İmamoğlu: Seçim döneminde Kanal İstanbul’u hiç gündeme getirmediler

İmamoğlu: Seçim döneminde Kanal İstanbul’u hiç gündeme getirmediler
9 Ocak 2020 08:15

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk TV’de Didem Arslan Yılmaz ile Türkiye’nin Nabzı programında soruları yanıtladı.

 

 

 

Ekrem İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle:

 

İBB Sözcüsü Murat Ongun’un Katarlılara yönelik Kanal İstanbul ile ilgili Arapça paylaşımıyla ilgili olarak, “Öncelikle Murat Bey’in attığı mesaj bilgilendirme mesajı. İstanbul’a yatırım yapan kurumlar varsa ki biz buna karşı değiliz. Dünyanın her yerinde insanlar İstanbul’a yatırım yapmalı. Bu bir bilgilendirme mesajı. Bu bilgilendirmenin ardından bu şekilde bir cevap alacağını tahmin etmezdim. İlginç bir durum.
KANAL İSTANBUL

 

 

Ben çok özümseyerek bu süreci anlayarak, doğru bir tarif olarak kabul ettim. Gerçekten dönüm noktası, gerçekten ya kanal ya İstanbul diyecek noktayız. Cuma günü Kanal İstanbul’la ilgili çalıştayımız var. Yüzlerce bilim insanının katılacağı, her kurumu ve kişiyi davet ettiğimiz bir çalıştay. Elbette gelip, gelmeme eğilimini göreceğiz. Bugün bir bilim adamı, su konusunda uzman, çok güzel bir tarif yaptı, Kanal İstanbul demeyi, İstanbul’a hakaret sayıyorum dedi. Dense dense kanal denir dedi.

Bu konu benim şahsi meselem değil. Kanal İstanbul meselesi bizim için asla siyasi bir mesele değil. Bizim için hayati bir mesele. Dolayısıyla İstanbul için bu hususta tümüyle hukuka dayalı bir şekilde en son noktasına kadar mücadelemizi vereceğimizi, halkımızın da yoğun şekilde eşlik edeceğini, itirazlar, mahkemeler, hukukçuların önderliğinde yapacağımızı söylüyoruz. 16 milyon insanın seçtiği bir belediye başkanı var. Dolayısıyla bu çoğunluklu yapının karşılığı olarak halkımıza olarak sorumluluğumuzu yerine getireceğiz.

 

NAGEHAN ALÇI: Sizin Kanal İstanbul konusunda net bir şekilde karşı çıkışını açıkçası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavrına benzetiyorum. Tayyip Erdoğan 20 sene önce çok büyük hata yapmıştı, ‘3. köprü katliamdır, müsaade etmeyeceğim’ demişti. Kendisi 3. köprüyü açan lider olarak tarihe geçti. Bülent Ecevit 1. köprüye en sert muhalefet eden bir isimdi o da 1. köprüyü açan Başbakan olarak tarihe geçti. Ben eğer hala o gün görevde olursanız Kanal İstanbul’u açmanın size nasip olacağını bunu da büyük mutlulukla yapacağınızı düşünüyorum. İstanbul gelişiyor, birtakım ihtiyaçlar da bunun beraberinde geliyor. İlk sorum şu, siz 15 madde sıraladınız, ‘kesinlikle Kanal İstanbul’u istemiyorum’ dediniz. Çalıştayı şimdi yapacaksınız. O maddeler bir çalıştay sonunda ortaya çıkması gereken maddeler değil mi?

İMAMOĞLU: Bir kere ben Kanal İstanbul meselesine sadece bugüne dair ilgi duyan bir insan değilim. Yaklaşık 2011 seçimlerinde ortaya atıldığı andan itibaren, siyasi görevim dahil, ilçe başkanıydım, belediye başkanı olduğumda işin içine girerek, analiz eden, bilim insanlarıyla sorgulayan, seçim döneminde çok hazır bir belediye başkanıydım. Yanılmıyorsam sizin programınızda diye hatırlıyorum, Kanal İstanbul konusu geçse de geçmese de bu konuda ciddi çalışmalarım var. Görüyorum ki bugünün konusu değil. Seçim döneminde niye konuşmadım? Çünkü hiç gündeme getirmediler.

