İçeriye girdikçe şehit artıyor

İçeriye girdikçe şehit artıyor
11 Şubat 2018 17:30

Durumu şöyle tasavvur etmek mümkün…

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Türkiye sınırından Suriye sınırına geçikdiğinde ilk etapta nüfussuz bölgeler var.

 
Yavaş yavaş içeriye girdikçe ise, önce çok küçük nüfus gruplarının yaşadığı alanlar veya da terör örgütlerinin hakimiyetinde bulunan dağlık bölgeler var.

 
Bu, büfus bakımından çok az olan bölgelerde ilerledikçe şehit veriliyor ancak içeriye doğru ilerledikçe karşılaşılan silahlı eylemler ve buna bağlı olarak da şehit sayısı artıyor.

 
Nitekim birkaç gündür birden çok arttı şehit sayısı.

 
Şimdi…

 
Tam bilemem ama, 15 Ocak’dan bu yana 27 gün geçti ve 27 gün TSK açısından Afrin’e girmek için yeterli bir süre sanırım.

 
Fakat Afrin’in içine girilmedi.

 
Kanaatim şu ki, Afrin’e girme konusunda duraklama var.

 
Zira Afrin içine girildiğine oldukça kanlı bir durum olacak.

 
PYD ve onu destekleyenler Afrin içinde bir yığılma yaptı.

 
TSK buraya girdiğinde kanlı çatışmalar yoğun olacağı için hem dünyadan baskı gelecek hem de Türk askeri çok sayıda şehit olacak ve hükümet bunu ne kadar göze alıyor, bundan emin değilim.

 
Hükümet, daha doğrusu Erdoğan Afrin içine girmek istiyor ve bu hedefinden teorik olarak vazgeçmiş değil ancak buna doğru somut adımların atılmasını geciktiriyor, yani bir bekleme safhası var.

 
En zor şey askeri alanlarda olanları bilmek ve anlamaktır.

 
Tabiatı gereği açıklık (şeffaflık) en az düzeydedir.

 
Verilen bilgiler de buna uygun olarak çok azdır.

 
Özellikle de, Erdoğan yönetimi gibi bir yönetimde açıklık hiç yoktur.

 
O nedenle biz de gelişen somut olayları gözlemleyerek, anlamaya çalışıyoruz.

 
Ve, bu kapsamda Afrin’e girişin beklemede olduğunu düşünüyorum.

 
Bir de…

 
Bugün Balyoz harekatında tutuklanmış olan eski Kurmay Albay Mustafa Önsel’in bir yazısını okudum.

 
O yazıda şöyle çok çarpıcı ve özetleyici bir bölüm vardı, aktarıyorum…

 
“Bunlardan en önemlisi;“çözüm süreci” adı altında PKK ile yapılan görüşmelerdi. Bu sürecin sonucu örgüte karşı bölgede operasyon yapılmaması, doğal olarak örgütün giderek bölgede palazlanması ve şehirleri kontrol etmeye başlaması kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yaratmıştı. Terör örgütü bu süreci tamamen lehine kullanmış, şehirlere iyice yerleşmiş, silah ve militan yığmış, sonra her şehri harp sahası, evleri ise mevziiye çevirmişti. Ummadığı oy kaybına uğrayan iktidar (Haziran 2015 seçimlerinde) , bölgede artık devlet haline gelen PKK’ya karşı zorunlu olarak operasyon yapmaya karar verdi. 2015’in Temmuz ayında “çözüm süreci” sona erdi. Operasyonlar başladı. Mart 2016 operasyonlar bittiğinde geride, çatışmalarda harap olmuş mahaller, 700’ü aşkın şehit vardı. Tabi 285 vatandaşımız da can vermişti bu olaylarda.Bunun yanı sıra 3500’ü aşkın da terör örgütü üyesi ölü ele geçirilmişti. Ama neye yarar, bunca kayıptan, yıkımdan sonra? Yapılan büyük hata, ancak büyük bedel ödenerek düzeltilebilmişti.”

 
İşte, Afrin operasyonunda da Mustafa Önsel’in burda sözünü ettiği şekilde, önce büyük hatalar yapıp, ardından da Mehmetçik’in kanı ile büyük bedeller ödenmesi durumunu yaşıyoruz.

 
Nasıl olsa kanı akan Giresunlu, Karabüklü, Konyalı Mehmetçik ve ciğeri yanan onların ana-baba-eş-yavruları.

 
O nedenle de, “Tabii bedel ödenecek, bu normal” demek çok kolay.

 
Hatayı yap, bedelini Türk Milleti’nin evlatları ödesin.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Delege lütfen, yaşanacak yer kalmayacak
Nihayet
Ben de diyordum ki….