Kahraman olmak ister misin?

Kahraman olmak ister misin?
5 Mayıs 2018 11:00

Baharla geldi umut…

 

 

 

 

Dr. Semih DİKKATLİ H&H YORUM
Ülkeyi uzun süredir OHAL yasalarıyla yöneten-yönetemeyen-bir iktidarın yarattığı puslu hava yerini bahara bıraktı. İktidara ve onun liderine bir yıl öncesine kadar en ağır sözlerle ağzına geleni sayan güya bir muhalefet partisi liderinin erken seçim isteğiyle başlayan süreç şaşırtıcı bir biçimde ilerlemeye başladı.
Tüm ekonomik veriler ülkenin bir felaketin eşiğinde olduğunda ve yakın zamanda büyük iflasların yaşanacağını gösterirken, açıklanan birçok anket, zaten demokrasinin askıya alınmasıyla doğan baskıcı havadan rahatsız olan seçmenin, oluşan bu ekonomik zorluklarla iktidardan kopmaya başladığını gösterir hale geldi.
Tüm bu koşullara eklenen İYİ Parti ve Meral Akşener rüzgârı sarayı epey ürkütmüş durumda…Üst üste yaşanan tüm bu gelişmelerle girilen erken seçimin ilk amacının İYİ Partiyi seçime sokmamak ve ekonomik çöküş yaşanmadan hemen önce, kalan oylarla sistemi değiştirerek bir 5 yıl daha kazanmak…
Uzun yıllardır iktidarın kendisi bile muhalefet yokluğundan keyifle alay ediyordu. Bu nedenle iktidar ve kuyruğu erken seçimin kolay kazanılacağını muhalefetin bu baskına cevap veremeyeceğini düşündü ve büyük bir yanılgıya düştüğünü şu günlerde acı bir şekilde anladı.
İktidar ve yancısının planı oldukça basitti aslında… Dini ve milli duyguları kullanan bu iki parti “Milli İttifak” olarak seçime girecek, CHP-HDP ile bir ittifaka zorlanacak ve İYİ Parti seçime sokulmayacaktı. İYİ Parti belasından kurtulduktan sonra, HDP ile ittifak yapan CHP’ye terörist damgası vurulacak, çözüm süreci adı altında işledikleri tüm günahlar yine cehape zihniyetine yıkılacaktı. Ağzını her açtığında AKP ve liderine söylemediğini bırakan yancının söyledikleri de böylece ört bas edilecekti. AfrinHarekatı, ABD ve AB’ye kafa tutmalarla halkın milli duyguları sömürülecek ve yüksek oylarla tekrar iktidar olunacaktı. Ancak kazın ayağının öyle olmadığı daha ilk açıklamalarda anlaşıldı.
Önce HDP kanadından üst üste gelen açıklamalar iktidarı salladı. İlk olarak bu baskıcı iktidardan kurtulmayı hedef edindiklerini ifade eden parti yetkililerinin ilk ya da ikinci turda hiçbir şekilde iktidara payanda olmayacaklarını belli eden tavır ve söylemleri, makul bir adayı ikinci turda destekleyeceklerini açıklamaları gündeme düştü. Üstelik ilk günlerden itibaren bir ittifak arayışında olmadıklarını söyleyerek, CHP’yi Kürt seçmenle karşı karşıya gelmeden ittifaktan uzak tuttu. Böylece HDP-CHP ittifakı, HDP seçmeni dışlanmadan gerçekleşmedi.
Uzun bir süredir tutuklu bulunan ve aslında kendisini PKK’dan tam olarak ayrıştırabilse Türkiye için önemli bir kazanım olabilecek Selahattin Demirtaş’ın bugünlere denk gelen mahkeme sürecindeki bazı ifadeleri de artık, iktidarla aralarındaki iletişimin koptuğunu ve PKK’ya rağmen bir şeyleri değiştirmeye çalıştığını göstermesi açısından önemliydi.
İktidarın ezberi zaten “Adalet Yürüyüşü” ile bozulmaya başlamışken, gerçekleşmeyen CHP-HDP ittifakı yüzünden gerginlikleri arttı. Çünkü gelişmeler şaşırtıcı bir biçim aldı. Uzun süredir üzerine ölü toprağı serili gibi duran CHP beklenmedik bir hamleyle 15 vekilini İYİ partiye göndererek onların seçime girme yolunu açtı.
Ardından Saadet Partisi lideri iktidarın baskılarına ve tekliflerine aldırış etmeden en üst perdeden muhalefet bayrağını açtı.
Bu da yetmezmiş gibi DP’nin de dâhil olduğu bir ittifak oluşturuldu. Üstelik kimse görmese de HDP daha en baştan ittifaka ihtiyaç duymadığını belirterek CHP’nin bu sağ ittifaka rahatça girebilmesine -bilerek ya da bilmeyerek- zemin hazırladı.
HDP bir başka hamleyle cezaevinde tutuklu bulunan ve bence artık PKK dışındaki tüm Kürt Halkının nezdinde bebek katilinden çok çok daha fazla kabul gören, Türk Halkının milyonlarcasının teveccühünü kazanan Selahattin Demirtaş’ı aday göstererek iktidarın göz diktiği Kürt oylarına geçit vermedi.
Ancak şaşırtıcı gelişmeler bunlarla da sınırlı kalmadı. CHP, SP ile ipleri koparmadan kibarca Gül seçeneğini ortadan kaldırdı. Bence aslında bir iktidar tuzağı olan Gül böylece açığa düştü. Hulusinin yanına gitmesi, onu adaylıktan vazgeçirmek için değil, çatı adaylıkta ısrar etmesi içindi.
CHP, tabanına kulak verdi ve bence sağ seçmenden de ciddi oy alabilecek Muharrem İnce’yi başkan adayı gösterdi.
CHP’lisi, İYİ Partilisi, Saadetlisi, Vatan Partilisi herkes bir oldu ve aday olan diğer liderlere 100.000 imza verme yarışına girdi. Eminim ki tüm adaylar yarışa girecek imzaları bulacaktır artık…Üstelik herkes ikinci turda muhalefet adayını kayıtsız şartsız destekleyeceğini açıklamakta…
Artık gündem muhalefetin belirlediği bir hal aldı. İktidar ve yancısı bu durumdan çıldırmış durumda ve akla hayale gelmedik imalar ve tehditlerle insanları imza vermekten alıkoymaya çalışıyorlar.
Sözün özü, baskıcı ve yeteneksiz bir iktidara karşı birleşen muhalefet liderleri, ülkemizde fiilen başlayan ve ağaçları çiçeklendiren baharı bizim yüreklerimize de getirdi.
Artık ağlama, sızlama, şikâyet etme zamanı değil… Madem yıllardır şikâyet ettiğimiz muhalefet ölü toprağını üzerinden attı. O halde biz de mızmızlanmayı keselim ve var gücümüzle, kapı kapı insanlara doğruları anlatalım. Yandaş olsun olmasın her sosyal medya hesabında paylaşılan mesajların altına yorumlar yapalım. Dışlayıcı, aşağılayıcı bir dil kullanmaktan kaçınarak, kavrayan, dostane, açıklayıcı bir dil kullanalım.
Muhalefet içinde birçok görüş ayrılıkları, bazı konularda neredeyse kan davasına varan sorunlar herkesin bilincinde olduğu bir durum olsa da incitmeden, geçmiş acılı deneyimleri bugüne bulaştırmadan, geleceğe yürümeliyiz. Bunun da ilk ve tek yolu bu baskıcı, ayrıştırıcı, yeteneksiz iktidardan kurtulmaktır.
Ben çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğine inanıyorum. Ülkemin aydınlık geleceği için elimden geleni yapmaya ve çocuklarımız için güzel, aydınlık, demokratik, barış içinde bir ülke bırakma çabasında hiçbir şeyden korkmayacağıma and içerim.
Bir tek oyum var verecek ve biliyorum ki, bu oyu doğru kullanmak için sandığa gittiğim zaman büyük bir kahraman olacağım. Ben sizin çocuklarınız ve torunlarınızın kahramanı olmaya hazırım. Peki ya siz benim çocuklarım ve torunlarımın kahramanı olmaya hazır mısınız?
O halde haydi kapı kapı doğruları anlatmaya, kahve kahve, köy köy dolaşmaya, haydi meydanlara, haydi sandıklara ve ardından seçim kurullarına…
Haberin var mıAhmed Arif? Bahar geldi yüreklerimize…

 

 

Dr. Semih DİKKATLİ Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Kahraman olmak ister misin?
Ya şimdi ya da hiçbir zaman…
Medya ve sağlıkta rant…