İşte o muhtarlar

İşte o muhtarlar
10 Şubat 2013 23:36

Çankaya’da 116 muhtar var… Çoğunluğunu CHP’liler destekleyip seçmişler. Önce bu tespiti bir yere not edelim.
Av. Cemil CAN H&H YORUM

Kılıçdaroğlu’na göre: “Demokrasinin en saf, en temiz, en güzel tecelli ettiği seçimler muhtarlık seçimler”idir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bizim muhtarlar parklara bile bekçi olamazlar!.. Muhtarların görevleri; 4541 Sayılı Kanunun üçüncü maddesi ile Şehir ve Kasabalardaki Mahalle Muhtar ve İhtiyar Kurulları Tüzüğü’nün dördüncü maddesinde tek tek sayılmıştır… Dolayısıyla yetkilerinin de bu görevlerini yapmakla sınırlı olduğu tartışmasızdır…
 
Siyasi partilerden aday gösterilemeyen muhtarların, tek tek veya toplu olarak devlet mührünü ve muhtarlık unvanını bir belge üzerinde kullanarak, siyasi partilere aday önermeleri olanaksızdır! Siyasi etikle asla bağdaşmayan böyle bir davranış, Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı dönemine rastlamıştır ve bir ilktir!.. Başka bir deyişle; Muhtarlar, ilgili yasa ve tüzükte 23 madde halinde belirlenmiş olan (ilmuhaber verme, tutanak düzenleme ve yazılı bildirimde bulunma) işlerinden başka, hiç bir faaliyet için devletin mührünü ve muhtarlık unvanını kullanamazlar!..
 
Aksi ceza kanunlarımızda bir yaptırıma bağlanmamış olsa da, devletin mührünü ilgisiz ve gereksiz bir yerde kullanmak, en azından yetkiyi kötüye kullanma olarak düşünülmelidir. Aynı şekilde, bir siyasi parti üyesinin, başka bir siyasi parti adayı için çalışmasını da siyasi ahlaksızlık ve seçmenlere karşı saygısızlık olarak kabul etmek gerekir. Bu işi yapan kişi veya kişiler seçilmiş muhtarlar ise, durum çok daha vahim demektir. Nitekim, CHP’liler için böyle bir durum; CHP Tüzüğü’nün 70. maddesinin (A) bendinin ( e) fıkrasında: “Parti adaylarına karşı veya başka parti adaylarından yana açık veya gizli çalışmak” şeklinde formüle edilip, en ağır parti suçu olarak belirlenmiştir. Başka bir söyleyişle, başka parti adaylarından yana açık ya da gizli çalışmak “kesin çıkarma” cezası yaptırımına bağlanmış parti suçu olarak kabul edilmiştir…
 
Çoğu parti üyesi, biri de CHP Çankaya İlçe Yönetim Kurulu Üyesi olan, Çankaya İlçesi’nin muhtarları; İ. Melih Gökçek’in oğlu olmaktan başka bir özelliği bulunmayan Osman Gökçek‘in, Çankaya Belediye Başkan adayı olarak gösterilmesi için mühürlerini de kullanarak AKP’ye dilekçe vermişlerdir!.. Parti tüzüğüne göre derhal haklarında soruşturma açılarak parti ile ilişkilerinin kesilmesi gerekmektedir…


 
Yukarıda belirtilen hukuki durum karşısında; Botanik Park’a bekçi olması bile sakıncalı olan; Çankaya İlçesi Muhtarlar Derneği Başkanı Adil Ağtaş’ın,AKP’ye aday önermesini hiçbir neden mazur gösteremez. Ağtaş, şu anda CHP Çankaya İlçe Yönetim Kurulu Üyesi‘dir. Aynı zamanda da Naci Çakır Mahallesi Muhtarı’dır. Adil Ağtaş’ın, Kemal Kılıçdaroğlu‘nun Çankaya İlçe Başkanlığı için destek verdiği Başkan Mehmet Perçin tarafından ilçe yönetim kurulu listesine yazıldığı hesaba katılırsa, ikisinin de CHP’deki varlığı başlı başına skandaldır!..
 
***
 
CHP Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Perçin’in, AKP’li ve MHP’lilerle birlikte türbeleri yeniden canlandırmak üzere, vakıf kurup uzlaşması ise, ikinci büyük skandaldır!.. Bu konu Ankara yerel basınında geniş yer almış, fakat Y-CHP’nin merkez yönetimi kulağının üzerine yattığı için bu haberleri duyamamıştır!?..
 

Alevi oylarını AKP’ye pazarlama çalışması olduğu son derece açık olan bu faaliyet nedeniyle, İl Başkanı Zeki Alçın‘ın, Mehmet Perçin ve Adil Ağtaş hakkında derhal soruşturma başlatması gerekmektedir. İleride hesabı sorulduğunda, “haberim olmadı” diyemez. Zira bu köşe yazısını ihbar kabul etmek zorundadır. Aksi halde CHP’nin siyasi tarihine, Ankara’nın İl Başkanı olarak değil, Aşure Kolu Başkanı olarak geçecektir!..
 
AKP iktidarının, CHP’li belediyelere karşı başlatmış olduğu itibarsızlaştırma amaçlı soruşturmalara karşı, siyasi bir duruş belirlemek için, belediye başkanlarını Ankara’ya toplayan Kılıçdaroğlu; haklı olarak: ”CHP’li bütün belediye başkanlarından onur duyuyorum, gurur duyuyorum” demiştir. Şimdi çok merak ediyorum; CHP üyesi muhtarlar için de aynı sözleri söyleyebilecek midir? Hadi diyelim ki, AKP’yi destekleyen o muhtarların tümü CHP’li değildir. Peki, partili olanlar için ve parti hukukunu uygulamayanlar için ne yapacaktır? Sonuç itibariyle, CHP’nin Ankara İl Başkanı ve Çankaya İlçe Başkanı’nın arkasında genel başkan vardır ve fatura her şekilde kendisine kesilecektir!.. Bu hesabı er geç genel başkan ödeyecektir. Onun hesap vereceği yer, kuşkusuz kurultaydır ve bu gidişle o da yakındır!..
 
Çankaya İlçesi, CHP’nin Türkiye’de en güçlü ve örgütlü olduğu yerleşim birimidir. Partinin en ağır topları, siyasi faaliyetlerini bu ilçede yürütürler. Doğal olarak muhtarların yüzde 90′ı da onların yönlendirmesi ve CHP’lilerin desteği ile seçilmişlerdir. Çoğunluğu parti üyesidir… Bu gerçeği kimse inkar edemez!..
 
***
 
CHP içinde, tekkelerin açılması için faaliyet gösterenler vardı. Bir süre sonra bunlara dergahların açılmasını isteyenler eklendi.  Şimdi de, türbelerin bakım ve onarımı için CHP’li belediye başkanları ve Çankaya İlçe Başkanı, AKP’liler ile “uzlaşarak” bir vakıf kurma işine giriştiler!… Laiklik ilkesini programının merkezine koyan CHP’nin, 2013 yılı itibariyle Kılıçdaroğlu yönetiminde geldiği yer burasıdır işte…

Atatürk Devrimlerinin en önemlilerinden biri olan tekke, türbe ve zaviyelerin kapatılmasına ilişkin Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlıklarla (türbede hizmet edenler) Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair (677 Sayılı) Kanun,  Y-CHP yöneticileri tarafından çiğnenerek, Atatürk Devrimleri’ne ciddi bir darbe daha vurulmuştur!..
 
Atatürk’ün koltuğunda oturan Kılıçdaroğlu’nun, kol kanat gerdiği ve arkalarında durduğunu gizlemediği bu iki yüzlü kadroların, bundan böyle türbelerde hizmet etmeye talip oldukları aşikardır!.. Kılıçdaroğlu’nun “kredisi” ile CHP’de hızlanan bu başkalaşım, İkinci Kürt Açılımı’nda sıkıntıya düşecek olan hükümetin yolundaki taşları temizleme işlevini görmüştür… Tıpkı PKK’nın “yol haritası”nı sahiplenme olayında olduğu gibi.. Y-CHP’de başlayan türbedar olma yarışına paralel olarak, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi de tekke ve zaviyelerin kapatılmasına ilişkin yasanın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında uygulanamayacağına ilişkin, enteresan bir karar almıştır… Zamanlama ilginçtir. Anlayacağınız Devrim Yasaları‘nın, anayasaya aykırı yorumlanamayacağına ilişkin hükmünü çiğnemek suretiyle, yeni bir yol açma görevi Y-CHP’ye verilmiştir!..


 
Y-CHP’nin bu yöndeki yol temizleme çalışmalarından cesaret alan, BDP’li Altan Tan, “Şeriata inanıyorum, Kemalizm tasfiye edilmeli” diyerek, Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun kaldırılması için yasa teklifi verdi!..  Anlaşılıyor ki, Y-CHP merkez yönetimi, eş-dost ve akrabalarının AKP’li belediyelerde “güvenlik görevlisi” olarak çalıştırılması karşılığında, yerel seçimlerde AKP’yi destekleme kararı almıştır!.. Bu nedenle olsa gerekir ilk uygulamaya CHP’nin en güçlü ve Alevilerin en yoğun yaşamış olduğu Çankaya ilçesinden başlanmıştır!..
 
