Kılıçdaroğlu hiç konuşmamış olduğuna göre…

Kılıçdaroğlu hiç konuşmamış olduğuna göre…
26 Haziran 2018 17:30

Seçim sonucunun belli olduğu pazar akşamından beri Kılıçdaroğlu hiç konuşmadı, tek kelime etmedi ve görüntü vermedi.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Ben bu durumu, henüz Kılıçdaroğlu yönetimi Muherrem İnce’ye deveredecek haberleri çıkmadan önce de çekileceğine yorumladım.

 
Zira hiç konuşmamak ve hiç görünmemek, ” siyasi bir sorumluluk ve yönetimi taşımaya devam etmek istemiyorum, bu tabloda yönetim doğal olarak Muharrem İnce’ye aittir.” anlamına geliyor olmalı.

 
Bu yazıyı saat 11.30 sıralarında yazıyorum ve CHP MYK toplantısından ne çıkacağını bilmiyorum.

 
Ancak çıkması gereken sonuç doğal olarak yönetimin Muharrem İnce’ye geçmesi.

 
Bir ihtimal daha var, o ihtimali de dün gece Habertürk’e bağlanan Tuncay Özkan’ın söylediklerinden çıkarmak mümkün.

 
Tuncay Özkan Habertürk canlı yayınına bağlanarak, “Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı bırakacağı haberler CHP’nin içini karıştırmaya yönelik, AKP’li yandaşların çıkardığı asılsız haberlerdir” dedi çok sinirli bir ses tonuyla.

 
Ama bu haberi ben ilk olarak yandaş medyada değil, Halkınhabercisi’nde okudum.

 
Sevilay Yılman da bunu haber olarak verdi.

 
Kaldı ki, ilk haberi çıkaran o olsa bile, CHP seçmeninde ve tabanında bu beklenti var.

 
Muharrem İnce’nin CHP’nin Genel Başkanı olması gayet doğal ayrıca da.

 
Evet, şunu biliyoruz, CHP’nin parti olarak oyunun yüzde 22 civarında kalmasının en büyük sebebi CHP tabanından HDP barajı geçsin diye giden oylar.

 
Ama bunun da dışında artık CHP taban ve seçmeninin gözünde yeni doğal lider Muharrem İnce.

 
Şimdi, şunu da belirtmek lazım ki, Kılıçdaroğlu Millet İttifakı’nın oluşumunda çok belirleyici ve olumlu bir rol aldı.

 
Muharrem İnce’yi aday göstererek de cesaret gösterdi ve doğru yaptı.

 
Ancak CHP’nin parti olarak büyümesi için çok belli ki yeni bir örgütlenme tarzına, yeni bir genel başkana, yeni bir lidere acil ihtiyacı var.

 
Ben önceki yazılarımda belirmiştim, parti kurumsallığı ve kadro hareketi çok önemli her siyasi parti açısından. Hele de söz konusu parti 100 yıllık CHP ise, kurucu parti ise.

 
Ama bu kurumsallık ve kadro tekamülü yeni bir genel başkan seçilmesi gerekliliği ile ters değil.

 
Bu arada…

 
Muharrem İnce seçim sonrası basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Ben genel başkanlık konusunda tek başıma karar veremem, bu konuda CHP’nin birşey söylemesi gerekir” anlamında bir cümle kurdu.

 
Bundan şunu çıkarıyorum.

 
Muharrem İnce olağanüstü kurultay toplamak istemiyor.

 
Bu adımın partinin kendisinden gelmesini bekliyor.

 
Böyle bir kurultay vs. kavgasına girmek istemiyor.

 
CHP’den adım bekliyor.

 
Bir de…

 
Akşam birçok kişi Muharrem İnce yeni parti kurar mı filan diye konuşuyordu.

 
Hayır. Neden yapsın ki böyle bir şey.

 
Muharrem İnce ayrıca kanımca başka parti kurmayı aklının ucundan geçirmeyecek birisi.

 
Çok ufaktan beri CHP içinde, CHP’li.

 
CHP’den kimse ayrılmaz ve ayrılmaması gerekir.

 
Ne olacaksa CHP içinde olacak.

 
Son olarak şu hususa da değineyim.

 
Dün gece Tuncay Özkan Habertürk’e bağlandığında o kadar agresif ve kaba bir üslubu vardı ki, ben CHP’li olarak kamuoyuna karşı bu tarz konuşmalar istemiyorum.

 
Çok rahatsız oldum.

 
Evet, dolaylı olarak hitap ettikleri yandaş gazeteciler de olabilir ama söz konusu olan kadın bir gazeteciydi ve Tuncay Özkan’ın üslubunda adeta kadına şiddeti çağrıştıran bir üsluba benzer birşey vardı.

 
Bu dil ve bu zihniyet eğer bugün CHP MYK’da da hakim olacaksa işler iyi değil demektir.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Kumaş kendini belli eder
Bu sözlere inanan kaç AKP seçmeni var
Şom ağızlılık olmasın diye yazmamıştım