Hakim, savcı ve avukatların bağımsızlığı

Hakim, savcı ve avukatların bağımsızlığı
18 Ağustos 2017 13:13

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 2006 yılında aldığı 60/251 sayılı kararla, İnsan Hakları Konseyi kuruldu. Konsey, BM üyesi her ülkenin insan haklarının korunması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için göstermiş olduğu performansı incelemek ve bu yolla insan hakları durumunu dünyanın her yerinde iyileştirmek amacıyla “Evrensel Periyodik” inceleme adıyla yeni bir izleme mekanizması oluşturdu. Bu mekanizma aracılığı ile BM üyesi 192 Devlet, dört yıllık dönemler halinde incelemeye tabi tutulmaktadır.

 

 

 

Av. Kemal AKKURT H&H YORUM

 

 
BM İnsan Hakları Konseyi, 6-23 Haziran 2017 tarihleri arasında düzenlediği oturumlarda, Hakim ve Savcıların tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile Avukatların bağımsızlığı üzerine yeni bir karar aldı. Mesleki faaliyetlerini yerine getiren Hakim, Savcı ve Avukatlara yönelik artarak devam eden baskı, tehdit, hedef gösterme ve yaptırımlara tabu tutma gibi müdahalelere karşı kararlar aldı.

 
Hakim ve Savcıların verdikleri kararlar nedeniyle görevlerinden alındığı, Avukatların temsil ettikleri müvekkilleri nedeniyle hedef gösterilerek tutuklandıkları bir dönemde, BM İnsan Hakları Konseyi’nin aldığı bu yeni karar, ülkemiz açısından daha fazla önem arz etmektedir.
BM İnsan Hakları Konseyi’nin üye 192 ülkeye çağrısının ana hatları şöyle :

 
– Tüm devletleri Avukat, Hakim ve Savcıların herhangi bir müdahale, taciz, tehdit veya korkutma olmaksızın görevlerinin gereklerini yerine getirmelerini sağlayacak etkili yasama, yürütme ve diğer uygun tedbirleri almak suretiyle, bağımsızlıklarını ve görevlerini gerektiği şekilde yerine getirebilmelerini sağlamaya davet eder.

 
– Hakimlerin ve Savcıların görev süreleri, bağımsızlığı, güvenliği, yeterli miktarda ücretleri, çalışma koşulları, emekli maaşları ve emeklilik yaşları uygun şekilde ve yasayla güvence altına alınmalıdır. Hakim ve Savcıların yetersizlik veya görevlerinin gereklerine uygun olmayan hal ve hareketlerine ilişkin sebeplerin yasada açıkça tanımlanması ve bu koşulların aleni şekilde gerçekleştirilmesinin zorunlu olması, disiplin cezaları ve görevden uzaklaştırılmalarına yönelik süreçlerin usulüne uygun olması gerekir.

 
-Devletleri, kapsamlı bir adalet sisteminin parçası olarak, “onarıcı adalet” alanında uygun politika, prosedür ve programları geliştirmeye teşvik eder.

 
– Devletleri, Barolar, Hakim ve Savcı kuruluşları ve yargı teşkilatına yardımcı eğitim kurumları gibi ilgili ulusal kuruluşlarla işbirliği içinde, toplumsal cinsiyet, çocuklar, engelli bireyler, yerli halklar ve göçmenler gibi meselelerde rehberlik sağlamayı değerlendirmeye teşvik eder.

 
– Avukatların görevlerine ilişkin temel ilkelerin, görevlerini yerine getirmelerinin bir sonucu olarak, müvekkilleri veya müvekkillerinin dava konuları ile bir tutulmayacaklarını öngördüğünü vurgular.

 
– Avukatların görevlerini özgür ve bağımsız bir şekilde ve herhangi bir misilleme korkusu olmaksızın yerine getirmelerinin sağlanması gerektiğini vurgular.

 
– Devletleri, Savcıların görevlerine yönelik faaliyetlerini bağımsız, objektif ve tarafsız bir şekilde yerine getirmelerini garanti etmeye davet eder.

 

 

– Hakim, Savcı ve Avukatlara karşı herhangi bir makamdan gelen ve herhangi bir nedene dayanan tüm şiddet, sindirme ve misilleme eylemlerini kınar ve sorumluları mahkeme önüne çıkarmaları gerektiğini hatırlatır.

 
– Devletleri Barolar, Hakim ve Savcı Kuruluşları ve eğitim kurumları (Üniversiteler) gibi ulusal kuruluşlarla işbirliği içinde, bölgesel ve uluslararası insan hakları hukukunu ve insan hakları mekanizmalarının çıkarımları ile kararlarını göz önünde bulundurarak, insan hakları eğitimi dahil olmak üzere, yeterli eğitimi sağlamaya davet eder.

 
– Devletleri, Hakim, Avukat ve Savcılara, diğer tedbirlerin yanı sıra, ırkçılık karşıtı, çok kültürlü, toplumsal cinsiyet bakımından duyarlı ve disiplinler arası bir insan hakları eğitimi de sağlamak suretiyle, adaletin gerçekleştirilmesinde ayrımcılıkla mücadeleye çağırır.

 
– Devletleri, profesyonel, bağımsız ve özerk Avukatlık Kuruluşları sağlamak amacıyla, Avukatların hukukun üstünlüğünü sağlamada ve insan haklarını koruma ve desteklemede oynadığı hayati rolü tanımak için, yerel yasal düzenlemeler dahil, önlemler almaya davet eder.

 
-Adaletin tesisi ile ilgili kuruluşların, uygun biçimde mali olarak desteklenmeleri gerektiğini vurgular.

 
BM İnsan Hakları Konseyi’nin 192 ülke için aldığı bu kararlar ve tavsiyeler, hukukun ve insan haklarının içselleştirildiği, kuvvetler ayrılığının yerleştiği gelişmiş ülkelerde, zaten uygulanmaktadır. Ancak Yargıç, Savcı ve Avukatların dernek ve sendikalarının kapatıldığı veya kriminalize edildiği, kuvvetler ayrılığının yasal olarak da ortadan kalktığı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının kâğıt üzerinde kaldığı, bu hedeflerden gittikçe uzaklaşan bizim gibi ülkelerde, yargı mensuplarına çok iş düşmektedir…

 
Adaletin yollarda ve kurultaylarda aranmadığı günlerin yakın olmasını dileyelim…

 

 

Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği Başkanı

kemalakkurt@hotmail.com

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Cumhuriyet kazanımları ve hukuk
Barış Çanı
12 Eylül 1980’den günümüze darbeler