 
BAKANIN AÇIKLAMASINDAN SONRA MEVZUYA GİRDİM

 

İMAMOĞLU: Bir sabah kalktığımızda bir gazetede bakanın demecinde ‘ihaleye çıkıyoruz’ dediğinde konuyu açtık. Ben bu bilgiye sahibim. Bana bunu aktaran çok güvendiğim onlarca bilim insanla bunu analiz etmiş bir belediye başkanıyım, bundan dolayı güvenle bu ifadeleri kullanıyormu. Bunu kamuoyuna açmak istiyoruz. En baştan beri söylediğimiz tek şey, evet söylediğimiz bu ama buna bilim karar versin. Ne ben söylediğim için toplum hayır ne de sayın Cumhurbaşkanı söylediği için evet desin.

 

ALÇI: Bu bilimi kutsallaştırmak değil mi, bu siyaset felsefesinin alanı değil midir?

 

İMAMOĞLU: Bu tarifiniz özür diliyorum, çok sığ kalır. Ekolojik dengeyi, stratejik yapıyı tümüyle bir şehrin, bana göre dünya haritasına baksanız, 5 yer sayın deseniz, İstanbul coğrafyası bunlardan ya bir ya iki gelir. Bana göre birinci. Böyle bir yapıya tarihçi, hukukçu, bilim insanı, çevreci, mühendisler, su bilimciler bakacak, bunlar karar verdikten sonra siyasetçi ne zaman, hangi finansman modeliyle karar verir.

VEYİS ATEŞ: Bu mesele üzerinden sayın İmamoğlu, sayın Cumhurbaşkanı ile polemiğe girerek benim siyasi muhatabım aslında sayın Erdoğan demek istiyor diye yorumlar var.

İMAMOĞLU: Ben bu anlamda sayın Cumhurbaşkanlığını muhatap alıp mevzuya dahil olmadım. Sayın Ulaştırma Bakanının açıklamasından sonra buna tepki koyan birisiyim.

 

 


KANAL İSTANBUL’U SAVUNACAK BİR TANE BİLİM İNSANI BULAMADIM

 

 

ZEYREK: Sayın Cumhurbaşkanı bütün kaygılarınızı gidereceğiz dese o zaman da siz kategorik bir şekilde karşı çıkıyorsunuz diye bir izlenim edindim. Bu sorunlar giderilirse yapılabilir neden yapılmasın diye mi düşünüyorsunuz?

İMAMOĞLU: İstanbul’un böyle bir projeye ihtiyacı yoktur, evet ama hafif kalır. Evet gerek yok, niye, bu ülkenin, bu şehrin ekonomik sorunları var. Milyonlarca işsizi var. Asgari ücretten toplumun geçim sorununu çözememesine kadar ekonomik sorunlarımız var. Bu maliyetle Türkiye’nin her yerine yapacağınız yatırımlarla muazzam işler başarırsınız. Dünyada betona yapılan yatırım dönemi bitti. Bol sermayenin, bol paranın olduğu döneme ülke olarak tümüyle betona, üretime değil şatafata yatırım yaptık, şehirlerimizi de çirkinleştirdik. Dünyadaki bu değişime hala böyle bir proje dayatması yaparsak evet cevabım net, İstanbul’un böyle bir şeye ihtiyacı yok. Ama bu hafif savunma. Telafisi, geri dönüşümü mümkün olmayan projeden bahsediyoruz. Zaman içerisinde köprüler tartışıldı doğru. Sayın Cumhurbaşkanı ‘3. köprünün tartışmasını da CHP yaptı’ dedi. Halbuki o tartışmayı açan ilk kendisiydi. İstemezük, karşıyız diye bir tutum yoktu. Ulaşım tartışılıyordu. İkinci köprü yapılacağına raylı sisteme gidilmeli diye tartışmalar var. Herşeye rağmen köprü gibi bir projenin telafisi, dönüşümü mümkün. Orada elde edilen bir fayda bir başka bölümde fayda ile eşleştiğimizde entegre sisteme ulaşabilir bir sistemi var. Kanal öyle değil, kanal bir facia. Kanalın suyla ilişkisi konusunda bunu savunacak bilim insanı bulamadı arkadaşlar.

ALÇI: Celal Şengör var.

İMAMOĞLU: Onun adına konuşmayın öyle değil. Bugün Sazlıdere Barajı’nı yok ediyorsunzu, Terkos kullanışsız hale geliyor. Stratejik olarak sıkıntı. Bir kanal bir ada yaratıyor. Tümüyle güvensiz. Ağaçlar kesildi, ağaç diktik oldu. Efendim kanal yaptık ama yanlış yaptık hadi dolduralım değil bu. Kanalda dendi ki 500 bin akıllı şehir yapacağız dendi. Şehircilik Bakanlığı’na her vatandaşımız gidip askıda bulunup 1/100 bin plana itiraz edebilir.

