‘İstanbul Depremi’ tüm Türkiye’ye ekonomik bunalım getirebilir

‘İstanbul Depremi’ tüm Türkiye’ye ekonomik bunalım getirebilir
6 Şubat 2020 10:36

Ekonomik kaynaklar acilen yaklaşan İstanbul Depremi’ne ayrılması gerekiyor. Aksi halde deprem yalnızca İstanbul’da değil, tüm Türkiye’de yıllar sürecek bir ekonomik bunalım getirecek. Plansız ekonomik büyüme yüzünden ülke ekonomisi demek artık İstanbul demek.

 
BirGün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre gerek 2019 nüfus sonuçları gerekse Kanal İstanbul tartışmaları dikkatleri megakent İstanbul’a çevirmiş durumda. Olası depreme dönük hazırlık bir yana Türkiye hem demografik hem de ekonomik olarak facianın eşiğindeki kentte yoğunlaşıyor. Ekonomik gücün üçte birinin toplandığı İstanbul aynı zamanda 47 ilin toplam nüfusuna denk büyüklükte. İstanbul’un demografik ve finansal yapısına mercek tuttuk. Buna göre ülke kaynakları yaklaşmakta olan İstanbul Depremi’ne hazırlık yapmak için ayrılmak zorunda. Aksi halde sadece İstanbul’u değil tüm Türkiye’yi etkisi uzun yıllar sürecek sosyal ve ekonomik bunalım bekliyor.

 

 

VERGİ TAHSİLATLARININ YARISI İSTANBUL’DAN

 
2019’da Türkiye’nin nüfusu 83 milyon 154 bin, İstanbul’un nüfusu ise 15 milyon 519 bin oldu. Başka bir hesapla Türkiye’de yaşayan her 100 kişiden 18,7’si İstanbul’da yaşıyor. Buna karşılık İstanbul’un ekonomi için anlamı bu orandan ibaret değil. Zira vergi tahsilatının yaklaşık yarısı bu kentten yapılıyor. Çünkü megakent aynı zamanda ekonominin de merkezi. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) verilerine göre 1 milyon 920 bin faal gelir vergisi mükellefinin 502 bini İstanbul’daki vergi dairelerine kayıtlı. Diğer bir deyişle gelir vergisi mükelleflerinin her dördünden biri megakentte bulunuyor.

Öte yandan sermaye şirketlerinin gelirleri üzerinden alından Kurumlar Vergisi yükü de İstanbul’da. Yine GİB verilerine göre 2018 sonu itibariyle 806 bin 622 Kurumlar Vergisi mükellefinin 302 bin 285’i İstanbul’da. Başka bir hesapla her 100 kurumun 37,5’i İstanbul’da bulunurken geri kalan 80 ilin payına 62,5 kurum düşüyor. Sadece mükellef sayıları dahi İstanbul’un ülke için kara bir deliğe dönüştüğünü kanıtlar cinsten.

 

 

BANKA TASARRUFLARININ %42’Sİ İSTANBUL’DA

 
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 2019 sonuna ilişkin verilerine göre banka hesaplarında toplam 1 trilyon 446 milyar lira tasarruf mevduatı bulunuyor. Bu paranın 614,7 milyar lirası İstanbul’a kayıtlı bulunuyor. Buna göre ülke tasarruflarının yüzde 42,5’i İstanbul’da birikmiş halde. İstanbul’un yanına Ankara ve İzmir’deki sırasıyla 141,7 ve 99,2 milyar liralık tasarruflarda eklenince ülkedeki banka tasarruflarının yüzde 59,2’sinin 3 büyük ilde toplandığı anlaşılıyor. Bu haliyle Anadolu’nun içinde bulunduğu yoksulluk ve bölgesel servet dağılımındaki uçurum daha net ortaya çıkıyor.

İstanbul’un nüfusu bu alanda en yakın rakibi olan Ankara’nın 2,7 katı, ülkenin en düşük nüfuslu ili Dersim’in ise tam 183 katı. Buna rağmen megakentteki ekonomik yoğunlaşma o kadar büyük ki, kişi başına düşen tasarruf mevduatında yine İstanbul birinci sırada yer alıyor. İstanbul’a kayıtlı banka hesaplarında 614,7 milyar lira bakiye bulunduğu düşünülürse, kentte kişi başına ortalama 39 bin 610 lira tasarruf mevduatı düşüyor. Buna karşılık bu alanda en yoksul il olan Şırnak’ta kişi başına düşen tasarruf mevduatı tutarı sadece 2 bin 282 lira. Devasa nüfusuna rağmen megakent Şırnak’ın 17 katı kişisel tasarrufa sahip. Ancak bu durum İstanbulluların zenginliğinden ziyade, kentin pahalılığını ve gelir adaletsizliğini gösteriyor.

 

 

NÜFUS GİDEREK ARTIYOR

 
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2019 yılı itibariyle Türkiye genelinde kilometrekareye 108 kişi düşerken bu alanda rakipsiz olan İstanbul’da bu sayı 2 bin 987. Bu haliyle kilometrekareye düşen kişi sayısında İstanbul’un durumu Türkiye ortalamasının 28 katına ulaşmış durumda. Bu alanda İstanbul’u takip eden Kocaeli’de ise kilometrekareye düşen kişi sayısı 541. Başka bir hesapla İstanbul nüfus yoğunluğunda en yakın rakibinden 5 kat daha yoğun nüfusa sahip. Nüfusu en seyrek il olan Dersim’de ise kilometrekareye sadece 11 kişi düşüyor.

Öte yandan İstanbul’daki nüfus yoğunluğu yıllara göre giderek artıyor. 2000 yılındaki nüfus yoğunluğu 2019 yılındakinin neredeyse yarısı.

Öte yandan Kanal İstanbul projesiyle kentin nüfusunun yaklaşık 1,5 milyon artacağı tahmin ediliyor. Bu hesapla kentin nüfusu diğer tüm unsurlar gözardı edilse dahi yaklaşık 17 milyona çıkacak. Bu durumda kentte kilometrekareye düşen kişi sayısı da 3 bin 269’a yükselmiş olacak.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar