İmamoğlu’nu tüm toplum duyabilse

İmamoğlu’nu tüm toplum duyabilse
25 Aralık 2019 17:30

İstanbul seçimlerinden sonra siyasi ruhu en güçlü olay İmamoğlu’nun bu sabah yaptığı Kanal İstanbul denen şeye dair yaptığı basın toplantısı idi.

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 

 

Hem içerik olarak çok güçlü idi, hem argümanlar sağlamdı.

 

 

İmamoğlu’nun siyasi yönü de çok güçlüydü.

 

 

Siyasi yönün güçlü olması şu demek ki, onu dinleyen vatandaşın yüreği kabarırdı.

 

 

İçinde vatan sevgisi var ise, İstanbul’a aidiyet duygusu varsa, kabarırdı, hangi partiye oy veriyor olursa olsun.

 

 

Toplantıyı baştan sona facebook’dan izledim.

 

 

Ardından hemen basına baktım.

 

 

Hürriyet tek harf haber vermemişti. Diğer, hükümet emrindeki basında da hiçbir haber yoktu bu konuda.

 

 

Oysa İmamoğlu’nun söylediklerini tüm İstanbullu’nun duyma hakkı var. Sadece İstanbullular değil, tüm vatandaşlarının da bu gelişmelerden haberdar olmak hakkı var.

 

 

Bunlar vatandaşın haber alma hakkını ihlal ediyor ve yüz karası bunlar.

 

 

Ben de kendi kendime şöyle düşündüm basın toplantısını izledikten sonra, İmamoğlu tüm topluma nasıl ulaşabilir; bu söylediklerini herkes duymalı.

 

 

Gerçi bizde vatandaş çok zaplıyor tv izlerken ve arada da olsa bunu haber veren kanallardan duyuyor.

 

 

Kaldı ki, hükümete oy verdiği halde, hükümetin emrinde olmayan kanalları izleyen çok sayıda vatandaş da var.

 

 

İmamoğlu bu konuda halkı bilgilendirmeye devam edecek gibi duruyordu sabahki basın toplantısında ve söylemeye gerek bile yok, ama bu bilgilendirmenin devam etmesi çok lazım, çok iyi olur.

 

 

Bugün siyasi olarak çok aktif bir gündü bence, ki, eminim saray da İmamoğlu’na odaklanmıştı.

 

 

Şimdi ona karşı ne yapabilirler, bunun hesabına başlamışlardır.

 

 

Ama onların hesapları ile olmuyor bu işler artık, di mi? 31 mart ve tekrarı olarak 23 Haziran’daki yerel seçimlerde bunu gördük, di mi?

 

 

 

Kanal İstanbul tartışması önümüzdeki dönemde siyaseti en çok hareketlendirecek konuların başında geliyor.

 

 

Kalbimiz burda.

 

 

Beynimiz de ona eşlik ediyor.

 

 

ARAPLAR İÇİN YAKTIRDILAR DEDİM

 

 

 

Dün Doğu Karadeniz’de birçok ilde peşpeşe yangınlar çıktı ormanlarda.

 

 

Haberi okur okumaz, “Araplar’a satmak için, bilmem hangi pislik şeyhin anasına babasına satmak için yakıyorlar” dedim.

 

 

Spontane olarak bu geçti aklımdan.

 

 

Bugün bakanlıktan gelen açıklamaya göre, bu mevsimde ot yakan vatandaşlar sebep olmuş.

 

 

 

Bunu biraz külahıma anlatsanız nasıl olur acaba…

 

 

Sülalesi asırlardır Karadeniz’de yaşaya gelmiş, bilmem kaç asırlık fındık üreticisi bir aileden gelen birisi olarak…

 

 

Ne Giresun’da, ne Ordu’da, ne orda ne burda, Karadenizli vatandaş bahçesindeki otları, vs’yi yakarken orman yangınına sebep olmadı, olmaz.

 

 

Oranın vatandaşı yerleşiktir, asırlardır süren geleneklere göre şekillenmiştir ve toprağa, ormana zarar vermez. Toprağı tanır, otunu tanır, odununu tanır, kuşunu tanır. Ormanı tanır. Rüzgarı bilir. Sesi anlar. Toprak ruhundadır izdüşümüyle.

 

 

 

Bu, dünkü yangın nasıl çıktı, bunun yalaka ve uşak olmayanlarca araştırılması gerekir, ki, anlayalım.

 

 

Ama beynim size hiç güvenmiyor ve Araplar’a herşeyi satabileceğinizi biliyor ve o nedenle böyle spontane tepkiler veriyor.

 

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Almanya Türkiye’yi neden davet etmedi
Tam bir siyasi etik hali
İlaçta geriden geldiler