 

 

“FATİH’İN EMANET ETTİĞİ BU ŞEHRE İHANETTİR”

 



İMAMOĞLU: Şu anda İstanbul’da vasıflı, ikamet olmayan, bağımsız bölüm sayısı, konut sayısı ne biliyor musunuz? 1 milyon 950 bin. Bunun 300-400-500 bini diyelim ki ikinci eviniz, ya da yazlığınız. Bir bilim insanı 2103’de bütün Meclis oybirliği ile karar verdi, İstanbul’un nüfusu 2023’de 16 milyonu geçmemeli diye. Şu anda 15 milyon 75 civarında resmi nüfus. 1 milyon mültecisi, 1 milyon öğrencisi var. Bu kadar boş konutun var.

ATEŞ: Kentsel dönüşüm için bir fırsat değil mi?

İMAMOĞLU: Kadıköy’de kentsel dönüşümü engelleyip, sana Kanal İstanbul’da ev vereceğiz deseler gider misiniz? Allah esirgesin bu şehri. Konut sektörü şu an İstanbul’da bitik. En az 4 milyon konutluk rezerv konut alanı var. İstanbul 18 milyon olmamalı diyor bilim insanları. 25 milyon bu şehir olursa şehrin iflası demek.

ZEYREK: Belli ki burası emlak projesi olarak düşünülüyor. Hükümetin şöyle bir niyeti varsa, Dubai gibi bir kent yaratılacak. Gökdelenler vesaire. Dünyanın zenginleri oraya akın edecek, yatlar gelecek. Böyle bir vizyon vardır belki de. Buna karşı çıkar mısınız?

İMAMOĞLU: Dubai dediğiniz şey çölün ortasında bir kent. Bir petrol ülkesi böyle bir hayal kurabilir. Bunda da başarılı olabilir. İstanbul nimet. Binlerce yıllık nimet. İstanbul Allah’ın lütfu. 1453’de Fatih Sultan Mehmet bu şehri fethediyor milletimize hediye, emanet ediyor. Bana diyorlar ki bu meseleyi anlatırken güler yüzlü ol. Ben İstanbul’la dalga geçemem. Fatih Sultan Mehmet’in 1453’de halkımıza emanet ettiği bu şehre ihanettir, bu kadar net.

“MELEN DEĞERLİ BİR PROJE BAŞLATANLARDAN ALLAH RAZI OLSUN”

 

 

İSMAİL SAYMAZ: 300 dönümün Araplar tarafından satın alındığını öğrendik. Bilginiz var mı?

İMAMOĞLU: 1 milyon 200 bin dedim, sayın bakan 500 bin akıllı şehir yapacağız dedi. Ben dedim ki 30 milyon metrekareye yakın arazi hareketi oldu burada. Sayın bakan arazi hareketi yok dedim. 30 milyon metre kare 30 bin dönüm demek. Arkadaşlarımın tespiti devam ediyor. Bu söylediğiniz 3 firma, tesadüf Arap sermayeli çıktı. Bu sadece üçü. Burada bir başka husus var. Kamulaştırma yapılacak burada. Kamulaştırmayla ilgili bir madde çalışıldı Resmi Gazete’de yayınlandı. Garibanların yerleri vardır muhtemelen kanalın olduğu yerde. Orayla ilgili çıkan tebliğ, bu günkü vasfı üzerinden oralar değerleme yapılacak kamulaştırmaya ihtiyaç duyulduğu dönemdeki, aradaki değerleme farkı üzerinden parası ödenecek. Devlet tarla olarak orayı istimlak edecek. 30 milyon metre dedim, burada arsa hareketi oldu. Ben bakanın yerine olsa İmamoğlu’nu bir gün sonra yalanlardım. Yanıltmak üzere kurulu bir düzenin yürüme şansı yok. Daha fazlası vardır.

SAYMAZ: Kanal İstanbul’la ilgili açıklamada ilk sıraya suyu yazdınız. Melen Barajı açıldığında İstanbul’un suya doyacağı söyleniyor. İstanbul’un yeraltı su kaynakları etkilenecek mi? Terkos başta olmak üzere su depoları etkilenecek mi? Tuzlanma ihtimali taşıyor mu?

İMAMOĞLU: Melen barajı orada. Esas olan sizin doğal su kaynaklarınızdır. Melen bir emniyet subabıdır. Zor koşullarda sizi besleyecek damardır. Melen’in suyu maliyeti İstanbul’dan kat be kat fazla. Değerli bir proje, yapanlardan, düşünenlerden, başlayanlardan Allah razı olsun. Esas olan sizin doğal kaynaklarınız.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar