İstanbul seçimini kazanmak Kurtuluş Savaşı’nı kazanmak gibidir hatta daha önemlidir

İstanbul seçimini kazanmak Kurtuluş Savaşı’nı kazanmak gibidir hatta daha önemlidir
21 Mayıs 2019 16:56

Gelin öncelikle, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Gençliğe Hitabe’’sindeki ilahi bir kattan gelen ve ruhumuzu vecd haline sokan başlangıç ifadeleri olan ‘’Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.Mevcudiyetinin ve istiklalinin yegane temeli budur.Bu temel senin en kıymetli hazinendir.İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin…’’ cümleleri ile başlayalım.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

 

Bu muhteşem ifadelerdeki iki temel vurguya dikkat çekmek istiyorum ki bunlardan biri Yüce Atatürk istiklal ve Cumhuriyet’ten bahsederken başlangıç kısımlarına özellikle ‘’Türk’’ sözcüğünü koyması, diğeri de Türk ulusunun ‘’mevcudiyet’’ ve ‘’istiklal’’nin yani bugünkü Türkçe ile varlığının ve bağımsızlığının temelinin bunlara bağlı olmasını hassasiyetle belirtmesidir.

 

 

Maalesef ‘’Gençliğe Hitabe’’yi okuduğumuz zaman hafızlar gibi ezberleyip geçtiğimiz için Gazi’nin bize ince mesajlarla direktif verdiği konulara dikkat etmeden geçip gidiyoruz.

 

 

Bu vaziyete göre 23 Haziran’da yapılacak İstanbul seçimlerini Cumhuriyetçi Türk ulusunun kazanması Kurtuluş Savaşı’na eşdeğerdir hatta çok daha önemlidir.

 

 

İBB seçimini normal bir belediye seçimi olarak düşünmek gaflet ve dalalettir.

 

 

İBB seçimi Türkiye’nin işgalden kurtarılma ve Atatürk’ün de ‘’Gençliğe Hitabe’’ de işaret ettiği gibi Cumhuriyeti muhafaza ve müdafaa ile Türk mevcudiyetini ve istiklalini kurtarma şeçimi olacaktır.

 

 

AKP’nin devr-i iktidarında Türk varlığının ve Türk mevcudiyetinin bütün izleri silinmiş, devlet kurumlarındaki ve bu arada ABB ve İBB binalarındaki Türkiye Cumhuriyeti ibareleri sökülüp atılmıştır ki Kurtuluş Savaşı’nda mütareke yıllarında bu ihaneti Osmanlı Hükümeti’ne hiçbir işgal kuvveti, yani ne Yunan’ı, ne İngiliz’i, ne Fransız’ı, ne de İtalyan’ı yapmıştır.

 

 

Ama bu ihaneti AKP Türk ulusunu çiğneyerek fütursuzca yapmıştır.

 

 

AKP hükümeti döneminde ülkemiz 6 milyon Arap ve Ortadoğulu’ya işgal ettirilmiş, ülkenin tüm mal varlıkları haraç mezat yabancılara peşkeş çekilmiştir, Ulu Önder Atatürk’ün de belirttiği gibi limanlar ve her türlü tesis işgal ettirilmiştir.

 

 

AKP devr-i iktidarında Türk ulusu bağımsızlığını ve varlığını kaybedici o kadar gaflet ve dalalet ötesi işlere kapı açmıştır ki, işgal yıllarında bile böyle ihanet görülmemiştir.

 

 

İlk defa Cumhuriyet tarihinde bu iktidar sayesinde Türkiye toprak kaybetmiş, Ege’de 18 adamız, 150 Kadar kayalığımız Yunanistan’a peşkeş çekilmiştir.

 

 

Türk ulusunun rızkı Arapçılık ve Zenci aşkı uğruna din adı altında Arapçılık’tan kaynaklanan felaketlerden doğan olumsuzlukları gidermek için Ortadoğu, Afrika, Güney Asya Müslümanları’na aktarılmış, yani dinsel pisliklerden oluşan terörden sonra mazlum Müslümanlar adı altında kaynaklarımız hep yabancılara aktarılmıştır.

 

 

TOKİ’ye Afrika’nın çeşitli ülkelerinde Türk ulusunu perişan ederek evler yaptırıyor, mahalleler kurduruyorlar.

 

 

Bir de pişkin pişkin Atatürk’ün sözüne izafeten dahili bedhahlardan bahsederek şark kurnazlığı ile Atatürkçülüğü ve Cumhuriyeti vurmaya çalışıyorlar ki ‘’kötü yürekli, başkasının kötülüğünü isteyen’’ anlamındaki bu sözcük kendilerinin Türk ulusunun aleyhine çalışıp, yabancıları besleyen bunların ne menem ‘’bedhah’’ oldukları açığa çıkıyor.

 

 

Çok kısa bir genellemeden sonra şimdi İBB seçiminin neden Kurtuluş Savaş’’na eşdeğer olduğu, hatta ondan daha önemli olduğunu irdeleyelim.

 

 

İBB AKP elindeyken yasal kılıflı tam bir hırsızlık ve deveyi hamudu ile yutma merkezi haline gelmiş.

