Hileli gıdalar sofraya hastalık taşıyor!

Hileli gıdalar sofraya hastalık taşıyor!
7 Temmuz 2019 11:30

Gıda ürünlerine yapılan hileler başta kanser olmak üzere birçok hastalığı sofralara taşıyor. Uzmanlar, denetimlerin yetersiz olduğunu vurguluyor: Gıda güvenliği işletme sahiplerinin cüzdanı ile vicdanı arasında bırakılmamalı

 

 

Dilara Şimşek/ Birgün

 

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre aile bütçesinden gıdaya yapılan harcamalar ilk sıralarda yer alıyor. Bu kadar büyük pazarda toplum sağlığıyla oynayıp haksız kazanç elde etmek isteyenler oldukça fazla.

Şeker yerine glukoz, peynir yerine yağ kullanılırken; ürünlerin ömrünü, tadını, parlaklığını artırmak için kullanılan katkı maddeleri ve kimyasallarla başta kanser olmak üzere bin bir türlü hastalık sofralara taşınıyor.

Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Zafer Şenyurt, en çok hilenin yapıldığı ürün gruplarını şöyle sıraladı:

1-Süt ve süt ürünleri

2-Et ürünleri

3-Zeytinyağı

4-Bal ve baharat ürünleri

Gıda ürününe temel özelliğinin dışında kısmen başka özellikte ürün katılması ve mevzuata aykırı olarak üretilmesinin ‘tağşiş’ olduğunu dile getiren Şenyurt, “Tereyağına bitkisel yağ katılarak tereyağı gibi satılması, peynire nişasta katılması, zeytinyağına diğer bitkisel yağların katılması, kırmızı ete kanatlı eti karıştırılması, bala veya pekmeze glukoz ve fruktoz şurubu katılması birer tağşiş örneği” dedi.

Tüketicinin gıda hilelerini anlamalarının neredeyse imkânsız olduğunu vurgulayan Şenyurt, bu nedenle denetimlerin son derece önemli olduğunun altını çizdi.

Hile yapan işletmelere verilen para cezalarının caydırıcı olmadığını ifade eden Şenyurt, şu ifadelerde bulundu: “Maalesef yeterli denetim yok. Cezalarla ilgili yeni düzenlemeye ihtiyaç olduğu bir gerçek. Belli aralıklarla gıda hilelerine başvuran firmalar teşhir ediliyordu ve bu durum kamuoyunda farkındalık oluşturması adına önem arz ediyordu. Ancak bir yılı aşkın süredir ilgili bakanlık, elde ettiği sonuçları kamuoyu ile paylaşmıyor.”

“Gıda güvenliği işletme sahiplerinin cüzdanı ile vicdanı arasında bırakılmamalı” diyen Şenyurt, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Binlerce kişinin yemek yediği okullarda, restoranlarda ve gıda üretimi yapan birçok işletmede gıda mühendisi çalıştırılması halen zorunlu değil. Bu durum mutlaka değiştirilmeli, gıda mühendisi istihdamı bu tür işletmelerde de zorunlu hale getirilmeli.”

 

 

Zehirlenmelere dikkat!

 

 

Şenyurt, yaz aylarının gelmesiyle gıda zehirlenmelerinin arttığana dikkat çekerek şunları söyledi: “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) çalışmasına göre, 2018 yılında en az 104 zehirlenme olayının yaşandığı ve bu olaylarda en az 13 bin 190 kişinin gıda zehirlenmesinden etkilendiği, 18 kişinin ise hayatını kaybettiği kaydedildi.

• Ambalajlı ürünleri tercih etmeli.

• Güvenilir firmaların ürünleri alınmalı.

• Ürünlerin içeriği ve etiket bilgileri kontrol edilmeli.

• Üretim koşulları ve menşei bilinmeyen riskli ürünlerden uzak durulmalı.”

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar