sondaj yaptığımız yerde hiçbir şekil ve şart altında santral yapmayacağımızı belirtmiş olmamıza rağmen ve bununla ilgili tüm devlet kurumlarına resmi noterden taahhüt vermiş olmamıza rağmen karşılaştığımız tepki asılsız bilgilere dayanan, kesinlikle haksız bir eylemdir. Burada termal otel ve sera ile ilgili çalışmalarımız devam etmesine rağmen bu bölgede yazlığı olan bazı kişilerin yaptığı ve köylünün genel anlamı ile itibar etmediği bu sondaj yapmayın itirazı hareketini anlamakta güçlük çekiyoruz. Her şeyi ile resmi bir işlem olan bu sıcak su çıkarma işlemi inşallah başarıya ulaştığında bölgenin turizmi ve ekonomisine büyük katkılar sağlayacaktır.”

 

 

Gülpınar köylüleri ise, sondaj çalışmaları durduruluncaya kadar eylemlerinin süreceğini söyledi.

 

 

Yorumlar

Yorumlar