İç politika bitti

İç politika bitti
13 Ekim 2019 17:30

İç politika konuları rafa kalktı Suriye’nin kuzeyine yapılan harekattan sonra.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 

 
Artık kimse iç politika konuşmuyor, konuşmasına fırsat verilmiyor.

 

 
Ana akım medya günde 24 saat operasyon yayını yapıyor.

 

 
Öylesine bir olağanüstü hal havası yaratılıyor ki, herkes bu olağanüstü hal atmosferinde yaşama ve sınırlanma durumuna sokuluyor.

 

 
Ki, amaç da buydu zaten.

 

 
İstanbul ve Ankara’yı kaybetmiş olan siyasi iktidar iç politikada kaybettiklerini böyle bir operasyonla geri kazanmaya çalışıyor. 2023’ü bunlarla kazanmaya çalışacak.

 

 
Adını koyalım ve bu işin adı bu.

 
Tv canlı yayınlarındaki gazetecilerin tamamı gazeteciliği kaybetmiş zaten.

 
Hepsi kendileri de, “Suriye Milli Ordusu” mensubu gibi konuşuyor akşama kadar.

 

 
Öyle üzülüyorum ki, bu ilkelliğe.

 
Hayal ettiğimiz Türkiye bu değildi.

 
Burda bir parantez açayım şimdi…

 
SURİYE MİLLİ ORDUSUYMUŞ.

 
Farkındasınızdır, siyasi iktidar son 1 haftada dilimize yeni bir kavram soktu..

 
Suriye milli ordusu.

 
Milli ordu nedir, her ülkenin ordusu hangisiyse, odur.

 
Türk Ordusu, Alman ordusu vs.

 
Ben bu laf kulağıma ilk çalındığında inanın önce Suriye ordusundan söz ediliyor sandım ve şaşırdım siyasi iktidar Suriye ordusuna Suriye milli ordusu der mi diye.

 
Sonra hemen ardından anladımki, kastedilen ÖSO, hani şu Allahu Ekber diye bağırarak bizim orduyla harekat yapan din devletçiler.

 
Dün akşam Habertürk’de gazeteci Ferhat Ünlü diyordu ki, “TSK bunları eğitti, sivillere şöyle davranın, böyle davranın diye”

 
Sokma akılla milli ordu olur mu?

 
Bunlar alenen ve resmen Allah-u Ekber diye bağıran, ilkel din savaşı yürüten tipler.

 
Ne milllisi, ne Suriye milli ordusu.

 
Millilik bunlara mı kalmış, bunlar ümmetçi.

 
Sonra beni üzen bir şey daha var…

 
2002 filandı, bu Irak’da filan olayların tırmandığı bir dönemde, o zaman Vatan gazetesindeydim, Irak ve Suriye’den Araplarla konuşmuştum, ki onlar da esasen siyasal İslamcıydı ama daha mutedil kesimden geliyorlardı.

 
Onların anlattıkları çok açıktı.

 
Kürtler ile Arapların ilişkisi bizim tahayyül sınırlarımızın çok ötesinde.

 
Ve, bizzat Iraklı ve Suriyelilerin o zaman bana anlattıklarına göre… (ki, bu anlatılanların doğruluğunu sonradan okuyarak, anladım)

 
İlkel, ümmetçi Araplar 1990’lara kadar, “Kürtler’in katli vaciptir” fetvası ile hareket ediyorlardı.

 
1990’larda ise Sadr denen Iraklı din adamı, “Artık Kürtler’in katlini durduralım, bu vacip değildir” şeklinde fetva verdi.

 

 
Düşünün daha bundan 20 sene evveline kadar Kürtlerin katli vaciptir sözü geçerli idi Arap dünyasında.

 

 
Şimdi biz Türkler, Türkiye Suriye kuzeyinde bir harekatı bu ilkel Araplarla yapıyoruz ha?

 
Bir de, Allahu Ekber diye bağırıyorlar, bir de yayınlanan videolarda dikkat edin yüz ifadelerine, kişilik yapılarına filan.

 

 
Bozguncu tam, seviye yok hiç.

 

 
Ümmetçi, din devletçi, mezhepçi yapılarla hangi ülkede barış ve devlet stabilitesi olur ki, Türkiye bunlarla hareket ediyor.

 

 
Çok üzülüyorum Türkiye’nin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içine sokulduğu bu tabloya.

 
Desteğim mi?

 
Sıfır.

 
Sınır öyle korunmaz.

 

 
Sınır çelik gibi korunur ama böyle birincisi şişirme (yani gerçekte sonuca götürmeyecek) harekatlarla değil, amacı iç politikayı bastırmak olan şeylerle değil.

 

 
Tv’lerde bakıyorum, kimse aklı başında konuşmuyor.

 

 
Herkes kapılmış siyasi iktidarın baskı cenderesine, sürükleniyor.

 
Ha…

 

 
Ne di’cem…

 

 
Evelsi akşam eski AKP’li dışişleri bakanı Yaşar Yakış’ı izledim.

 

 
Halk tv’de.

 
Kendisine saygılarımla.

 

 
Dün akşam yine Halk TV’de Ümit Özdağ ve Abdüllatif Şener’i izledim.

 
Kendilerine saygılarımla.

 

 
Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatıyorsunuz zihin olarak ve bir parça rahatlık veriyorsunuz bu ülke bunlardan ibaret değil diye.

 

 
İki gündür Halk TV olmasaydı, herhalde sinemeya gidip, Joker’i izlerdim.

 

 
Bu arada…

 

 
Siyasi iktidar ne kadar iç politikayı bastırmaya çalışırsa çalışsın, CHP iç politika gündeminin galebe çalmasını sağlamaya çalışmalı.

 

 
SURİYE MİLLİ ORDUSU DENİRSE

 

 
Bir husus da şu ki, siyasi iktidar Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyoruz diyor ama Suriye milli ordusu diye de bir ordu çıkarıyor.

 

 
Bir ülkenin ordusuna eş koşmak o ülke devletinin egemenliğini ihlal etmektir.

 

 
Siyasi iktidarın rüzgarında sarhoş olanlar arasında kıdemli büyükelçiler de olunca yazmak bize düştü.

 

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Bahçeli ÜSYE mi?
Kaftancıoğlu İmamoğlu ile doğrudan konuşmalıydı
Çok güçlü bir 10 Kasım