***
 
Başta Ankara Büyükşehir Belediyesi AKP Grup Başkan Vekili Ali İhsan Ölmez olmak üzere, AKP’li ilçe belediye başkanları ve bazı AKP’nin ağır topları ile birlikte kurdukları vakfın senedinden anlaşıldığına göre; vakfın amacı kısaca; türbelerin bakımını yaptırmakmış!.. Son derece açıktır ki, hedef; türbe bakımı görüntüsü altında, Anadolu erenlerinin türbeleri etrafında dolanmak ve Alevi inancından olan dürüst insanları, siyaseten sömürmektir!..
 
Bu beyler işe, Hüseyin Gazi Tepesi’nde bulunan türbeden başlamışlardır. Alevilerin adak kurbanı kestikleri ve Alevi inancını yaşattıkları bu türbe, eklentileri ile birlikte Kültür Bakanlığı’ndan istenmiştir. Bütün hesap, türbeyi ele geçirerek, inançlı Alevileri kontrol altında tutabilmektir!..
 
Tunceli Dayanışma ve Kültür Vakfı’nın Onur Kurulu Yedek Üyesi olan Mehmet Perçin, Kılıçdaroğlu’nun son dönem prenslerindendir. Göreve getirilmesine karar verildikten sonra, kendisi gibi Alevi olan ve sadece “inanç siyaseti” yapacak durumda olan kafadarlarından bir ekip kurmasına olanak sağlanmıştır. Muhtar Adil Ağtaş da bu ekibin içerisindeki yıldızlardan biridir. Öyle muhtar deyip geçmeyin, bayağı aktif ve becerikli bir adamdır. Çankaya İlçesi Muhtarlar Derneği Başkanlığına seçilebilmek öyle kolay bir iş değildi. Muharrem Ayı’nda düzenlendiği “aşure partisi”ne Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık bile katılmak zorunda kalmıştır. Muhtar Ağtaş, Y-CHP’nin son dönemdeki ağır topları arasına bu yetenekleri ile girmiştir!..
 
Y-CHP’nin Kılıçdaroğlu çizgisindeki bu becerikli muhtarı, diğer muhtar arkadaşlarını toplayıp, Çankaya Belediyesi’ne başkan adayı olarak; İ. Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’i, Başkan adayı olarak neden tespit etmişlerdir? Bu sorunun yanıtını İ. Melih Gökçek’in seçim taktiklerinde aramak gerekir. Gökçek bu hamlesi ile CHP’yi yerel seçimlerde rakip olmaktan çıkartmıştır. Görüldüğü gibi Bülent Tanık’ın katıldığı o “aşure partisi” yeniden aday olmasına yetmemiştir!..
 
Biliyorsunuz muhtarlar temsil ettikleri mahalle veya köy halkı adına ak kağıt üzerine devlet mührünü basarlar!.. Hiç kuşku yok ki, sadece kendi adlarına yapmaları gereken bir öneriye, görev ve yetkileri içerisinde bulunmayan “belediye başkanı önerme” işini de katmışlar ve devletin mührünü kullanmışlardır. Bu iş iktidar yalakalığı yapmaktan başka “görev ve yetkiyi kötüye kullanma” olarak kabul edilmelidir… Tekrar oluyor ama yine de söylemek istiyorum; işin ilginç yanı, mührü basan muhtarların çoğunluğunun CHP’lilerin destekleyip seçtiği adaylar olmasıdır…


 
Diyelim ki, muhtarlar Kılıçdaroğlu’nun SOROSÇU olmasına kızdılar veya Bülent Tanık’ın hizmetlerinden memnun değiller. Bu nedenle de ayrı bir adayı destekleme kararı aldılar. Elbette böyle bir karara saygı duyanlar çıkabilir!.. Ama çoğu CHP’li olan bu muhtarların gösterdikleri adayın, en azından Atatürkçü çizgide olması gerekmez miydi?.. 20 yıldır CHP’lilere küfreden ve Atatürkçü Düşünce’den nefret eden bir adamın oğlunu, bir dönem daha Ankara’nın başına bela etmenin ne gereği vardı? Alevileri oy deposu gibi görüp, türbe ve dergahların bakım ve tamiri ile aldatarak; gericilere, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarına oy verme tuzağına düşürmek, CHP kimlikli siyasetçilere yakışıyor mu? İlkesizliğin, saygısızlığı, soytarılığın ve siyasi ahlaksızlığın bir belgesi olan o dilekçeyi Kılıçdaroğlu görmedi mi?..
 