 

 

Bunu Ekrem İmamoğlu’nun 18 günlük başkanlık süresinden aşağı yukarı anlamış bulunuyoruz.

 

 

Aslında turbun büyüğü heybedeydi ama İmamoğlu YSK’nın kararını sabırla bekliyordu.

 

 

Bir yığın dinci vakıf kurularak halkın vergileriyle ve ödediği paralarla oluşmuş İBB bütçesini din perdesi altında İBB’yi kemiklerine varıncaya kadar kemirmeye başlamışlar.

 

 

Her sene her birisine yüzlerce milyon lira para transfer edilmiş.

 

 

Böyle onlarca vakıf var ve bunların görevi din perdesi altında Türk ulusunu Araplaştırıp milli duygularından uzaklaştırmak içindir.

 

 

Bu vakıflardan birkaçı RTE’nin oğlu Bilal’e aittir.

 

 

Hatta bu vakıflar içinde küçük oğlan çocuklarının ırzına tecavüz edilen alçaklığı ile tanınmış bir vakıf vardır ki gerçekten mide bulandırıcı.

 

 

Ey Türk ulusu çocuklarınızı bu dini vakıfların ve Kuran kursları’nın şerlerinden koruyun!

 

 

İBB’yi İmamoğlu’nun kazanması demek AKP’nin ihanet maskesinin yakında yırtılıp açılacağı demektir.

 

 

Bir defa şunu belirteyim ki, İBB seçimini AKP ve CHP arasındaki bir yarışa sokmamak gerekir.

 

 

Böyle bir algı İmamoğlu’na kaybettirir.

 

 

Hele hele PKK aşığı Canan Kaftancıoğlu’nun bu seçimde boy göstermemesi gerekir.

 

 

31 Mart’ta da seçimi kazanan Türk aydınlarının katkılarıyla İmamoğlu’nun kendisidir.

 

 

Bu başarıda ne Kılıçdaroğlu’nun ne de Canan Kaftancıoğlu’nun katkısı olmuştur. Kendilerine pay çıkarmasınlar, seçimi kazanan istiklalini kaybetme noktasına geldiğini anlayan şanlı Türk seçmenidir.23 Haziran’da da böyle olacaktır.

 

 

Şimdi gelelim sonuca.

 

 

23 Haziran’dan sonra İBB’ye tam egemen olacak olan İmamoğlu’nun AKP Yönetimine ait ifşaları onların iktidarlarının şaftını kaydıracak ve bu dalga dalga Türkiye’ye yayılacaktır.

 

 

Bunun anlamı nedir?

 

 

Cumhuriyet yıkıcısı ve Türk mevcudiyeti ile Türk istiklalinin yıkıcısı AKP ebediyen yönetimden Kurtuluş Savaşı’na eşdeğer bir demokratik yöntemle yönetimden uzaklaştırılacaklardır.

 

 

Bir kısım tohumu bozuk siyaset cambazları İmamoğlu’na alçakça iftiralar etmektedirler ve belki de bunun dozajı seçime kadar artarak devam edecektir.

 

 

Şunu öncelikle belirtelim ki Ekrem İmamoğlu tıpkı Yüce Atatürk gibi Türklüğü ile övünen gerçek bir Türk milliyetçisidir.

 

 

Türklüğü ayakları altına alıp çiğneyen bedbahlara karşın İmamoğlu bir Türk olarak ancak bir Türk düşmanının söküp atacağı T.C.tabelasını gururla yerine asmıştır.İşte böyle bir kişiye Yunan imasında bulunan kişi tohumu bozuk bir alçaktır.

 

 

23 Haziran’daki demokratik Kurtuluş Savaşı’nda Türk ulusunun mevcudiyetini, istiklalini ve Cumhuriyeti korumak isteyen herkes yerinde oturmalı, tatil programlarını bir gün sonrasına ertelemelidir.

 

 

Bu Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanması için İstanbul ve Anadolu’da yaşayan ve Türklüğe inanan herkes yakınlarını, arkadaşlarını çeşitli iletişim kanalları ile uyarmalıdır.

 

 

Şurası oldukça sevindirici ki, sosyal medya alanında AKP’nin Arapçı tayfası Erem İmamoğlu’nu destekleyen Atatürkçü Cumhuriyetçi Türkçülerin yüzde biri kadar bile etkili değiller.

 

 

Sosyal medyanın etki alanının görsel medyadan daha çok etkili olduğu kesin bir gerçek.

 

 

Varsın AKP’li Arabistlerin yandaş yalaka medyası 24 saat bağırıp dursun, çünkü sadece gürültü kirliliği yapar.

 

 

23 Haziran’da İstanbul’daki İBB seçimi Mustafa Kemal’in askerleri Cumhuriyetçi şanlı Türk varlığını ve istiklalini korumak isteyenlerle Arap varlığını Türkiye’ye yerleştirmek isteyen Arapçı bedhahlar arasında yapılacaktır.

 

 

Bu seçim Kurtuluş Savaşı’na eşdeğer bir demokratik mücadeledir.

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Tayyip Erdoğan Türkiye’yi Makyavelist politikalarla yönetiyor!
Türkiye’yi hareket halindeki korkunç cehalet yönetiyor
Türkiye tarihinin en büyük devlet-millet soygunu devr-i sabık yapılmalıdır