***
 
CHP’li muhtarlar açısından işin bir de disiplin hukuku cephesi vardır. Yukarıda da belirtildiği gibi, CHP Tüzüğü’ne göre, başka bir partinin adayını desteklemek, partiden ihraç nedenidir. Basına yansıyan bu kepazelik karşısında, CHP Ankara İl Yönetim Kurulu’nun derhal toplanıp, Adil Ağtaş’ı “tedbirli olarak” görevden alması gerekiyor. Bu durumunu bilerek, Adil Ağtaş’ı listesine yazan ve AKP’lilerle türbe vakfı kuran CHP Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Perçin’in de hesaba çekilmesi gerekir… Y-CHP’nin Ankara İl Başkanı Zeki Alçın’ın “oybirliği” ile hareket ettirdiği yönetim kurulu, bakalım bu durum karşısında ne yapabilecektir!.. Aynı zamanda Mehmet Perçin’e kol kanat gererek, arkasından duran Kemal Kılıçdaroğlu’nun da hesap verme zamanı elbette gelecektir!..
 
Biliyorsunuz Kemal Kılıçdaroğlu, birkaç ay önce “iktidara gelmek gibi bir hedefimiz yok”  diyerek, saklı tuttuğu temel düşüncesini ağzından kaçırmıştı. Bir süre sonra da, bir gazetecinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Abdullah Gül’ü destekler misiniz şeklindeki sorusuna da, “bakarız neden olmasın” karşılığını vermişti!..
 
CHP’yi ele geçiren bir ekibin, CHP’lilerin oylarını doğrudan sağ partilerin adaylarına vermelerini sağlaması oldukça zordur.. Böyle bir işi, ancak sağcıları ve cemaatçileri CHP’den aday göstererek yapabilirlerdi ve şimdi onu yapmaya başladılar!..
 
Adayların önseçimle belirleneceği sözünü vererek, genel başkanlığa seçilen Kılıçdaroğlu, şimdi kendi seçtiği delegeler için bile; “Bu delege yapısı ile ön seçim yapılmaz”  deyip, kıvırmaya başlamıştır…
 
Çünkü Kılıçdaroğlu, kapı kullarıyla birlikte, ülkeyi AKP’ye teslim etme görevini üstlenmiştir. Şimdi İstanbul, Ankara, İzmir ve Eskişehir gibi büyük merkezlerin AKP’ye teslim edilmesine sıra gelmiştir… Bunun için saptanan yol, CHP’li olmayan adayları CHP’den aday göstermektir… CHP’lileri aldatarak, onları CHP’li olmayanlara oy verdirmek, ancak bu şekilde olanaklı hale gelebilir!..
 
Kendileri için istedikleri ise, teslim edecekleri CHP’li belediyelerde sadece “muhalefet görevlisi” olmaktan ibarettir… Atatürk’ün ve İnönü’nün partisinin başına getirdiğimiz bu adamların gerçek yüzü böyledir işte!..
 
Bu haberleri öğrenen eski CHP’liler, kahırlarından vereme tutulmak üzeredir! 40-50 yıldır CHP’nin iktidar olması için mücadele veren ve kendisi için hiçbir talepleri bulunmayan vefakar partililer, Kılıçdaroğlu’nun göstereceği adaylara oy vermeme noktasına getirilmiştir!…
 
Başlarında Kılıçdaroğlu olmak üzere; bu utanmaz, arlanmaz rezil siyaset adamlarının CHP’yi düşürdükleri durum ne yazık ki, böyledir!…
 
Alevilerin siyasetteki önderleri için ise, durum çok daha acıdır. Onlar şimdi, okka ile armut satar gibi, Aleviliği Melih Gökçek’e pazarlamakla meşguldür… Anlaşılan, bu gidişle Başkent’in Gökçeklerden kurtulacağı yok!..
 
Bu kadar tekrardan sonra, dilerseniz özetleyelim ve bitirelim: Y-CHP ile AKP, İ. Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’in Çankaya Belediye Başkanlığına aday gösterilmesi hususunda uzlaşmışlardır!..
 
Cumhurbaşkanlığın seçimlerinde ise, Abdullah Gül’e oy vermemiz istenecektir!.. Kılıçdaroğlu’nun iktidar olma gibi bir hedefi yok zaten. Yerel yönetimlerde, bu delege yapısı ile ön seçime gidilemeyeceği için belediye başkan adayı olarak muhtarların üzerinde uzlaştığı kişiler gösterilecektir.
 
Çankaya için en popüler başkan adayımız Osman Gökçek’tir!…
 
Oylarınız, milletimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun!..

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
‘Bağımsızlık’ mı ‘hırsızlık’ mı?!..
Devletin ‘özel’i olmaz!..
‘Cesaret ödülü’nün bedeli!..